2026 KPSS Lisans Tarih Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 23 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, Gümrü Antlaşması’nın imzalanma süreci, tarafları, TBMM açısından taşıdığı ilkler ve antlaşmanın sonuçlarını ayrıntılı biçimde açıklar. Ayrıca TBMM’nin dış politika adımları, Lozan Barış Antlaşması, saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanı ve halifeliğin kaldırılmasıyla kurulan tarihsel bağlantıları da sınav odaklı şekilde işler.
Giriş
Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları konusu, yalnızca birer tarih ve isim ezberi değildir. Bu başlık, TBMM’nin askeri başarılarını diplomatik alana nasıl taşıdığını, hangi adımın hangi sonucu doğurduğunu ve yeni Türk devletinin nasıl adım adım uluslararası tanınmaya ulaştığını gösterir. KPSS’de bu konudan gelen sorular çoğu zaman tarih sıralaması, ilk olma durumu, taraflar ve sonuçlar üzerinden sorulur. Bu yüzden antlaşmaları sadece “ne zaman imzalandı” diye değil, hangi koşullarda ortaya çıktı ve neyi değiştirdi sorularıyla birlikte öğrenmek gerekir.
Bu konuda merkezde Gümrü Antlaşması yer alır. Çünkü Gümrü, TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma olarak özel bir yere sahiptir. Bunun yanında TBMM’nin Sovyet Rusya ile yürüttüğü görüşmeler, Moskova’ya gönderilen heyet, Gümrü görüşmelerinin başlaması ve antlaşmanın kısa süre sonra sonuç vermesi gibi ayrıntılar da bu sürecin arka planını oluşturur. Konunun diğer büyük halkası ise Lozan Barış Antlaşmasıdır. Lozan, Millî Mücadele’nin askeri aşamasının uluslararası hukukta sonuca bağlandığı ve Türkiye’nin yeni siyasi yapısının dünyaya kabul ettirildiği temel belgedir.
Gümrü Antlaşmasına Giden Süreç
TBMM 23 Nisan 1920’de Ankara’da açıldığında, yalnızca iç politikada değil dış ilişkilerde de yeni bir dönemi başlatmış oldu. Meclisin açılması, Türk milletinin kendi kaderini doğrudan temsil eden bir iradeyle yönetilmesi anlamına geliyordu. Ancak bunun uluslararası alanda karşılık bulması hemen gerçekleşmedi. Yeni meclis hem askeri mücadeleyi yürütmek hem de dış dünyada kendisini kabul ettirmek zorundaydı. Bu nedenle diplomasi, savaş kadar önemli bir alan hâline geldi.
TBMM Hükûmeti’nin Sovyet Rusya’nın genel siyasetini dikkate alarak Moskova’ya Bekir Sami Bey başkanlığında bir heyet göndermesi bu dönemin önemli adımlarından biridir. Bu ayrıntı, TBMM’nin dış politikada yalnızca savaş alanına güvenmediğini, büyük güçlerin tutumunu da okuyarak hareket ettiğini gösterir. Sovyet Rusya ile olumlu görüşmelerin 20 Ağustos 1920’de başlaması, TBMM’nin doğu cephesindeki sorunları çözmek için diplomasi kanallarını kullandığını ortaya koyar. Bu tür sorularda tarihlerin sıralanması önemlidir; önce Sovyet Rusya ile olumlu görüşmelerin başlaması, sonra Gümrü görüşmelerinin başlaması, ardından antlaşmanın imzalanması şeklinde bir akış vardır.
Doğu cephesindeki gelişmelerin bir başka sonucu olarak Gümrü görüşmeleri 22 Kasım 1920’de başlamıştır. Görüşmelerin Gümrü’de başlaması, Ermenistan ile TBMM arasında doğrudan bir siyasi ve askeri çözüm arandığını gösterir. KPSS açısından burada kritik olan nokta, görüşmelerin tarihi ile antlaşmanın imza tarihi arasındaki farktır. Görüşmeler 22 Kasım’da başlar, antlaşma ise 3 Aralık 1920’de imzalanır. Bu ayrım özellikle dikkat edilmelidir; çünkü sınavlarda benzer tarihler arasındaki farklar sıkça ölçülür.
