2026 KPSS Lisans Tarih Osmanlı Kültür ve Medeniyeti Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 43 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım Osmanlı kültür ve medeniyetinin temel kurumlarını; devşirme sistemini, tımar düzenini, saray ve merkez teşkilatını, yazılı ve sembolik unsurları ayrıntılı biçimde ele alır. Ayrıca Takvim-i Vekayi, Mimar Sinan ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişteki temel tarihleri de bağlayarak KPSS’de karıştırılan noktaları açıklığa kavuşturur.
Giriş
Osmanlı kültür ve medeniyetini anlamak, yalnızca bazı kavramların anlamını ezberlemekten ibaret değildir. Bu konu, devletin nasıl yönetildiğini, asker ve memur kadrolarının nasıl yetiştirildiğini, padişahlık otoritesinin hangi sembollerle görünür kılındığını ve toplum düzeninin hangi kurumlar üzerinden kurulduğunu birlikte düşünmeyi gerektirir. KPSS’de bu alan, çoğu zaman kavramların birbirine benzemesi nedeniyle zorlayıcı görünür. Ancak kurumlar arasındaki bağ kurulduğunda konu çok daha anlaşılır hale gelir.
Osmanlı’da merkezî yapı ile taşra düzeni, askerî güç ile ekonomik düzen, eğitim ile devlet hizmeti birbirinden ayrı alanlar gibi görünse de aslında bir bütünün parçalarıdır. Devşirme sistemi, Enderun Mektebi, tımar sistemi, sadrazamlık, şeyhülislamlık, tuğra ve berat gibi unsurlar, bu bütünün farklı yüzlerini gösterir. Bunların her biri, Osmanlı’nın hem siyasî hem de kültürel karakterini anlamak için önemlidir.
Bu konuda özellikle devletin insan kaynağını nasıl oluşturduğuna, padişah otoritesinin nasıl temsil edildiğine ve Osmanlı’nın modernleşme sürecinde hangi yayın ve kurumların öne çıktığına dikkat etmek gerekir. Çünkü sınavlarda sadece tanım sorulmaz; bazen bir kurumun işlevi, bazen de hangi dönemde nasıl değiştiği sorulur. Bu nedenle kavramları tek tek değil, aralarındaki ilişkiyle öğrenmek daha kalıcı olur.
Osmanlı’da Devlet Düzeni ve Merkez Gücü
Osmanlı siyasal düzeninin temelinde padişah otoritesi vardır. Bu otorite sadece sözle değil, semboller ve kurumlar aracılığıyla da görünür hale getirilmiştir. Tuğra, padişahın imzası olarak kullanılan hükümdarlık sembollerinden biridir. Bu yönüyle tuğra, bir yazı işareti olmanın ötesinde, devletin resmî kimliğini temsil eder. KPSS’de tuğra sorulduğunda temel nokta, onun padişahın imzası olduğudur. Padişahın adına çıkarılan belgelerde ve resmî tasarruflarda bu sembolün yer alması, Osmanlı yönetim anlayışında otoritenin yazıyla da kurulduğunu gösterir.
Padişah adına düzenlenen belgeler içinde berat özel bir yere sahiptir. Berat, Osmanlı’da atama belgesi anlamına gelir. Bu belge, bir görev verme, bir makama getirme ya da resmî yetki tanıma işleviyle değerlendirilir. Dolayısıyla berat, sadece bir kâğıt parçası değil, devletin görev dağıtımını ve yetkilendirme sistemini gösteren önemli bir araçtır. Sınavlarda tuğra ile berat sık karıştırılabilir; biri padişahın imzası ve sembolü, diğeri ise atama belgesidir. Bu ayrımı net yapmak gerekir.
Merkezî yönetimde sadrazam da çok önemli bir görevli olarak öne çıkar. Sadrazam, padişahın mutlak vekili sayılan ve Serdar-ı Ekrem unvanıyla orduyu yöneten devlet görevlisidir. Bu tanım, sadrazamlığın yalnızca idarî bir makam olmadığını, aynı zamanda askerî yetkiyle de bağlantılı olduğunu gösterir. Padişah adına devlet işlerini yürütmesi, onu merkez teşkilatının en güçlü figürlerinden biri haline getirir. KPSS’de sadrazam soruları çoğu zaman “padişahın mutlak vekili” ifadesiyle gelir; bu yüzden görevin kapsamını birlikte hatırlamak gerekir.
