2026 KPSS Lisans Tarih Atatürk Dönemi Dış Politika Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 55 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, Hatay Devleti’nin kuruluşundan Türkiye’ye katılmasına kadar geçen süreci, ilgili kararları, tarihler ve görev dağılımını ayrıntılı biçimde işler. Ayrıca Hatay meselesinin Atatürk Dönemi dış politikasındaki yerini, kronolojik akışını ve sınavda karıştırılabilecek noktaları sade bir dille açıklar.
Giriş
Atatürk Dönemi dış politikasında Hatay meselesi, Türkiye’nin diplomasi yoluyla yürüttüğü en önemli başarı alanlarından biridir. Bu konu, yalnızca bir sınır veya bölge meselesi olarak değil, aynı zamanda bir devletin kararlılıkla ama dikkatli bir yöntemle nasıl sonuç alabileceğini gösteren örnek olarak da görülmelidir. KPSS’de Hatay ile ilgili sorular çoğu zaman doğrudan tarih, kişi ve karar bilgisi üzerinden gelir. Ancak bu bilgilerin arkasındaki sıralamayı ve anlamı bilmek, sadece ezber yapmak yerine konuyu sağlam biçimde öğrenmeyi sağlar.
Hatay süreci, İskenderun Sancağı’nın bağımsızlık ilanıyla başlayan, ardından Hatay Devleti’nin kurulması, devlet organlarının oluşturulması, Türkiye ile Fransa arasında yapılan antlaşma, Hatay Meclisi’nin Türkiye’ye katılma kararı ve son olarak Hatay’ın Türkiye’ye il olarak dahil edilmesiyle tamamlanan bir zincirdir. Bu zincirin her halkası sınavlarda ayrı ayrı sorulabilir. Bu yüzden konuyu tek bir tarih ya da tek bir kişi olarak değil, bir süreç olarak öğrenmek gerekir.
Hatay Devleti’nin Kuruluşuna Giden Yol
Hatay Devleti’nin ortaya çıkışı, İskenderun Sancağı’nın bağımsızlığını ilan etmesine dayanır. Bu ilan 2 Eylül 1938’de gerçekleşmiştir. Kaynaklarda bu tarih, Hatay Devleti’nin kuruluş tarihi olarak da geçer. Yani Hatay Devleti’nin doğuşunu anlamak için önce bu bağımsızlık ilanını bilmek gerekir. Sınavda bu nokta çok önemlidir; çünkü “Hatay Devleti ne zaman kuruldu?” sorusu ile “Hatay Devleti hangi kararla ilan edildi?” sorusu birbirine yakın görünse de aynı bilgiyi farklı biçimde ister.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kurucu iradenin Hatay Millet Meclisi tarafından alınan karar olmasıdır. Hatay Devleti’nin kurulmasına yol açan karar, Hatay Millet Meclisi’nin 2 Eylül 1938 tarihli kararıdır. Bu ifade, konunun ana anahtarlarından biridir. Yani sadece “bağımsızlık ilan edildi” demek yeterli değildir; bu ilanı sağlayan kurumsal kararın da meclisten geldiği bilinmelidir. KPSS’de kurum ve tarih birlikte sorulduğunda adayların kafası karışabilir. Bu nedenle Hatay meselesinde meclis kararı, kuruluşun hukuki dayanağı olarak düşünülmelidir.
Hatay Devleti’nin kuruluşu, kaynaklarda aynı anlamı taşıyan ifadelerle de anlatılır. Bir yerde İskenderun Sancağı’nın 2 Eylül 1938’de bağımsızlık ilan etmesiyle kurulduğu söylenir. Başka bir yerde kuruluş tarihinin 2 Eylül 1938 olduğu belirtilir. Bir başka kaynakta ise kuruluşun Hatay Millet Meclisi’nin 2 Eylül 1938 tarihli kararıyla ilan edildiği ifade edilir. Bu tekrarlar, sınav mantığı açısından çok değerlidir. Çünkü soru farklı cümlelerle gelse de cevap aynı çekirdeğe dayanır: 2 Eylül 1938 ve Hatay Millet Meclisi kararı.
Hatay Devleti’nin Kurumsal Yapısı
Hatay Devleti kurulduktan sonra, devlet organlarının kimlerden oluştuğu da önem kazanır. Sınavlarda çoğu zaman sadece kuruluş tarihi değil, bu yeni devletin başındaki kişiler de sorulur. Hatay Devleti’nin devlet başkanı Tayfur Sökmen’dir. Bu bilgi farklı kaynaklarda tekrar edilmiş ve her seferinde aynı şekilde verilmiştir. Dolayısıyla Tayfur Sökmen, Hatay meselesinin en önemli isimlerinden biridir ve bu konuda mutlaka akılda tutulmalıdır.