Gümrü Antlaşmasının İmzalanması
Gümrü Antlaşması 3 Aralık 1920’de imzalanmıştır. Antlaşmanın imzalanma tarihi, konunun en temel bilgisi olduğu kadar en çok sorulan noktalarından biridir. Aynı bilginin farklı kaynaklarda birkaç kez tekrar edilmesi, bu tarihin sınavda özellikle öne çıkarıldığını gösterir. Bu nedenle 3 Aralık 1920 tarihi, yalnızca bir tarih olarak değil, TBMM’nin dış ilişkilerde ilk büyük kazanımının tarihi olarak akılda tutulmalıdır.
Antlaşma, Kurtuluş Savaşı sırasında TBMM Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında imzalanmıştır. Bu taraf bilgisi de önemlidir. Burada TBMM’nin doğrudan bir devlet otoritesi olarak masaya oturduğu görülür. Antlaşmanın TBMM ile Ermenistan arasında yapılması, yeni meclis hükümetinin fiilen tanınma sürecine girdiğini gösterir. Sınavlarda taraf soruları genellikle “hangi hükümet, hangi devlet” biçiminde sorulur. Bu nedenle TBMM Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti eşleştirmesi net biçimde bilinmelidir.
Gümrü Antlaşması TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. Bu ifade çok önemlidir, çünkü antlaşmanın sadece bir metin olmaktan öte, TBMM’nin dış dünyaya açılan ilk diplomatik zaferi olduğunu anlatır. Aynı zamanda TBMM’nin uluslararası alandaki ilk askeri ve siyasi başarısı olarak da değerlendirilmiştir. Bu iki ifade birbirini tamamlar. Bir yandan askeri başarıların diplomasiye dönüştüğü, diğer yandan siyasi meşruiyetin güçlendiği bir aşamadan söz edilmektedir. KPSS’de “ilk” vurgusu çok önemlidir; çünkü aynı konuda birden fazla antlaşma olabilir ama ilk olma durumu ayırt edici kabul edilir.
Antlaşmanın Tarihsel ve Siyasi Önemi
Gümrü Antlaşması’nın önemi, yalnızca imzalanmış olmasıyla sınırlı değildir. Bu antlaşma, TBMM’yi ve Mîsâk-ı Millî’yi tanıyan ilk yabancı devletin Ermenistan olduğunu gösterir. Bu bilgi, konunun en değerli ayrıntılarından biridir. Çünkü TBMM’nin hazırladığı siyasi çerçevenin dışarıdan kabul edilmesi, yeni Türk devletinin meşruiyetini güçlendirmiştir. Burada “ilk yabancı devlet” ifadesi dikkat çekicidir; sınavlarda bazen “TBMM’yi tanıyan ilk devlet” ya da “Mîsâk-ı Millî’yi tanıyan ilk devlet” gibi sorular gelebilir. Bu durumda cevap Ermenistan’dır.
Bu tanıma, sadece sembolik bir durum değildir. TBMM’nin çizdiği sınır anlayışının ve siyasi hedeflerin ilk kez başka bir tarafça kabul edilmesi anlamına gelir. Mîsâk-ı Millî, TBMM’nin dış politika hedeflerini temsil eder. Ermenistan’ın bu çizgiyi tanıması, TBMM’nin diplomatik gücünün arttığını gösterir. Dolayısıyla antlaşma, askeri çatışmaların sonunda ortaya çıkan bir anlaşma olmanın ötesinde, yeni Türk devletinin uluslararası platformda kendisini kabul ettirmeye başlamasının ilk somut örneğidir.
Antlaşmanın bir diğer önemli sonucu, Türkiye sınırları içinde Ermenilerin çoğunlukta bulunduğu hiçbir bölge olmadığı kabul edilmiştir şeklinde özetlenebilir. Bu hüküm, ulusal sınır anlayışı açısından önemli bir aşamayı ifade eder. Burada esas olan, Türkiye sınırları içinde Ermeni çoğunluğuna sahip bir bölgenin tanınmaması ya da böyle bir iddianın reddedilmesidir. KPSS’de bu tür ifadeler genellikle “hangi etnik ya da siyasi iddia kabul edilmemiştir” biçiminde sorulabilir. Bu nedenle antlaşmanın sınır ve nüfusla ilgili sonucu dikkatle öğrenilmelidir.
