2026 KPSS Lisans Tarih Osmanlı Tarihi Konu Anlatımı
12 hap bilgi · 66 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatımda Osmanlı Devleti’nin kuruluşu, adının kökeni, ilk dönem hükümdarları, fetih ve yükseliş safhaları, Budin’in alınması, meşrutiyet süreci, fetret devri, Karlofça sonrası gerileme ve saltanatın kaldırılması gibi temel başlıklar kronolojik ve açıklayıcı biçimde ele alınır. Konu, KPSS Lisans Tarih için sınavda sık sorulan tarihleri ve kavramları birbiriyle ilişkilendirerek öğretir.
Kuruluşun Çerçevesi
Osmanlı tarihini öğrenirken ilk dikkat edilmesi gereken nokta, devletin nasıl ortaya çıktığı ve hangi isimle anıldığıdır. Osmanlı Devleti, Söğüt’te bir beylik olarak ortaya çıkmış, bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkışı ise yaygın kabule göre 1299 yılına tarihlenmiştir. Bu iki bilgi birlikte düşünüldüğünde, Osmanlı’nın önce küçük bir beylik kimliğiyle başladığı, sonra tarih kitaplarında devletleşme sürecinin 1299 ile özdeşleştirildiği anlaşılır. KPSS’de bu tür sorularda genellikle “ilk ortaya çıktığı yer”, “bağımsızlık tarihi” ve “kurucusu” birlikte ölçülür; bu yüzden Söğüt ve 1299 bilgileri birbirinden kopuk değil, aynı başlangıç sürecinin iki farklı yönü gibi ezberlenmelidir.
Kuruluşun merkezinde Osman Gazi vardır. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’dir ve Osmanlı adı da kurucu Osman’ın adından türemiştir. Bu durum sadece bir isim benzerliği değildir; devletin siyasi kimliğinin, kurucunun adıyla özdeşleştiğini gösterir. Osman Gazi’nin kurduğu hanedanın yönetiminde Osmanlı İmparatorluğu uzun süre varlığını sürdürmüş, böylece hanedan kavramı Osmanlı tarihinin temel omurgalarından biri olmuştur. Sınavlarda kurucu, devlet adı ve kuruluş yeri ayrı ayrı sorulabildiği için, bu üçlü yapı mutlaka birlikte düşünülmelidir.
Osman Gazi dönemi, 1299 ile 1324 yılları arasını kapsar. Bu dönem Osmanlı’nın henüz beylik özelliklerini taşıdığı, ancak ileride büyüyecek devlet yapısının temelinin atıldığı yıllardır. Osman Bey döneminde Bizans’a karşı kazanılan ilk zafer Bapheon yani Koyunhisar Savaşı’dır. Bu ayrıntı önemlidir; çünkü bir devletin kuruluş döneminde ilk askeri başarı, onun yalnızca var olduğunu değil, komşu güçler karşısında etkili olmaya başladığını da gösterir. KPSS’de ilk zafer, ilk merkez, ilk başkent gibi başlıklar sık karıştırılır; bu yüzden Osman Bey dönemi dendiğinde kuruluş, Söğüt, 1299 ve ilk Bizans başarısı birlikte hatırlanmalıdır.
İlk Yükseliş ve Başkent Değişimi
Osmanlı’nın büyüme sürecinde Orhan Bey dönemi ayrı bir önem taşır. Orhan Bey döneminde Bursa fethedilmiş ve başkent yapılmıştır. Başkent değişimi, bir beyliğin artık bölgesel etkisini artırdığını ve daha düzenli bir devlet yapısına geçtiğini düşündürür. Bursa’nın fethedilmesi sadece bir şehir kazanımı değildir; aynı zamanda Osmanlı siyasi merkezinin daha gelişmiş bir yerleşim alanına taşınması anlamına gelir. Sınav mantığında bu bilgi, kuruluşun ardından gelen kurumsallaşma aşaması olarak değerlendirilir. Yani önce beylik olarak ortaya çıkış, sonra ilk başarılar, ardından başkentleşme süreci gelir.