Devlet başkanlığı kadar meclis başkanlığı da önemlidir. Hatay Devleti Meclis Başkanlığına Abdülgani Türkmen seçilmiştir. Bu bilgi, devletin sadece sembolik olarak değil, kurumsal olarak da işlediğini gösterir. Bir ülke ya da devlet yapısı anlatılırken meclis başkanı, başbakan ve devlet başkanı gibi görevler birlikte değerlendirilir. KPSS’de bu tür sorular genellikle “kim, hangi göreve getirildi?” şeklinde gelir. Bu yüzden Tayfur Sökmen ile Abdülgani Türkmen’i ve Abdurrahman Melek’i birbirinden ayırmak gerekir.
Hatay Devleti’nin başbakanı Abdurrahman Melek olmuştur. Bu bilgi de başka kaynaklarda tekrar edilmiş ve kalıcı şekilde öğretilmesi amaçlanmıştır. Devlet başkanı, meclis başkanı ve başbakan sıralaması birlikte öğrenildiğinde, Hatay Devleti’nin idari yapısı çok daha net anlaşılır. Bu noktada adayın dikkat etmesi gereken şey, kişileri karıştırmamaktır. Tayfur Sökmen devlet başkanıdır. Abdülgani Türkmen meclis başkanıdır. Abdurrahman Melek başbakandır. Sınavda bu üç görevden herhangi biri tek başına sorulabileceği gibi, karışık eşleştirme şeklinde de gelebilir.
Hatay Devleti Meclisi ve Üyelik Yapısı
Hatay Devleti Millet Meclisi, 40 üyeden oluşuyordu. Bu sayı, meclisin büyüklüğünü ve temsil yapısını gösteren önemli bir bilgidir. Meclisin kaç üyeden oluştuğunu bilmek, Hatay Devleti’nin kısa ömürlü ama düzenli bir devlet yapısına sahip olduğunu anlamayı kolaylaştırır. KPSS’de sayı soruları çoğu zaman dikkat ölçer. Bu nedenle 40 üye bilgisi doğrudan ezberlenmeli ama aynı zamanda sürecin bir parçası olarak düşünülmelidir.
Bu meclisteki Türk üye sayısı 22 idi. Bu sayı, Hatay meselesinde Türk unsurunun meclis içindeki ağırlığını anlamak açısından önemlidir. Sınav açısından bakıldığında, “Hatay Devleti Millet Meclisi’nde Türk üye sayısı kaçtı?” sorusu doğrudan gelebilir. 22 sayısı, meclisin toplam 40 üyesi içinde çoğunluk etkisini gösteren kritik bir detaydır. Bu bilgi tek başına değil, meclisin toplam yapısıyla birlikte öğrenilmelidir. Böylece aday sadece bir sayı ezberlemiş olmaz, onu anlamlı bir çerçeveye yerleştirir.
Hatay Devleti Meclisi’nin varlığı, Türkiye’ye katılma kararının da hukuki zeminini oluşturmuştur. Çünkü sürecin sonunda alınan karar, bir dış baskı altında değil, meclisin iradesiyle alınmış bir karardır. Bu nedenle Hatay meselesinde meclis vurgusu her zaman önemlidir. Kuruluş kararı meclisten gelir, katılma kararı yine meclisten çıkar. Bu yönüyle Hatay süreci, parlamento kararlarının dış politikadaki etkisini gösteren örneklerden biridir.
Resmî Dil ve İkinci Dil Meselesi
Hatay Devleti’nin resmî dili Türkçeydi. Bunun yanında ikinci resmî dil Fransızca olarak belirlenmişti. Kaynaklarda bu bilgi farklı biçimlerde tekrar edilmektedir: ikinci resmî dil Fransızca, ikinci dili Fransızca, hatta bazen doğrudan ikinci resmî dil olarak Fransızca ifadesi kullanılır. Bu tekrarlar, konunun dil düzeniyle ilgili en önemli noktayı vurgular. Yani Hatay Devleti’nde Türkçe birinci resmî dildi, Fransızca ise ikinci resmî dil olarak yer alıyordu.