Gümrü’nün Askeri Sonuçları
Gümrü Antlaşması’nın doğrudan etkileri askeri alanda da hissedilmiştir. Antlaşma sonrası Ermenilerden alınan silahlar ve Doğu Cephesi’ndeki askerlerin bir kısmı Batı Cephesi’ne gönderilmiştir. Bu bilgi, antlaşmanın yalnızca doğu sınırındaki bir sorunu çözmediğini, aynı zamanda TBMM’nin askeri kaynaklarını yeniden düzenlemesine imkân verdiğini gösterir. Kurtuluş Savaşı gibi çok cepheli bir mücadelede insan gücü ve silah kaynağı son derece önemlidir. Bu yüzden doğuda sağlanan rahatlama, batıda yoğunlaşacak mücadele için kritik bir avantaj oluşturmuştur.
Bu askeri sonuç, antlaşmanın stratejik değerini ortaya koyar. Doğu Cephesi’nde savaşın azalması veya sona ermesi, TBMM’nin elindeki imkanların Batı Cephesi’ne kaydırılmasını sağlamıştır. Bu durum, bir antlaşmanın sadece kâğıt üzerinde kalmadığını, doğrudan savaşın gidişatını etkilediğini gösterir. KPSS’de “antlaşmanın sonuçları” sorulurken bu tür bağlantılar önemlidir. Soru yalnızca tarih sormaz; çoğu zaman “bu antlaşma hangi cephede rahatlama sağlamıştır” ya da “hangi kaynakların aktarılmasına yol açmıştır” biçiminde gelir.
Gümrü’nün onaylanamaması da yine sürecin önemli bir parçasıdır. Antlaşmanın ardından Ermenistan, Bolşevik Kızıl Ordu’nun denetimine girmiş ve Gümrü Antlaşması onaylanamamıştır. Aynı bilgi bir başka kaynakta, Ermenistan’ın antlaşmadan bir gün sonra Bolşevik Kızıl Ordu’nun denetimine girdiği şeklinde de vurgulanmıştır. Bu tekrar, antlaşmanın yürürlüğe girmesiyle ilgili sınav tuzağını gösterir: Antlaşma imzalanmıştır, fakat siyasi şartlar nedeniyle onay süreci tamamlanamamıştır. Yani imza ile fiili yürürlük ya da onay aynı şey değildir. Bu ayrım özellikle dikkat gerektirir.
Bu noktada öğrencinin aklında kalması gereken temel fikir şudur: Gümrü, TBMM için büyük bir diplomatik başarıdır; fakat Ermenistan’daki siyasi değişim nedeniyle antlaşma kurumsal olarak tamamlanamamıştır. Buna rağmen antlaşmanın değeri azalmaz. Aksine, onun TBMM’nin ilk uluslararası başarısı olma niteliği daha da önemli hâle gelir. Çünkü başarı, bazen sonuçların tümüyle kalıcı olmasından değil, yeni bir devletin uluslararası alanda ilk kez görünür ve etkili olmasından kaynaklanır.
TBMM’nin Dış Politika Akışı
Gümrü Antlaşması’nı anlamak için TBMM’nin dış politikadaki genel yaklaşımını görmek gerekir. TBMM, bir yandan savaş yürütürken bir yandan da büyük devletlerin durumunu ve bölgedeki gelişmeleri dikkate almıştır. Sovyet Rusya’nın genel siyaseti, bu hesapların merkezindeydi. Bekir Sami Bey başkanlığındaki heyetin Moskova’ya gönderilmesi, TBMM’nin doğrudan askeri güç kullanımı kadar diplomatik temas kurmaya da önem verdiğini gösterir. Bu adım, Gümrü sürecinin yalnızca Ermenistan’la sınırlı olmadığını, daha geniş bir dış politika çerçevesi içinde geliştiğini anlatır.
20 Ağustos 1920’de Sovyet Rusya ile olumlu görüşmelerin başlaması, TBMM’nin doğu cephesi üzerindeki baskıyı hafifletme arayışının erken bir aşamasıdır. Bu görüşmeler ile 22 Kasım 1920’de Gümrü görüşmelerinin başlaması arasında kronolojik ilişki kurulmalıdır. Önce siyasi ortam yumuşar, sonra doğrudan antlaşma görüşmeleri başlar. Bu durum, diplomasi ile savaşın iç içe geçtiği bir dönemi yansıtır. KPSS’de kronoloji soruları genellikle bu geçişleri ölçer. Bu nedenle yalnız tarihleri değil, süreç içindeki sıralamayı da bilmek gerekir.