Osmanlı’da dinî ve hukukî alanda fetva verme yetkisi bulunan tek görevli şeyhülislamdır. Bu bilgi, Osmanlı yönetiminde hukukî meşruiyetin nasıl kurulduğunu anlamak için önemlidir. Şeyhülislamın fetva verme yetkisinin tek elde toplanması, dinî-hukukî kararların merkezî bir otorite tarafından verilmesini sağlar. Sınavlarda bu görev çoğu zaman başka dinî makamlarla karıştırılır; ancak onaylı bilgiye göre fetva verme yetkisi bulunan tek görevli şeyhülislamdır. Bu nedenle şeyhülislamlık, Osmanlı’nın hem dinî hem idarî yapısında temel bir unsur olarak görülmelidir.
Askerî ve Ekonomik Düzen: Tımar Sistemi
Osmanlı Devleti’nde tımar sistemi, askerî ve ekonomik işlevleri olan dirlik düzenidir. Bu tanım, sistemin tek yönlü olmadığını açıkça gösterir. Tımar sadece gelir dağıtımıyla ilgili değildir; aynı zamanda askerî düzenin devamına da hizmet eder. Bu nedenle tımar sistemi, taşrada hem üretim hem güvenlik hem de yönetim açısından önemli bir mekanizma olarak çalışmıştır.
Tımar sisteminin askerî işlevi ile ekonomik işlevi birlikte düşünüldüğünde Osmanlı taşra düzeninin nasıl kurulduğu daha iyi anlaşılır. Ekonomik açıdan belirli gelirlerin düzenlenmesi, askerî açıdan da devletin ihtiyaç duyduğu düzenli yapıyı destekler. Bu sistem, merkezî otoriteyi taşraya taşıyan bir denge unsuru gibi düşünülebilir. KPSS’de tımar sistemi sorulurken çoğu zaman “sadece askerî” ya da “sadece ekonomik” gibi eksik seçenekler verilir. Oysa doğru yaklaşım, her iki işlevi bir arada görmektir.
Osmanlı’nın taşra düzenini anlamada sancak yapısı da önemlidir. Saruhan, Manisa ile özdeşleştirilen ve sancak sistemine tabi tutulan sancaklardan biridir. Bu bilgi, Osmanlı idaresinde bölgesel adlandırmaların nasıl kullanıldığını gösterir. Saruhan’ın Manisa ile ilişkilendirilmesi, tarihî coğrafya ile idarî terminolojinin birlikte öğrenilmesi gerektiğini hatırlatır. Sınavlarda Saruhan adı geçtiğinde bunun Manisa ile özdeş bir sancak olduğu bilinmelidir.
Devşirme Sistemi: Kuruluş, Amaç ve İşleyiş
Osmanlı kültür ve medeniyetinde en çok sorulan başlıklardan biri devşirme sistemidir. Devşirme sistemiyle gayrimüslim çocuklar devlet hizmeti ve kapıkulu ocakları için yetiştirilmiştir. Sistemin temel amacı, sultana sadık asker ve memur grubu oluşturmaktır. Bu yönüyle devşirme, doğrudan devletin merkezî gücünü destekleyen bir insan yetiştirme mekanizmasıdır. KPSS açısından en önemli nokta, devşirme uygulamasının yalnızca asker toplama değil, aynı zamanda sadakat temelli bir eğitim ve yetiştirme sistemi olmasıdır.
Devşirme uygulaması özellikle Balkanlar’da yürütülmüştür. Bu coğrafya vurgusu çok önemlidir, çünkü devşirme denince genel bir Osmanlı uygulaması sanılabilir; oysa kaynaklarda özellikle Balkanlar ibaresi verilmiştir. Aynı bilgi “özellikle Balkanlar” ve “Balkanlar” şeklinde iki kez vurgulanmıştır. Sınavda bu tekrar eden vurgu, devşirme uygulamasının coğrafi ağırlık merkezini akılda tutmak için önemlidir. Bu nedenle devşirme ile Balkanlar arasındaki bağ, konunun temel parçalarından biri olarak öğrenilmelidir.
Sistemin tarihsel kaydı da önemlidir. Devşirme sisteminden yazılı kaynaklarda ilk kez 1438 yılında söz edilmiştir. Aynı bilgi farklı kaynaklarda tekrar edilmiş, bu da tarihî başlangıç noktasının özellikle altı çizilen bir ayrıntı olduğunu göstermiştir. Bu tür sorularda yıl bilgisi, sistemin ne kadar erken bir dönemde görünür hale geldiğini anlamak için kullanılır. Sınavda “ilk yazılı kayıt” ifadesi ile karşılaşınca cevap 1438 olmalıdır.