Bu bilgi neden önemlidir? Çünkü Hatay meselesi yalnızca bir toprak meselesi değil, aynı zamanda siyasi ve idari düzen meselesidir. Resmî dil bilgisi, devletin kimliğini ve yönetim çerçevesini gösterir. KPSS’de sorular bazen doğrudan “Hatay Devleti’nin resmî dili neydi?” şeklinde gelir. Bazen de “ikinci resmî dil” ifadesiyle adayın dikkatini ölçer. Bu yüzden Türkçe ve Fransızca eşleşmesini net biçimde bilmek gerekir.
Hatay Devleti’nin resmî dil düzeni, sürecin uluslararası boyutunu da hissettirir. Çünkü Fransızca’nın ikinci dil olması, bölgenin geçmişteki siyasi bağlantılarını da düşündürür. Ancak sınav açısından kaynak dışına çıkmadan bilmemiz gereken temel şey, resmî dilin Türkçe, ikinci resmî dilin Fransızca olduğudur. Bu iki bilgi birlikte öğrenildiğinde, Hatay Devleti’nin kimlik yapısı daha net anlaşılır.
Türkiye ile Fransa Arasındaki Antlaşma
Hatay’ın Türkiye’ye katılma sürecinde dış politika diplomasisinin en belirgin aşamalarından biri, Türkiye ile Fransa arasında Ankara’da imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşma 23 Haziran 1939’da imzalanmıştır. Kaynaklarda bu tarih ve yer açıkça belirtilmiştir. Bazı kaynaklarda “Hatay’ın Türkiye’ye katılmasını kabul ettiren antlaşma” ifadesi kullanılır. Bazılarında ise “Hatay konusunda Ankara’da antlaşma” denir. Her iki durumda da temel tarih 23 Haziran 1939 ve yer Ankara’dır.
Bu antlaşmanın önemi, Türkiye’nin Hatay konusundaki hedefinin yalnızca bölgesel bir istek olarak kalmadığını, diplomatik bir anlaşmayla sonuçlandığını göstermesidir. Sınavda tarih kadar yer de önemli olabilir. Çünkü sorular bazen “hangi şehirde?” şeklinde gelir. Burada cevap Ankara’dır. Böylece bir aday hem tarih hem de mekân üzerinden konuyu sağlamlaştırmış olur.
Antlaşma, Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katılma yolunu açan temel diplomatik adımdır. Ancak bu adım tek başına yeterli değildir. Antlaşma yapıldıktan sonra Hatay Meclisi karar almış, ardından Türkiye’de yasal süreç tamamlanmıştır. Bu yüzden 23 Haziran 1939’u, 29 Haziran 1939’u ve 7 Temmuz 1939’u birbirine karıştırmadan öğrenmek gerekir. Bu üç tarih, aynı sürecin farklı aşamalarını gösterir.
Hatay Devleti’nin Türkiye’ye Katılma Kararı
Hatay Devleti Millet Meclisi, 29 Haziran 1939’da Türkiye’ye katılma kararı almıştır. Bu, sürecin siyasi olarak en kritik aşamalarından biridir. Çünkü devletin kaderi, kendi meclisinin iradesiyle belirlenmiştir. Kaynaklarda bu tarih tekrar tekrar verilmiştir ve bu da sınavda bu tarihin çok önemli olduğunu gösterir. Aday, 29 Haziran 1939 tarihini Hatay’ın Türkiye’ye katılma kararıyla eşleştirmelidir.
Bu kararın ardından Hatay Devleti, Türkiye’ye katılmış ve Hatay ili olmuştur. Kaynaklarda bu ifade de açık biçimde yer alır. Yani 29 Haziran 1939 yalnızca bir karar tarihi değil, aynı zamanda sonuç doğuran bir dönüm noktasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken şey, meclis kararının alınma tarihi ile yasal tamamlanma tarihinin farklı olmasıdır. Bu fark sorularda sıkça karıştırılır. Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katılma kararı 29 Haziran’da alınır; sürecin yasal tamamlanması ise 7 Temmuz’da olur.
Hatay’ın Türkiye’ye katılması, dış politikanın başarılı sonuçlarından biri olarak değerlendirilir. Ancak bu başarı, tek bir günün değil, ardışık adımların ürünüdür. Önce antlaşma, sonra meclis kararı, sonra yasal düzenleme ve son olarak Fransız birliklerinin çekilmesi gelir. Bu sıralama bilinmeden konunun mantığı tam oturmaz. KPSS’de kronoloji soruları geldiğinde bu zinciri doğru kurmak büyük avantaj sağlar.