Burada ayrıca bir karşılaştırma yapılabilir: TBMM’nin dış politikadaki ilk büyük başarılarından biri Gümrü ise, daha sonraki en önemli uluslararası belge Lozan’dır. Gümrü, savaşın erken döneminde doğu cephesine ilişkin bir düzenleme sağlarken; Lozan, Millî Mücadele’nin genel sonuçlarını uluslararası düzeyde kesinleştirmiştir. Yani Gümrü bir başlangıç, Lozan ise büyük bir tamamlanmadır. Bu iki antlaşma aynı başlık altında incelendiğinde, TBMM’nin nasıl adım adım devletleştiği daha iyi anlaşılır.
Lozan Barış Antlaşmasına Geçiş
Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları denildiğinde Gümrü’nün yanında Lozan Barış Antlaşması mutlaka yer alır. Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanmıştır. Aynı bilgi, antlaşmanın tarihini ve yerini birlikte sunar. Bu detaylar, KPSS’de sıklıkla sorulabilecek sabit bilgilerdir. Lozan’ın imza tarihi ve yeri, Cumhuriyet’e giden yolda uluslararası hukuki zeminin kurulduğunu gösterir.
Lozan ile Gümrü arasındaki en temel fark, kapsam farkıdır. Gümrü, TBMM’nin doğu sınırları ve Ermenistan ile ilişkiler bağlamında erken bir diplomatik başarıyı ifade ederken, Lozan çok daha geniş ve nihai bir barış düzenlemesini simgeler. Yine de bu iki antlaşma birbirinden kopuk değildir. Gümrü’nün TBMM’ye sağladığı ilk uluslararası tanınma, Lozan’a giden süreçte önemli bir psikolojik ve siyasi arka plan oluşturur. Bu yüzden konuyu yalnızca iki ayrı tarih olarak değil, birbirini tamamlayan iki aşama olarak öğrenmek gerekir.
Lozan Barış Antlaşması, savaşın askeri yönünün ardından diplomasinin devreye girdiği ana kilometre taşlarından biridir. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlamış, 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafer kazanılmıştır. Bu askeri başarı, barış masasında güçlü bir konum yaratmıştır. Gümrü’de doğu cephesinde kazanılan diplomatik avantaj nasıl önemliyse, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile gelen kesin zafer de Lozan’a giden yolu açan temel güç olmuştur. Bu nedenle antlaşmalar, askeri başarıların sonucudur.
Siyasi Dönüşüm ve Antlaşmaların Zinciri
Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları konusunu tam anlamıyla kavramak için 1920’den 1924’e uzanan siyasi dönüşüm zincirini görmek gerekir. Gümrü Antlaşması 3 Aralık 1920’de imzalanır. Bu, TBMM’nin dışarıda ilk kez tanınmasının ve askeri-siyasi başarı elde etmesinin göstergesidir. Ardından savaşın genel seyri içinde Büyük Taarruz ile kesin askeri üstünlük sağlanır. Bu üstünlük, 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasına zemin hazırlar. Sonrasında 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilir ve Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçilir. Daha sonra 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılmış olması, devletin eski siyasal yapısının sona erdirildiğini; 3 Mart 1924’te halifeliğin kaldırılması ve aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesi ise yeni rejimin kurumsallaştığını gösterir.
Bu zincir, sınav açısından çok önemlidir. Çünkü KPSS’de sık sık “hangi olay hangisinden önce gelmiştir” ya da “hangi tarih hangi siyasal dönüşümle ilişkilidir” türü sorular sorulur. Burada tarihleri tek tek ezberlemek kadar, aralarındaki mantıksal bağları kurmak gerekir. Gümrü, dış politikada ilk açılım; Saltanatın kaldırılması, eski rejimin sonu; Lozan, uluslararası tanınma; Cumhuriyet, yeni devletin ilanı; Halifeliğin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat, yeni düzenin tamamlanması olarak okunabilir.
Özellikle Gümrü ile Lozan arasında bir “ilk” ve “sonuç” ilişkisi vardır. Gümrü, TBMM’nin ilk uluslararası antlaşmasıdır. Lozan ise barış düzeninin ana belgesidir. Birincisi TBMM’nin varlığını kabul ettirme çabasının erken ve doğu merkezli örneği, ikincisi ise bu çabanın tüm ülke ölçeğinde taçlanmasıdır. Bu ayrım, konuyu bir bütün olarak anlamanı sağlar. Sadece tarihleri değil, hangi antlaşmanın hangi aşamayı temsil ettiğini bilmek soruları daha kolay çözmeyi sağlar.