Devşirme uygulamasında fethedilen bölgelerdeki Hristiyan ailelerin çocuklarının beşte biri alınırdı. Bu oran, sistemin nasıl işlediğini anlamada anahtar bilgidir. Burada önemli olan, uygulamanın rastgele değil, belirli bir oran üzerinden yürütülmesidir. Kaynaklarda bu oran birden fazla kez vurgulanmıştır. KPSS’de bu bilgi bazen sayı sorusu olarak, bazen de “kan vergisi” ifadesiyle birlikte gelir. Osmanlı devşirme uygulamasında Balkanlar’da “kan vergisi” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade, uygulamanın sert niteliğini ve dönemin terminolojisini akılda tutmak için önemlidir.
Devşirmeye alınanların yaşı da kayıtlarda belirli bir aralıkta verilmiştir. Kayıtlara göre devşirmeler kural olarak 8 ile 18 yaş arasında alınmıştır. Bir başka kaynakta da bu aralık genel olarak 8 ile 18 yaş olarak ifade edilmiştir. Ayrıca incelenen üç eşkâl defterindeki devşirmelerin yaş ortalaması 15,3’tür. Bu ayrıntılar, sistemin sadece teoride değil, kayıtlarla da takip edildiğini gösterir. Sınavda yaş sorusu geldiğinde geniş aralığı bilmek kadar, ortalama yaşın da 15,3 olduğunu hatırlamak önemlidir.
Devşirme sistemi ile ilgili yazılı kayıtların ilk kez 1438 yılında anılması, sistemin izlenebilirliğini ortaya koyar. Bu kayıtlar arasında eşkâl defterleri önemli bir yere sahiptir. Eşkâl defterleri iki nüsha tutulurdu. Bu bilgi, Osmanlı bürokrasisinde kayıt düzeninin ne kadar dikkatli işlediğini gösterir. İki nüsha tutulması, hem kontrol hem arşivleme açısından anlamlıdır. Günümüze ulaşan eşkâl defterleri üç adettir. Bu da elimizdeki tarihî malzemenin sınırlı olduğunu, fakat yine de sistem hakkında önemli ipuçları verdiğini gösterir.
Devşirme sisteminin işleyişinde zaman içinde değişiklikler yaşanmıştır. 1594’te Müslümanların devşirmelerdeki görevleri üstlenmesine resmen izin verilmiştir. Aynı bilgi, Müslümanların devşirmelerin yerlerine geçmesine resmen izin verilmesi şeklinde de verilmiştir. Bu, sistemin başlangıçtaki yapısından uzaklaşmaya başladığını gösteren önemli bir dönüm noktasıdır. 1648’de ise devşirme uygulaması fiilen durdurulmuştur. Sınavlarda bu iki tarih çok karıştırılabilir. 1594, Müslümanların devşirme görevlerini üstlenmesine resmî izin verilen tarihtir; 1648 ise uygulamanın fiilen durdurulduğu yıldır.
Devşirme sistemi yalnızca asker üretmemiş, aynı zamanda bürokrat da yetiştirmiştir. Devşirme sistemi sultana sadık bir asker ve memur grubu oluşturmuştur. Bu gruptan yetişenler arasında devlet yönetiminde önemli görevler alan kişiler de vardır. Bu nedenle devşirme, Osmanlı’nın insan kaynağı politikasının merkezinde yer alan bir kurum olarak görülmelidir. Devşirme eğitimi alanların bir bölümü yeniçeri olarak orduya katılmıştır. Başka bir ifadeyle, devşirme sistemi kapıkulu ocakları ve devlet hizmeti için insan yetiştiren bir mekanizmadır.
Enderun Mektebi ve Saray Eğitimi
Devşirme sisteminin sarayla bağlantılı en önemli sonuçlarından biri Enderun Mektebi’dir. Enderun Mektebi, devşirme bürokratların yetiştirildiği saray kurumudur. Bu tanım, Enderun’un yalnızca bir okul değil, doğrudan devletin yönetici kadrolarını hazırlayan bir merkez olduğunu ortaya koyar. Osmanlı’da devşirmeden gelen kişilerin eğitim alıp yönetime katılabilmesi, saray içindeki bu kurum sayesinde mümkün olmuştur.