Türkiye’de Yasal Tamamlama Süreci
Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katılma süreci sadece karşılıklı anlaşma ve meclis kararıyla bitmemiştir. Türkiye, 7 Temmuz 1939 tarihli bir yasayla Hatay ilini kurmuştur. Bu bilgi kaynaklarda birkaç kez tekrar edilmiştir ve özellikle “Hatay ilini kuran yasa” ifadesiyle vurgulanmıştır. Bu nedenle 7 Temmuz 1939, Hatay’ın Türkiye’nin idari yapısına katıldığı tarih olarak akılda tutulmalıdır.
Bu yasa, katılma işlemini tamamlayan son iç hukuk adımıdır. Başka bir deyişle, Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katılması bir siyasi irade beyanı olarak 29 Haziran’da ortaya çıkmış, fakat Türkiye açısından il kurulması 7 Temmuz’da resmileşmiştir. Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü sınavda adaydan bazen “katılma kararı hangi tarihte alındı?” bazen de “il hangi yasayla kuruldu?” diye sorulur. İkisinin cevabı aynı değildir, fakat aynı sürecin parçalarıdır.
Kaynaklarda bu tarih, farklı biçimlerde ifade edilir. “Türkiye, Hatay’ın katılma işlemini 7 Temmuz 1939 tarihli bir yasayla tamamlamıştır” denir. “Türkiye, 7 Temmuz 1939 tarihli bir yasayla Hatay ilini kurdu” ifadesi de yer alır. Bir başka kaynakta ise “Hatay ili 7 Temmuz 1939 tarihli yasayla kurulmuştur” denir. Bütün bu ifadelerin ortak anlamı, 7 Temmuz 1939’un Hatay’ın Türkiye içindeki resmî idari statüsünün başladığı tarih olduğudur.
Fransız Birliklerinin Çekilmesi
Hatay sürecinin son aşamalarından biri, Fransız birliklerinin bölgeden ayrılmasıdır. Fransız birlikleri Hatay’dan 23 Temmuz 1939’da çekilmiştir. Bu tarih, sürecin fiili olarak tamamlanması bakımından önem taşır. Çünkü bir toprak parçasının el değiştirmesi yalnızca kâğıt üzerindeki kararlarla değil, sahadaki askeri varlığın sona ermesiyle de tamamlanır.
Kaynaklarda bu bilgi iki kez tekrar edilir: “Fransız birlikleri Hatay’dan 23 Temmuz 1939’da çekilmiştir” ve “Fransız birlikleri Hatay’dan 23 Temmuz 1939’da ayrılmıştır.” İki ifade de aynı gerçeği anlatır. Sınavda “çıkma”, “çekilme”, “ayrılma” gibi farklı kelimeler kullanılabilir. Bu nedenle adayın anlam eşleştirmesi yapması gerekir. Temel tarih yine 23 Temmuz 1939’dur.
Bu tarihin önemi, 29 Haziran’da alınan katılma kararının hemen ardından fiili uygulamanın da tamamlandığını göstermesidir. Böylece Hatay meselesi, diplomatik anlaşma, meclis kararı, yasal düzenleme ve askeri çekilme ile bütünlüklü bir sonuca ulaşmıştır. Bu bütünlük, Atatürk Dönemi dış politikasının neden başarılı sayıldığını anlamaya yardımcı olur. Çünkü başarı yalnızca karar almak değil, o kararı sahada da uygulamaktır.
Hatay Sürecinin Kronolojik Özeti
Bu konuyu doğru öğrenmenin en iyi yolu, tarihleri sıralı biçimde zihinde kurmaktır. 2 Eylül 1938’de İskenderun Sancağı bağımsızlığını ilan ederek Hatay Devleti’nin kuruluşunu başlatır. Aynı süreçte Hatay Devleti’nin devlet başkanı Tayfur Sökmen olur, meclis başkanlığına Abdülgani Türkmen seçilir ve başbakanlığa Abdurrahman Melek getirilir. Meclis 40 üyeden oluşur ve bunun 22’si Türk üyedir.
Daha sonra 23 Haziran 1939’da Ankara’da Türkiye ile Fransa arasında Hatay’ın Türkiye’ye katılmasını kabul ettiren antlaşma imzalanır. Ardından 29 Haziran 1939’da Hatay Devleti Millet Meclisi Türkiye’ye katılma kararı alır. Bu karardan sonra Türkiye, 7 Temmuz 1939 tarihli yasayla Hatay ilini kurarak işlemi kendi hukuk düzeninde tamamlar. Son olarak Fransız birlikleri 23 Temmuz 1939’da Hatay’dan çekilir. Bu sıra doğru bilinirse, konu hem tarihsel hem de mantıksal olarak oturur.