Sık Karıştırılan Noktalar
Bu konuda en sık karıştırılan noktalardan biri, görüşme tarihi ile imza tarihinin birbirine karıştırılmasıdır. Gümrü görüşmeleri 22 Kasım 1920’de başlar, antlaşma ise 3 Aralık 1920’de imzalanır. Sınavlarda “görüşme ne zaman başladı” ile “antlaşma ne zaman imzalandı” ayrımı özellikle önemlidir. Öğrenci yalnızca 3 Aralık tarihini bilip 22 Kasım’ı unutursa, görüşme sorusunda hata yapabilir. Bu yüzden iki tarih arasındaki farkı zihinde net tutmak gerekir.
İkinci önemli nokta, antlaşmanın taraflarıdır. Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında imzalanmıştır. Burada Türkiye Cumhuriyeti değil, TBMM Hükümeti vardır. Bu ayrım, kronolojik olarak çok önemlidir. Çünkü antlaşma 1920’de imzalanmıştır; Cumhuriyet ise 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir. Bu nedenle sorularda taraflar verildiğinde dikkatle okumak gerekir.
Üçüncü karışıklık, antlaşmanın sonucu ile onay durumu arasındadır. Gümrü imzalanmıştır; fakat Ermenistan’ın Bolşevik Kızıl Ordu’nun denetimine girmesi nedeniyle onaylanamamıştır. Bu, antlaşmanın tarihsel değerini azaltmaz; ama hukuki süreç açısından farklı bir durum yaratır. Soru kökünde “imzalanan ama onaylanamayan” gibi bir ifade varsa, bunun Gümrü olduğunu hatırlamak gerekir. Ayrıca antlaşmadan bir gün sonra Ermenistan’ın Bolşevik Kızıl Ordu’nun denetimine girmesi bilgisi, siyasi değişimin ne kadar hızlı olduğunu gösterir.
Dördüncü karışıklık, “ilk” ifadesidir. Gümrü Antlaşması TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. Aynı zamanda TBMM’nin uluslararası alandaki ilk askeri ve siyasi başarısı olarak değerlendirilmiştir. Bu iki ifade birbirine çok yakındır; bu yüzden öğrenci bunları ayrı ayrı değil, birbirini destekleyen iki anlatım olarak düşünmelidir. Birincisi antlaşmanın diplomatik niteliğini, ikincisi ise tarihsel önemini vurgular.
Son olarak, Ermenistan’ın tanıdığı hususun ne olduğu karıştırılabilir. Doğru ifade, Ermenistan’ın TBMM’yi ve Mîsâk-ı Millî’yi tanıyan ilk yabancı devlet olmasıdır. Bu bilgi, sadece bir devlet ismi ezberi değildir; yeni Türk devletinin uluslararası sahnede ilk tanınma örneği olduğu için önemlidir. Sınavda “TBMM ve Mîsâk-ı Millî’yi tanıyan ilk yabancı devlet hangisidir” sorusuna verilecek cevap Ermenistan’dır.
Toparlayıcı Bakış
Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları konusu, TBMM’nin askeri mücadeleyi diplomasiye nasıl çevirdiğini gösteren çok önemli bir başlıktır. Gümrü Antlaşması 3 Aralık 1920’de TBMM Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında imzalanmış, TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma olmuş ve ilk askeri-siyasi başarısı olarak değerlendirilmiştir. Aynı zamanda TBMM’yi ve Mîsâk-ı Millî’yi tanıyan ilk yabancı devletin Ermenistan olduğu anlaşılmıştır. Antlaşma sonrası bazı olumlu sonuçlar doğmuş, silahlar ve Doğu Cephesi’ndeki askerlerin bir kısmı Batı Cephesi’ne gönderilmiştir. Ancak Ermenistan’ın Bolşevik Kızıl Ordu denetimine girmesi nedeniyle antlaşma onaylanamamıştır.
Bu sürecin öncesinde Sovyet Rusya ile olumlu görüşmeler 20 Ağustos 1920’de başlamış, Moskova’ya Bekir Sami Bey başkanlığında bir heyet gönderilmiştir. Gümrü görüşmeleri 22 Kasım 1920’de başlamış ve 3 Aralık 1920’de antlaşma imzalanmıştır. Sonraki dönemde Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlayıp 30 Ağustos 1922’de kesin zaferle sonuçlanmış, 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılmış, 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalanmış, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş ve 3 Mart 1924’te halifelikle birlikte Tevhid-i Tedrisat Kanunu aynı gün yürürlüğe girmiştir. Bu zinciri kavrayan aday, yalnız bir tarih listesi değil, Kurtuluş Savaşı’nın siyasi mantığını da öğrenmiş olur.