Enderun Mektebi’nin önemi, devlet hizmetinde yetişen kişilerin yalnızca asker olarak değil, bürokrat olarak da görev alabilmesinden gelir. Bu kurum, devşirme sisteminin askerî boyutuyla idarî boyutunu birbirine bağlayan köprü gibidir. KPSS’de Enderun soruları çoğu zaman “hangi grubun yetiştirildiği” veya “hangi sistemle ilişkili olduğu” şeklinde sorulur. Doğru cevap devşirme bürokratlar ve saray kurumudur. Bu nedenle Enderun, Osmanlı saray teşkilatının temel eğitim kurumlarından biri olarak akılda tutulmalıdır.
Devşirme Kökenli Devlet Adamları
Devşirme sisteminin en dikkat çekici yönlerinden biri, bu sistemden yetişen kişilerin devletin üst kademelerine kadar çıkabilmesidir. Kaynaklarda devşirme kökenli kişiler arasında Sokollu Mehmed Paşa, Rum Mehmed Paşa ve Pargalı İbrahim Paşa sayılmıştır. Bu örnekler, devşirme sisteminin sadece alt düzey insan kaynağı değil, merkezî yönetimde etkili isimler yetiştiren bir mekanizma olduğunu gösterir. KPSS’de isim soruları genellikle “devşirme kökenli devlet adamı” şeklinde gelir ve bu üç isim özellikle bilinmelidir.
Bu örneklerin verilmesi, Osmanlı’da yükselme mekanizmasının yalnızca doğuştan gelen statüye dayanmadığını da düşündürür. Devşirme kökenli kimselerin devletin farklı kademelerinde görev alabilmesi, sistemin yetiştirme gücünü gösteren önemli bir ayrıntıdır. Ancak burada esas vurgu isimlerin kendisinden çok, devşirme sisteminin sonuçları üzerinedir. Yani bu kişiler, devşirme uygulamasının somut çıktıları olarak öğrenilmelidir.
Yazılı Kültür, Resmî Yayın ve Devlet Hafızası
Osmanlı kültür ve medeniyetinin yalnızca askerî ve idarî yönü değil, yazılı ve resmî iletişim boyutu da önemlidir. Takvim-i Vekayi, Osmanlı’da çıkarılan ilk resmî gazetedir. Bu bilgi, Osmanlı’nın modern kamuoyu oluşturma ve resmî haber verme alanında attığı önemli bir adımı temsil eder. İlk resmî gazete olması, onun devletin sesini duyurma aracı olduğunu gösterir. Sınavlarda Takvim-i Vekayi doğrudan “ilk resmî gazete” olarak sorulur.
Bu gazete, devletin resmî bilgileri duyurma işlevini üstlenmesi bakımından önemlidir. Osmanlı toplumunda yazılı kültürün yalnızca belge ve defterlerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda basın alanında da bir düzen kurulduğunu gösterir. Devletin kendini yazı yoluyla anlatması, modernleşme sürecinde dikkat çeken bir adımdır. Bu nedenle Takvim-i Vekayi, sadece bir gazete adı değil, Osmanlı’nın resmî iletişim anlayışının simgesidir.
Mimarlık ve Kültürel Zirve
Osmanlı kültür ve medeniyetinin sanat ve mimarlık alanındaki en güçlü isimlerinden biri Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan, Osmanlı klasik dönem mimarisinin en ünlü mimarıdır. Bu ifade, onun bir dönemin mimari karakterini temsil eden başlıca isim olduğunu açıkça belirtir. Osmanlı’nın klasik dönemini anlamak isteyen bir aday için Mimar Sinan adı, mutlaka temel bilgi olarak bilinmelidir.
Mimar Sinan’ın önemi, yalnızca bir mimar olmasından değil, klasik dönem mimarisinin sembolü haline gelmesinden gelir. Bu tür sorularda genellikle “en ünlü mimar” ifadesi kullanılır. Dolayısıyla Mimar Sinan, Osmanlı sanat tarihinin sınavlarda en çok öne çıkan isimlerinden biridir. Kültür ve medeniyet konularında mimarlık, devletin gücünü ve estetik anlayışını yansıttığı için ayrıca önemlidir.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçiş Süreci
Osmanlı kültür ve medeniyetini anlamak, aynı zamanda imparatorluğun son döneminden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinin temel tarihlerini bilmekle tamamlanır. TBMM, 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmıştır. Bu tarih, yeni devlet düzeninin fiilen başladığını gösteren çok önemli bir dönüm noktasıdır. Ankara’da açılmış olması, millî mücadelenin merkezinin de burada toplandığını gösterir.