Sınavda karıştırılabilecek en önemli nokta, 23 Haziran, 29 Haziran, 7 Temmuz ve 23 Temmuz tarihlerini birbirinden ayırmaktır. 23 Haziran antlaşma günüdür. 29 Haziran meclisin katılma kararını aldığı gündür. 7 Temmuz Türkiye’nin Hatay ilini kurduğu gündür. 23 Temmuz ise Fransız birliklerinin çekildiği gündür. Bu ayrım yapılmadığında aday çok benzer görünen sorularda hata yapabilir.
Sık Karıştırılan Noktalar
Hatay konusunda en sık karıştırılan başlıklardan biri, kuruluş tarihi ile katılma tarihidir. Hatay Devleti 2 Eylül 1938’de kurulur. Türkiye’ye katılması ise 29 Haziran 1939’da gerçekleşir. Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Biri bağımsız devletin kuruluşunu, diğeri ise Türkiye’ye katılma kararını anlatır. Sınavda bu iki tarih farklı bağlamlarda sorulabilir.
Bir başka karışıklık, devlet başkanı, meclis başkanı ve başbakan arasındadır. Tayfur Sökmen devlet başkanıdır. Abdülgani Türkmen meclis başkanıdır. Abdurrahman Melek başbakandır. Bu görevler birbirinden ayrılmadan ezberlenirse soru kaçırma ihtimali azalır. Özellikle eşleştirme sorularında bu üç isim ardışık biçimde sorulabilir.
Ayrıca Hatay Devleti’nin dil yapısı da karıştırılabilir. Resmî dil Türkçedir. İkinci resmî dil Fransızcadır. Burada “ikinci dil” ile “ikinci resmî dil” aynı çerçevede düşünülmelidir. Yani Fransızca, devlet düzeninde yer alan ikinci resmî dildir. Bu bilgi, Hatay’ın siyasi yapısı kadar kültürel ve idari düzenini de anlatır.
Son olarak, 23 Haziran 1939 ile 7 Temmuz 1939 arasındaki fark önemlidir. 23 Haziran’da antlaşma yapılır. 7 Temmuz’da Türkiye, Hatay ilini kuran yasayı çıkarır. Bunlar aynı gün değildir ve aynı işlem değildir. Bu yüzden soruda “antlaşma” mı yoksa “yasa” mı sorulduğuna dikkat etmek gerekir. Aynı durum 29 Haziran ile 23 Temmuz arasında da geçerlidir. Biri katılma kararı, diğeri çekilme tarihidir.
Atatürk Dönemi Dış Politikasında Önemi
Hatay meselesi, Atatürk Dönemi dış politikasının en dikkat çekici başarılarından biri olarak öğrenilir. Bunun nedeni, sürecin savaşla değil diplomasiyle ve aşamalı kararlarla tamamlanmış olmasıdır. Burada önemli olan, bir bölgenin statüsünün uluslararası antlaşma, yerel meclis kararı ve yasal düzenleme ile değiştirilmesidir. Bu tür çok aşamalı süreçler, KPSS’de dış politikanın nasıl işlediğini anlamaya yardımcı olur.
Konunun önemini artıran bir başka unsur da kısa süre içinde birden fazla resmî adımın atılmasıdır. Bu adımların her biri ayrı bir kaynaklarda vurgulanmıştır. Böylece adayın yalnızca tek bir tarihi değil, sürecin bütünü içinde yer alan tüm tarihleri öğrenmesi amaçlanır. Başarı, tarihleri tek tek ezberlemekten çok, o tarihlerin birbirine nasıl bağlandığını görmekle gelir.
Hatay meselesi ayrıca meclis iradesi ve hukuk düzeni açısından da öğreticidir. Hatay Millet Meclisi’nin kuruluşta ve katılma kararında oynadığı rol, temsil kurumunun dış politikadaki etkisini gösterir. Türkiye’nin 7 Temmuz 1939 tarihli yasayla Hatay ilini kurması da bu sürecin iç hukukta tamamlandığını ortaya koyar. Fransız birliklerinin 23 Temmuz 1939’da çekilmesi ise siyasi kararın fiili sonuç verdiğini kanıtlar.