Bu dönemi izlerken tarihler arasındaki bağ da önemlidir. Osman Bey’in 1299-1324 yılları arasındaki dönemi, devletin kuruluş evresi olarak; Orhan Bey döneminde Bursa’nın başkent yapılması ise daha sonraki genişleme ve yerleşme aşaması olarak okunmalıdır. KPSS’de olaylar sıklıkla hükümdar adıyla birlikte sorulduğundan, bir olayı yalnız başına değil, hangi hükümdar zamanında gerçekleştiğiyle birlikte öğrenmek gerekir. Böylece soruda sadece tarih değil, dönem eşleştirmesi de istense doğru cevap verilebilir.
Bizans karşısındaki ilk başarı olan Bapheon (Koyunhisar) Savaşı da bu çerçevede önemli bir dönüm noktasıdır. Bir devletin kuruluş aşamasında elde ettiği ilk zaferler, onun çevresindeki güçlerle ilişkisinin yönünü gösterir. Osmanlı’nın erken döneminde bu tür başarılar, ileride daha büyük fetihlerin zeminini hazırlayan ilk adımlar olarak görülür. Bu nedenle sınavda kuruluş dönemi anlatılırken, sadece “1299” ezberi değil, bu tarihin arkasındaki siyasi ve askeri anlam da kavranmalıdır.
Fetret Devri ve Taht Mücadelesi
Osmanlı tarihinde düzenin bozulduğu ve merkezi otoritenin sarsıldığı dönemlerden biri Fetret Devri’dir. Fetret Devri, 1402’den 1413’e kadar süren taht kavgaları dönemidir. Bu ifade, yalnızca bir tarih aralığını değil, aynı zamanda devlet içinde padişahlık mücadelesinin neden olduğu belirsizlik sürecini anlatır. Böyle dönemler, bir devletin gücünün her zaman düz bir çizgide artmadığını, zaman zaman ciddi sarsıntılar yaşadığını gösterir. Sınavlarda Fetret Devri sorulduğunda hem süre hem de neden olarak taht kavgaları akılda tutulmalıdır.
Bu dönemin sona ermesiyle ilgili bilgi de son derece önemlidir. Fetret Devri’ni sona erdirip 1413’te tek başına tahta çıkan hükümdar Mehmet Çelebi’dir. Bu, Osmanlı’nın yeniden merkezi bir otorite etrafında toparlandığını gösteren kritik bir dönüm noktasıdır. Fetret Devri ile Mehmet Çelebi bilgisi birlikte düşünüldüğünde, önce dağılma ve taht mücadeleleri, ardından yeniden bir araya geliş süreci ortaya çıkar. KPSS’de bu tür sorular, hükümdar isimleri ve tarihleri arasındaki ilişkiyi ölçer; bu yüzden 1402-1413 aralığı ve 1413’te tahta çıkan Mehmet Çelebi birlikte ezberlenmelidir.
Fetret Devri’ni anlamak, Osmanlı tarihindeki istikrar dönemlerini daha iyi kavramayı sağlar. Çünkü devletin yükseliş çizgisi içinde her zaman kesintisiz bir ilerleme yoktur; bazen taht kavgaları, bazen siyasi belirsizlikler olur. Bu tür aralıklar, ilerleyen süreçte yaşanacak yeniden toparlanmaların önemini artırır. Dolayısıyla Fetret Devri sadece bir ara dönem değil, Osmanlı siyasi yapısının sınandığı bir dönemdir.
Büyük Fetihler ve Askeri Güç
Osmanlı tarihinin en bilinen askeri başarılarından biri Mohaç Meydan Muharebesi’dir. Bu savaş 1526 yılında yapılmıştır ve Macar Krallığı ordusu kesin yenilgiye uğramıştır. Savaşın sonucu, sadece bir askeri zafer değil, Osmanlı’nın bölgesel güç olarak ulaştığı seviyeyi gösteren önemli bir işarettir. KPSS’de Mohaç soruları genellikle tarih ve sonuç birlikte sorulur. Bu nedenle “1526” sayısı, “kesin yenilgi” ifadesi ve “Macar Krallığı ordusu” bilgisi birlikte düşünülmelidir.