Kurtuluş sürecinin askerî aşamasında Büyük Taarruz öne çıkar. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlamış; 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafer kazanılmıştır. Bu iki tarih birlikte düşünülmelidir. Başlangıç ve kesin zafer arasındaki dört günlük süreç, askerî başarının kritik aşamasını gösterir. Sınavlarda bu tarih aralığı sıklıkla birlikte sorulur.
Savaşın kazanılmasının ardından siyasî dönüşüm hızlanmıştır. Saltanat, 1 Kasım 1922’de TBMM tarafından kaldırılmıştır. Bu karar, eski yönetim biçiminin sona erdiğini gösterir. Ardından Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanmıştır. Lozan, yeni devletin uluslararası alanda tanınması açısından önemli bir basamaktır. Bu tarih de sınavlarda mekân bilgisiyle birlikte sorulabilir; yani yalnızca tarih değil, İsviçre’nin Lozan kenti de hatırlanmalıdır.
Cumhuriyet ise 29 Ekim 1923’te ilan edilmiş ve Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu tarih, siyasal rejimin resmen değiştiği ana karşılık gelir. Cumhuriyetin ilanı ile yeni devlet düzeni kurumsallaşmış olur. Bu sürecin devamında Halifelik 3 Mart 1924’te kaldırılmış; aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir. Bu iki gelişme birlikte düşünülmelidir, çünkü biri dinî-siyasal otoritenin kaldırılması, diğeri ise eğitimin birleştirilmesi açısından önemlidir. KPSS’de bu tarihlerin birbirine yakın olması karıştırılmalarına yol açabilir; bu yüzden 3 Mart 1924’te iki önemli kararın aynı gün alındığı unutulmamalıdır.
Kavramların Birbirine Karıştırıldığı Noktalar
Osmanlı Kültür ve Medeniyeti konusunun en zor tarafı, birbirine benzeyen ama işlevi farklı kavramların karıştırılmasıdır. Tuğra ile berat bu konuda klasik bir örnektir. Tuğra padişahın imzası ve hükümdarlık sembolü iken, berat atama belgesidir. Yani biri sembol ve imza, diğeri ise belge ve yetkilendirme aracıdır. Bu ayrım bilinmeden soru çözmek zorlaşır.
Sadrazam ile şeyhülislam da birbirine karıştırılabilir. Sadrazam, padişahın mutlak vekili sayılır ve Serdar-ı Ekrem unvanıyla orduyu yönetir. Şeyhülislam ise fetva verme yetkisi bulunan tek görevli olarak dinî-hukukî alanda öne çıkar. Biri askerî ve idarî merkezi temsil ederken, diğeri dinî meşruiyetin merkezindedir. Sınavda bu ayrım çok önemlidir.
Devşirme sistemi ile Enderun Mektebi de ayrı ayrı değil, ilişkili düşünülmelidir. Devşirme sistemi, gayrimüslim çocukların devlet hizmeti ve kapıkulu ocakları için yetiştirilmesidir. Enderun Mektebi ise bu sistemden gelen bürokratların yetiştirildiği saray kurumudur. Yani devşirme, insan kaynağını sağlayan sistem; Enderun ise bu kaynağın eğitim aldığı kurumdur. Bu farkı bilmek, soru kökünde verilen ayrıntılara doğru cevap vermeyi kolaylaştırır.
Bir diğer önemli karışıklık tarihsel değişim noktalarında görülür. Devşirme sisteminde 1438 ilk yazılı kayıt tarihidir; 1594 Müslümanların yerlerine geçmesine resmî izin verilen yıldır; 1648 ise uygulamanın fiilen durdurulduğu tarihtir. Bu üç tarih birbirinden farklı aşamalara karşılık gelir. Aynı şekilde TBMM’nin açılışı 23 Nisan 1920, saltanatın kaldırılması 1 Kasım 1922, Cumhuriyetin ilanı 29 Ekim 1923 ve halifeliğin kaldırılması 3 Mart 1924’tür. Bu kronoloji sıralı biçimde bilindiğinde olaylar birbirine karışmaz.
Sık Sorulan Tarih ve Kurum Özeti Mantığı
Bu konuda sınav başarısı için yalnızca tek tek bilgi ezberi yetmez. Bilgileri kümeler halinde düşünmek gerekir. Devşirme sistemini anlatırken Balkanlar, kan vergisi, 1/5 oranı, 8-18 yaş aralığı, 15,3 yaş ortalaması, 1438 ilk yazılı kayıt, 1594 izin ve 1648 durdurma tarihleri bir bütün oluşturur. Bu küme, sistemin hem uygulama biçimini hem de zaman içindeki dönüşümünü anlatır.