Kapanış
Sonuç olarak Hatay Devleti, İskenderun Sancağı’nın 2 Eylül 1938’de bağımsızlığını ilan etmesiyle kuruldu. Devlet başkanı Tayfur Sökmen, meclis başkanı Abdülgani Türkmen, başbakan ise Abdurrahman Melek oldu. Meclis 40 üyeden oluşuyor ve bunların 22’si Türk üyelerden meydana geliyordu. Resmî dil Türkçe, ikinci resmî dil Fransızcaydı.
Süreç, 23 Haziran 1939’da Ankara’da Türkiye ile Fransa arasında imzalanan antlaşmayla ilerledi. Hatay Devleti Millet Meclisi 29 Haziran 1939’da Türkiye’ye katılma kararı aldı. Türkiye, 7 Temmuz 1939 tarihli yasayla Hatay ilini kurarak işlemi tamamladı. Fransız birlikleri de 23 Temmuz 1939’da Hatay’dan çekildi. Bu sıralamayı doğru bilmek, hem tarih bilgisi hem de sınav başarısı açısından çok değerlidir. Hatay meselesini bu çerçevede öğrenen bir aday, yalnızca bir tarih ezberlemiş olmaz; bir dış politika sürecini baştan sona anlamış olur.
Tarih diğer konular
Atatürk Dönemi Dış Politika örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalanması hangi alanla doğrudan ilgilidir?
Doğru cevap: Boğazların yönetimi
Açıklama: Montrö Boğazlar Sözleşmesi Boğazların statüsüyle ilgilidir.
Şıkları ve tam çözümü görHatay’ın Türkiye’ye katıldığı yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: 1939
Açıklama: Hatay 1939 yılında Türkiye’ye katılmıştır.
Şıkları ve tam çözümü gör23 Temmuz 1939'da bölgeden ayrılan askerî kuvvetlerin bağlı olduğu devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Fransa
Açıklama: 23 Temmuz 1939'da Hatay'dan çekilen birlikler Fransız birlikleridir.
Şıkları ve tam çözümü görBu satırlarda sözü edilen gelişmenin işaret ettiği belge aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Ankara Antlaşması
Açıklama: 23 Haziran 1939'da Hatay konusunda imzalanan belge Ankara Antlaşması'dır.
Şıkları ve tam çözümü görHatay meselesinin 1939'daki çözüm sürecine ilişkin aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğru değildir?
Doğru cevap: 23 Haziran 1939 - Hatay Devleti'nin Türkiye'ye katılması
Açıklama: 23 Haziran 1939 antlaşma tarihidir; Türkiye'ye katılma kararı 29 Haziran 1939'dadır.
Şıkları ve tam çözümü görBir tarih araştırmacısı Hatay meselesine ilişkin derlediği belgelerden birinde şu notu düşmüştür: "Fransız birlikleri bölgeyi terk ettiğinde Hatay Devleti başbakanı görevde bulunmaktaydı; ancak devlet başkanının koltuğu ile meclis başkanlığı makamı da Hatay'ın tarihsel sürecinde belirli kişilerin uhdesinde kalmıştır." Araştırmacının notunda geçen Fransız birliklerinin Hatay'dan çekilme tarihinde Hatay Devleti'nin başbakanı olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Abdurrahman Melek
Açıklama: 23 Temmuz 1939'da Fransız birlikleri Hatay'dan çekilirken Hatay Devleti'nin başbakanı Abdurrahman Melek'ti; Tayfur Sökmen devlet başkanı, Abdülgani Türkmen ise meclis başkanıydı.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre Hatay'ın Türkiye'ye katılması süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Türkiye'ye katılma, diplomatik mutabakatı izleyen siyasal ve askerî adımlarla tamamlanmıştır.
Açıklama: Tarih sırası, sürecin antlaşma, meclis kararı ve çekilme aşamalarıyla tamamlandığını gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre Hatay konusunda izlenen süreç için aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Sorunun diplomatik ve siyasal aşamalarının kısa aralıklarla ilerlediğine
Açıklama: Süreç, kısa aralıklarla ilerleyen diplomatik ve siyasal adımlardan oluşmuştur.
Şıkları ve tam çözümü gör1938'de bağımsızlığını ilan eden, devlet başkanlığına Tayfur Sökmen'in seçildiği ve başbakanlığını Abdurrahman Melek'in üstlendiği bu siyasi oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Hatay Devleti
Açıklama: 1938'de bağımsızlığını ilan eden oluşum Hatay Devleti'dir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Hatay sorununun çözümünde diplomatik sürecin askerî sonuçlardan önce tamamlandığına
Açıklama: Önce diplomatik anlaşma, sonra katılma kararı vardır.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?