Mohaç’ın önemi, Osmanlı’nın savaş gücünü ve siyasi etkisini göstermesinde yatar. Bir meydan savaşında kesin sonuç alınması, devletin o dönemdeki askeri kapasitesinin güçlü olduğunu ifade eder. Sınav açısından burada dikkat edilmesi gereken nokta, savaşın adı ile yılı arasında sağlam bir bağ kurmaktır. Mohaç denince 1526 akla gelmeli; 1526 denince de Mohaç ve Macar Krallığı’nın kesin yenilgisi hatırlanmalıdır. Bu tarz eşleştirmeler, testlerde zaman kazandırır ve karışıklığı önler.
Osmanlı’nın genişleme döneminde fetihler ve meydan savaşları birlikte yürür. Kuruluşta beylik, sonra başkent değişimi, ardından askeri büyüme ve büyük zaferler gelir. Mohaç bu çizginin olgunlaşmış bir örneğidir. Bu nedenle yalnızca tek başına bir savaş gibi değil, Osmanlı’nın siyasal gücünün doruğa ulaşmasını gösteren bir işaret olarak da okunmalıdır.
Budin ve Toprak Düzeninin Değişmesi
Osmanlı tarihindeki bir başka önemli gelişme Budin’in doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alınmasıdır. Bu olay 1541 yılında gerçekleşmiştir. Budin’in doğrudan hâkimiyet altına alınması, Osmanlı’nın bölgedeki denetimini güçlendirdiğini ve yeni bir idari durum oluşturduğunu gösterir. KPSS’de bu bilgi çoğu zaman “hangi şehir”, “hangi yıl” ve “ne şekilde” sorularıyla gelir. Bu yüzden 1541 ve Budin birlikte hatırlanmalıdır.
Budin ile ilgili farklı ifadeler olsa da sınav açısından ortak nokta aynıdır: 1541’de Budin doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alınmıştır. Bir yerin doğrudan hâkimiyet altına girmesi, o bölgenin Osmanlı idaresi bakımından önemli bir aşamaya geçtiğini gösterir. Bu tür bilgiler, Osmanlı’nın yalnızca savaş kazanan bir devlet olmadığını, aynı zamanda fethettiği yerleri idari olarak da kendi sistemine dahil ettiğini anlamaya yardımcı olur.
Budin örneği, Osmanlı’nın askeri başarılarının idari sonuçlar doğurduğunu gösteren somut bir örnektir. Mohaç gibi büyük bir zaferin ardından bölgedeki düzenin değişmesi, imparatorluğun genişleme mantığını da açıklar. Sınavda bu tür sorular bazen tek başına “1541” diye gelir, bazen de şehir adı sorulabilir. Bu nedenle Budin ve 1541 arasında güçlü bir eşleştirme kurmak gerekir.
Osmanlı’nın Yapısı ve Hanedan Yönetimi
Osmanlı İmparatorluğu, Oğuzlardan Osman Gazi’nin kurduğu hanedanın yönetiminde uzun süre varlığını sürdüren çok uluslu bir monarşidir. Bu tanım, Osmanlı’nın sadece bir devlet olmadığını, hanedan temelli bir yönetim yapısına sahip olduğunu açıkça gösterir. “Çok uluslu monarşi” ifadesi de bu yapının temel özelliklerinden biridir. KPSS’de Osmanlı’nın siyasi niteliği sorulduğunda, hanedan yönetimi ve çok ulusluluk birlikte düşünülmelidir.