Benzer biçimde merkez teşkilatı da başka bir kümedir. Tuğra, berat, sadrazam ve şeyhülislam bir arada düşünülmelidir. Tuğra devletin sembolik imzası, berat atama belgesi, sadrazam padişahın mutlak vekili ve ordu yöneticisi, şeyhülislam ise fetva yetkisine sahip tek görevli olarak bu yapının parçalarıdır. Bu kurumları birlikte öğrenmek, Osmanlı yönetiminin nasıl işlediğini netleştirir.
Kültürel ve modernleşme başlıkları da ayrı bir küme oluşturur. Takvim-i Vekayi ilk resmî gazete, Mimar Sinan ise klasik dönem mimarisinin en ünlü ismidir. Bunlar Osmanlı’nın yalnızca askerî ve idarî bir devlet olmadığını; aynı zamanda yazılı kültür ve sanat üretimi olan bir medeniyet olduğunu gösterir. Bu yön, konunun kültür ve medeniyet kısmını tamamlar.
Kapanış
Osmanlı Kültür ve Medeniyeti konusu, aslında devletin nasıl kurulduğunu, nasıl yönetildiğini, insan kaynağını nasıl yetiştirdiğini ve kültürel kimliğini hangi araçlarla görünür kıldığını anlatır. Devşirme sistemi, Enderun Mektebi, tımar düzeni, sadrazamlık, şeyhülislamlık, tuğra ve berat gibi kavramlar bu yapının çekirdeğini oluşturur. Takvim-i Vekayi ve Mimar Sinan ise Osmanlı’nın yazılı ve sanatsal yüzünü temsil eder.
Bu konuyu çalışırken en önemli yöntem, kavramları tek başına değil ilişkileriyle birlikte öğrenmektir. Devşirme hangi amaçla kurulmuş, nerede uygulanmış, hangi yaş grubunu kapsamış, nasıl kayıt altına alınmış ve ne zaman sona ermiş; bu soruların cevabı bir arada bilinmelidir. Aynı şekilde merkez teşkilatında kimin ne yaptığı da açık olmalıdır. Böyle öğrenildiğinde konu ezber gibi değil, anlamlı bir bütün gibi yerleşir.
Son olarak Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş tarihlerini de bu büyük resmin içine koymak gerekir. TBMM’nin açılışı, Büyük Taarruz, saltanatın kaldırılması, Lozan, Cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılması, devletin dönüşüm çizgisini tamamlar. Böylece yalnızca Osmanlı kurumlarını değil, o kurumların ardından gelen yeni düzeni de kronolojik olarak kavramış olursunuz. KPSS’de başarıyı getiren şey, işte bu düzenli ve bağlantılı bakıştır.
Tarih diğer konular
Osmanlı Kültür ve Medeniyeti örnek soruları
Bu konudan özgün sorular. Her sorunun çözümünü ve açıklamasını kendi sayfasında inceleyebilirsin.
- Tımar sisteminin Osmanlı düzenindeki işlevi aşağıdakilerden hangisiyle en doğru açıklanır?
- Devşirme sisteminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- I. Osmanlı’da fetva verme yetkisi bulunan tek görevlinin bu makam olması II. Dinî hüküm konusunda son başvuru otoritesi sayılması III. Serdar-ı Ekrem unvanıyla ordunun sevk ve idaresini üstlenmesi Yukarıdakilerden hangileri Şeyhülislam ile ilgili doğrudur?
- I. Tuğra, yazılı belgelerde padişahı temsil eden işarettir. II. Berat, görev verme işlemini belgeleyen resmî evraktır. III. Takvim-i Vekayi, Osmanlı’da çıkarılan ilk resmî gazetedir. Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı’da belge ve basın alanıyla ilgilidir?
- Osmanlı'da devşirme sistemiyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi söylenemez?
- Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı'da devşirme uygulamasına ilişkin bilgiler arasında yer almaz?
- Osmanlı devşirme sistemine ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- "Kural olarak 8-18 yaş arası gençlerin alınmakta olduğu görülmüş" ifadesi devşirme sisteminin yaş sınırını ortaya koymaktadır. İncelenen üç eşkâl defterinden elde edilen veriler bu kural aralığıyla karşılaştırıldığında aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılır?
- Devşirme sisteminden yazılı kaynaklarda ilk kez 1438 yılında söz edildiği ve uygulamanın ağırlıklı olarak Balkanlar'da yürütüldüğü bilinmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?