KPSS açısından en güvenli öğrenme yöntemi, Gümrü’yü “ilk uluslararası antlaşma ve ilk büyük başarı”, Lozan’ı ise “barışın ve uluslararası tanınmanın ana belgesi” olarak kodlamaktır. Böylece hem tarihleri hem de anlamları birbirine bağlamış olursun. Antlaşmaların yalnızca metin değil, devlet kurma sürecinin dönüm noktaları olduğunu hatırladığında, bu konu çok daha kolay ve kalıcı biçimde öğrenilir.
Tarih diğer konular
Kurtuluş Savaşı Antlaşmaları örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Gümrü Antlaşması’nın TBMM açısından önemi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: TBMM ile Ermenistan arasında imzalanması
Açıklama: Gümrü Antlaşması TBMM’nin imzaladığı ilk antlaşmalardan biridir ve Ermenistan ile yapılmıştır.
Şıkları ve tam çözümü görBu satırlarda sözü edilen metinle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Yürürlüğe girememesinde Ermenistan'ın Bolşevik Kızıl Ordu denetimine girmesi etkili olmuştur.
Açıklama: Metnin onaylanamaması, Ermenistan'daki Bolşevik denetim değişikliğiyle ilgilidir.
Şıkları ve tam çözümü gör22 Kasım 1920'de Gümrü'de başlayan barış görüşmelerinin sonunda 3 Aralık 1920'de imzalanan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Gümrü Antlaşması
Açıklama: 22 Kasım 1920'de Gümrü'de başlayan ve 3 Aralık 1920'de imzalanan antlaşma Gümrü Antlaşması'dır.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre bu belgeyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: TBMM Hükûmeti'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma olduğu söylenebilir.
Açıklama: 22 Kasım-3 Aralık 1920 süreci Gümrü Antlaşması'dır; bu belge TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre, Gümrü Antlaşması ile ilgili yargılardan hangisi söylenemez?
Doğru cevap: Onaylanamamasının nedeni, Sovyet Rusya ile görüşmelerin 20 Ağustos 1920'de başlamasıdır.
Açıklama: Onaylanamama nedeni Sovyet görüşmeleri değil, Ermenistan'ın Bolşevik Kızıl Ordu denetimine girmesidir.
Şıkları ve tam çözümü görTBMM Hükûmeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında 3 Aralık 1920'de imzalanan, TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma olma niteliği taşıyan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Gümrü Antlaşması
Açıklama: 3 Aralık 1920, TBMM-Ermenistan ve ilk uluslararası antlaşma ipuçları Gümrü'yü gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görYukarıdaki ifade, Gümrü Antlaşması'nın onaylanamamasının nedeni olarak aşağıdakilerden hangisini işaret etmektedir?
Doğru cevap: Ermenistan'ın Bolşevik Kızıl Ordu'nun denetimine girmesiyle birlikte mevcut hükûmetin onay sürecini yürütememesi
Açıklama: Ermenistan'ın Bolşevik Kızıl Ordu'nun denetimine girmesi antlaşmanın onaylanmasını engelledi.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Gümrü Antlaşması'nın imzalanmış olması, uygulama ve onay sürecinin de tamamlandığını zorunlu olarak göstermemektedir.
Açıklama: İmzalanan bir antlaşma, her zaman onaylanmış ve yürürlüğe girmiş sayılmaz.
Şıkları ve tam çözümü görGümrü Antlaşması ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Doğru cevap: 3 Aralık 1920'de imzalanmış ve ardından taraflarca usulüne uygun biçimde onaylanmıştır.
Açıklama: Gümrü Antlaşması imzalanmış ancak Ermenistan'ın Bolşevik kontrolüne geçmesi nedeniyle onaylanamamıştır.
Şıkları ve tam çözümü görKurtuluş Savaşı sırasında TBMM Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında imzalanan, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk askerî ve siyasi başarısı olarak nitelendirilen ve barış görüşmeleri 22 Kasım 1920'de başlayıp 3 Aralık 1920'de sonuçlanan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Gümrü Antlaşması
Açıklama: Tüm ipuçları (Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti, 22 Kasım–3 Aralık 1920 tarihleri, ilk askerî-siyasi başarı) Gümrü Antlaşması'nı göstermektedir.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?