Bu çerçevede Osmanlı adı, kurucu Osman’ın adından türemiştir. Yani devletin ismi, kurucusunun adıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu tür bilgi, kuruluşla kimlik arasındaki ilişkiyi anlamak açısından önemlidir. Osmanlı’nın adının kaynağı sorulduğunda cevap yalnızca bir isim değildir; aynı zamanda devletin kurucu hanedanla ne kadar özdeşleştiğinin de göstergesidir. Sınavda bu tarz ayrıntılar, çok kısa ifadelerle sorulsa da arkasında büyük bir tarihsel anlam bulunur.
Hanedan yönetimi, Osmanlı tarihinin uzun süre devam etmesini sağlayan ana unsurlardan biridir. Bu nedenle kuruluş, yükseliş, gerileme ve son dönem gibi başlıkları okurken hep hanedanın sürekliliği dikkate alınmalıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun uzun süre varlığını sürdürmesi, tarihi dönemlerin aynı aile ve yönetim çizgisi içinde değişerek ilerlemesine dayanır. Bu bakımdan “çok uluslu monarşi” ifadesi, hem siyasi yapıyı hem de imparatorluğun geniş coğrafyaya yayılmış olmasını anlatan bir anahtardır.
Karlofça Sonrası Gerileme
Osmanlı tarihindeki önemli kırılmalardan biri Karlofça Antlaşması’dır. Karlofça Antlaşması’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu 1699’da gerileme dönemine girmiştir. Aynı bilgi farklı kaynaklarda tekrar edilse de özünde vurgulanan nokta şudur: 1699, Osmanlı’nın gerileme dönemine giriş tarihi olarak kabul edilir. Sınavlarda bu tür bilgiler çok sık “hangi antlaşmadan sonra”, “hangi yıl” ve “hangi döneme girildi” biçiminde sorulur. Bu yüzden Karlofça ve 1699 arasındaki bağlantı kesinlikle bilinmelidir.
Gerileme dönemi bilgisi, Osmanlı tarihinin tek yönlü bir ilerleyiş olmadığını gösterir. Karlofça sonrası gelişmeler, devletin önceki dönemlere göre farklı bir safhaya geçtiğini anlatır. Burada önemli olan, yalnızca “gerileme” kelimesini ezberlemek değil, bu dönemin başlangıç noktasının 1699 olduğunu öğrenmektir. KPSS’de tarih sıralaması sorularında bu yıl çok işlevseldir; çünkü Osmanlı’nın dönemlendirilmesinde bir eşik olarak kullanılır.
Karlofça Antlaşması sonrasında gerileme dönemine girilmesi, Osmanlı tarihindeki dönem ayrımlarını anlamak için de yararlıdır. Kuruluş 1299, yükseliş ve genişleme süreçleri, 1526’daki büyük askeri başarılar, 1541’de Budin’in alınması ve ardından 1699’da gerileme dönemi… Bu çizgi, Osmanlı tarihinin genel akışını görmeyi sağlar. Böylece öğrencinin zihninde tek tek tarihler değil, birbirine bağlı bir tarih zinciri oluşur.
Siyasal Dönüşüm ve Meşrutiyet
Osmanlı’nın son döneminde yönetim biçiminde önemli değişiklikler yaşanmıştır. 1876’da meşrutiyet ilan edilmiştir. Bu, Osmanlı siyasi hayatında yeni bir aşamaya geçildiğini gösterir. Sınav açısından bu tarih, Osmanlı’nın klasik döneminden farklı olarak daha geç bir siyasi düzeni işaret eder. Meşrutiyet ilanı, Osmanlı tarihinin son yüzyılındaki yönetim tartışmalarının ve değişim arayışlarının önemli bir göstergesidir.
Meşrutiyetin yeniden ilanı da ayrıca bilinmelidir. 1908’de Jön Türkler meşrutiyeti yeniden ilan etmiştir. Bu ifade, 1876’daki ilk ilan ile 1908’deki yeniden ilan arasında bir fark olduğunu açıkça ortaya koyar. KPSS’de bu iki tarih birbirine karıştırılabilir; o yüzden 1876 ilk ilan, 1908 ise yeniden ilan olarak zihinde ayrılmalıdır. Jön Türkler ifadesi, bu sürecin aktörünü belirtir ve sorularda özellikle önemli olabilir.
Bu iki tarih, Osmanlı’nın son dönemindeki siyasal değişimi anlamak için temel taşlardır. 1876 ve 1908 birlikte öğrenildiğinde, Osmanlı yönetiminde meşrutiyet düşüncesinin önce ortaya çıktığı, sonra yeniden gündeme geldiği anlaşılır. Bu da devletin son döneminde eski yapı ile yeni siyasi arayışlar arasındaki gerilimi gösterir. Sınavlarda bu tür kronolojik sorularda tarihleri sırayla bilmek kadar, olayların birbirine göre konumunu anlamak da önem taşır.
Saltanatın Kaldırılması ve Osmanlı’nın Sonu
Osmanlı tarihinin bitişini anlamak için 1 Kasım 1922 tarihi kesin olarak bilinmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Bu kararın ardından Osmanlı Devleti, TBMM kararıyla saltanatın kaldırılması sonucu sona ermiştir. Verilen kaynaklarda aynı olgu birkaç kez tekrar edilse de sınav açısından tekrarın nedeni açıktır: 1 Kasım 1922 tarihi hem saltanatın kaldırıldığı gün hem de Osmanlı Devleti’nin sona eriş tarihidir. Bu nedenle bu tarih, Osmanlı tarihinin kapanış noktası olarak ezberlenmelidir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus, TBMM’nin rolüdür. Saltanatın kaldırılması, bir siyasi düzenin sonlandırılması anlamına gelir. Osmanlı Devleti’nin sona ermesi de bu kararla bağlantılıdır. KPSS’de bu bilgi çoğu zaman çok kısa bir cümleyle sorulur ve adaydan doğrudan tarih istenir. Ancak sadece tarihi bilmek yetmez; olayın “saltanatın kaldırılması” ve “Osmanlı’nın sona ermesi” anlamlarını birlikte kavramak gerekir.
Bu konu, Osmanlı tarihinin başlangıç ve bitiş noktalarını bir arada düşünmeyi gerektirir. Başlangıçta Söğüt’te ortaya çıkan beylik, 1299’da bağımsız devlet kabul edilir; kurucu Osman Gazi’dir. Sonra fetihler, savaşlar, başkent değişimleri, fetret dönemi, gerileme ve meşrutiyet süreçleri gelir. En sonunda ise 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılır ve Osmanlı Devleti sona erer. Böylece tarihsel çizgi kapanır. Sınavda bu son aşama özellikle dönem sonu sorularında çok önemlidir.
Kronolojiyi Zihinde Kurmak
Osmanlı tarihini öğrenmenin en iyi yollarından biri, olayları tek tek ezberlemek yerine bir sıralama içinde düşünmektir. İlk halka Söğüt’te başlayan beylik ve 1299’da bağımsız devlet kabulüdür. Ardından Osman Bey dönemi gelir; bu dönemde Koyunhisar gibi ilk zaferler yaşanır. Sonra Orhan Bey zamanında Bursa fethedilir ve başkent yapılır. Bu çizgi, devletin kuruluş ve yerleşme sürecini oluşturur.
Daha sonra 1402-1413 arasındaki Fetret Devri gelir. Bu dönem taht kavgalarıyla sarsılmıştır ve 1413’te Mehmet Çelebi tek başına tahta çıkarak düzeni yeniden kurar. İlerleyen yüzyılda 1526’daki Mohaç Meydan Muharebesi Osmanlı askeri gücünün doruklarından biri olarak öne çıkar. 1541’de Budin doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alınır. Ardından 1699’da Karlofça Antlaşması sonrası gerileme dönemi başlar. Son aşamalarda 1876’da meşrutiyet ilan edilir, 1908’de Jön Türkler meşrutiyeti yeniden ilan eder ve nihayet 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılarak Osmanlı Devleti sona erer.
Bu kronoloji, sınav sorularını çözerken büyük avantaj sağlar. Çünkü KPSS’de yalnızca tek tarih değil, önce-sonra ilişkisi de sorulabilir. Hangi olayın daha önce, hangisinin daha sonra gerçekleştiğini bilmek, karıştırılabilecek yılları ayırmayı kolaylaştırır. Özellikle 1299, 1329, 1402-1413, 1526, 1541, 1699, 1876, 1908 ve 1922 tarihleri bir arada öğrenildiğinde Osmanlı tarihinin omurgası ortaya çıkar.
Sık Karıştırılan Noktalar
Osmanlı tarihi çalışırken en çok karıştırılan konuların başında kuruluş yeri ve kuruluş yılı gelir. Söğüt, Osmanlı Devleti’nin ilk ortaya çıktığı yer olarak; 1299 ise bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkış yılı olarak bilinmelidir. Bu iki bilgi ayrı gibi görünse de aslında aynı başlangıç döneminin iki tamamlayıcı unsurudur. Kurucu ise Osman Gazi’dir ve devlet adı da ondan türemiştir.
Bir diğer karışıklık, meşrutiyet tarihleriyle ilgilidir. 1876’da meşrutiyet ilan edilmiştir; 1908’de ise Jön Türkler meşrutiyeti yeniden ilan etmiştir. Bu iki tarih arasında “ilk ilan” ve “yeniden ilan” ayrımını yapmak önemlidir. Benzer şekilde saltanatın kaldırılması konusunda da 1 Kasım 1922 tarihi hem TBMM kararı hem de Osmanlı Devleti’nin sona erişi açısından tek anahtardır. Aynı günle ilişkili birden fazla sonuç olduğu için bu tarih dikkatle öğrenilmelidir.
Fetret Devri ile Mehmet Çelebi bağlantısı da sık sorulan eşleşmelerdendir. 1402-1413 arasındaki taht kavgaları dönemini sona erdiren kişi Mehmet Çelebi’dir. Mohaç ile 1526 yılını, Budin ile 1541 yılını, Karlofça ile 1699 yılını bağlamak da son derece önemlidir. KPSS’de tarih sorularında çoğu zaman bir olayın kendisi değil, yılı veya sonuçları sorgulanır. Bu yüzden olay-yıl-eşleşmesi kurmak en güvenli çalışma yöntemidir.
Sonuç
Osmanlı Tarihi, kuruluşundan sonuna kadar birbirine bağlı birçok dönüm noktasından oluşur. Söğüt’te başlayan beylik, 1299’da bağımsız devlet kabul edilir; kurucu Osman Gazi’dir ve Osmanlı adı da onun isminden gelir. Osman Bey döneminde ilk Bizans zaferi Koyunhisar’da kazanılır, Orhan Bey döneminde Bursa fethedilip başkent yapılır. Ardından Fetret Devri yaşanır, Mehmet Çelebi 1413’te tek başına tahta çıkar. 1526’da Mohaç Meydan Muharebesi kazanılır, 1541’de Budin doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alınır. 1699’daki Karlofça Antlaşması sonrası gerileme dönemi başlar. 1876’da meşrutiyet ilan edilir, 1908’de yeniden ilan edilir ve 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılarak Osmanlı Devleti sona erer.
Bu tarihleri yalnızca tek tek rakamlar olarak değil, birer aşama olarak görmek gerekir. Çünkü Osmanlı tarihi, başlangıçtan sona kadar bir devletin büyüme, güçlenme, sarsılma ve kapanış sürecini anlatır. KPSS’de başarı için her dönemi kendi içinde değil, diğer dönemlerle ilişkisi içinde düşünmek gerekir. Böylece hem kronolojik sıralama hem de olayların anlamı kalıcı biçimde öğrenilir.
Tarih diğer konular
Osmanlı Tarihi örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Osmanlıların kısa sürede farklı coğrafyalarda belirleyici askerî başarılar elde ettiğine
Açıklama: 1453 ve 1526’daki başarılar, Osmanlıların farklı coğrafyalarda etkili askerî üstünlük kurduğunu gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görAşağıdakilerden hangisi 1 Kasım 1922’de TBMM kararıyla gerçekleştirilen düzenlemenin sonuçları arasında yer almaz?
Doğru cevap: Cumhuriyetin ilan edilmesi
Açıklama: Cumhuriyetin ilanı 29 Ekim 1923’tedir; 1 Kasım 1922 kararının sonucu değildir.
Şıkları ve tam çözümü gör"Bir meydanda 1526’da kazanılan kesin zafer, Macar Krallığı’nın askerî gücünü büyük ölçüde kırdı." Bu ifadede sözü edilen savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Mohaç Meydan Muharebesi
Açıklama: 1526’daki kesin zafer Mohaç’tır. Palekanon önemli olsa da 1329’dur.
Şıkları ve tam çözümü görI. 1526'da gerçekleşmesi II. Macar Krallığı ordusunun kesin yenilgisiyle sonuçlanması III. Osmanlı taht kavgası dönemi olarak bilinen yıllara rastlaması Yukarıdakilerden hangileri Mohaç Meydan Muharebesi için doğrudur?
Doğru cevap: I ve II
Açıklama: 1526 tarihi ve Macar ordusunun kesin yenilgisi doğru; taht kavgası dönemi değildir.
Şıkları ve tam çözümü görBu sözlere bakılarak aşağıdaki belgelerden hangisine ulaşılır?
Doğru cevap: 1 Kasım 1922 kararı
Açıklama: Hanedanın siyasî hükmünün kaldırılması, 1 Kasım 1922 kararını gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görI. Osmanlı Beyliği’nin kuruluş yılı 1299 kabul edilir. II. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'dir. III. Osmanlı Devleti, 1 Kasım 1922’de TBMM kararıyla saltanatın kaldırılması sonucu sona ermiştir. Yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Doğru cevap: I, II ve III
Açıklama: Üç yargı da doğrudur. Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu 1299, kurucusu Osman Gazi, devletin sona erişi ise 1 Kasım 1922’dir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre 1 Kasım 1922 tarihli bu kararın aşağıdakilerden hangisine işaret ettiği söylenebilir?
Doğru cevap: Osmanlı Devleti'nde hanedan egemenliğine dayalı siyasî yapının sona erdiği
Açıklama: 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması, Osmanlı'da hanedan egemenliğinin bittiğini gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görAşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemine girmesiyle ilişkilendirilen Karlofça Antlaşması'na dair söylenemez?
Doğru cevap: Bu antlaşmanın ardından Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemine girdiğinin kabul edilmesi
Açıklama: Karlofça'dan sonra yükselme değil, gerileme dönemine girildiği kabul edilir.
Şıkları ve tam çözümü gör"Devlet-i Âliyye'nin hânedanî çatısını taşıyan saltanat makamı, uzun soluklu bir siyasî tartışmanın ardından 1 Kasım 1922 tarihinde milletin iradesiyle tarihe karışmıştır." Bu ifadeden ve Osmanlı Devleti'nin 1299'da Osman Gazi tarafından kurulmuş olmasından hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Saltanatın kaldırılmasına kadar yaklaşık altı yüz yirmi üç yıl boyunca hüküm süren Osmanlı hanedanının siyasî varlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla son bulmuştur.
Açıklama: 1299'dan 1922'ye kadar yaklaşık 623 yıl süren Osmanlı saltanatı, 1 Kasım 1922'de TBMM kararıyla son bulmuştur.
Şıkları ve tam çözümü gör1526'da Orta Avrupa'daki Osmanlı üstünlüğünde dönüm noktası sayılan ve Osmanlı'nın bölgedeki hâkimiyetini pekiştirdiği meydan muharebesi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Mohaç Meydan Muharebesi
Açıklama: 1526 yılında gerçekleştirilen ve Orta Avrupa'daki Osmanlı üstünlüğünde dönüm noktası olarak nitelendirilen muharebe Mohaç Meydan Muharebesi'dir.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?