2026 KPSS Ortaöğretim Matematik Problemler Konu Anlatımı
10 hap bilgi · 12 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu metin, problemler konusunun temel yapı taşlarını ve sık kullanılan işlem becerilerini ayrıntılı biçimde açıklar. Bölünebilme kuralları, yüzde, oran, ortalama, denklem kurma, olasılık ve birim dönüşümleri, sınavda nasıl kullanıldıklarıyla birlikte akıcı ve sistemli şekilde anlatılır.
Problemler Dünyasına Giriş
Problemler konusu, matematikte yalnızca işlem yapmayı değil, verilen bilgiyi doğru yorumlamayı da gerektirir. Bu nedenle KPSS’de bu alan, adayın sayıları, ilişkileri ve koşulları bir araya getirip doğru sonuca ulaşma becerisini ölçer. Konuya güçlü başlamak için önce bazı temel kuralları iyi bilmek gerekir; çünkü problem çözümünde çoğu zaman uzun hesaplardan önce doğru kuralı seçmek sonucu belirler.
Bu bölümde ele alınan bilgiler, problemler içinde en sık kullanılan temel araçlardır. Bir sayının belirli bir sayıya tam bölünüp bölünmediğini anlamak, yüzdeleri hesaplamak, iki büyüklük arasındaki oranı görmek, bir veri grubunun ortalamasını bulmak, basit denklemleri çözmek, olasılığı yorumlamak ve birimleri çevirmek; bunların hepsi soru çözümünde zaman kazandırır. Ayrıca bazı bilgilere farklı alanlardan örnekler verilmesi, matematiğin yalnızca soyut bir işlem dizisi olmadığını, gerçek hayatta da farklı bağlamlarda kullanıldığını gösterir.
Bölünebilme Kuralları
Problemlerde en sık karşılaşılan işlemlerden biri bölünebilmedir. Bir sayının belli bir sayıya tam bölünüp bölünmediğini hızlıca anlamak, uzun bölme yapmadan sonuca ulaşmayı sağlar. Bu özellikle çoktan seçmeli sorularda önemlidir; çünkü seçenekleri kontrol etmek yerine doğrudan kuralı uygulamak vakit kazandırır.
Bir doğal sayının 2 ile tam bölünebilmesi için birler basamağındaki rakamın çift olması gerekir. Çift rakamlar 0, 2, 4, 6 ve 8’dir. Bu kuralın sınavda önemi şuradadır: Sayının tamamına bakmadan yalnızca son basamağa bakarak karar verilebilir. Örneğin 134 sayısı 2 ile tam bölünür; çünkü birler basamağı 4’tür ve 4 çift bir rakamdır. Bu kuralın pratik değeri çok büyüktür; çünkü uzun sayılarda tek bir basamak üzerinden hızlı eleme yapılabilir.
Bir doğal sayının 3 ile tam bölünebilmesi için rakamları toplamının 3’ün katı olması gerekir. Bu kural, sayının tamamını değil, rakamlarının toplamını incelemeyi gerektirir. Örneğin 123 sayısında rakamlar toplanır: 1 + 2 + 3 = 6. Altı, 3’ün katı olduğu için 123 sayısı 3 ile tam bölünür. Sınavda bu bilgi özellikle sayı düzeni olan sorularda işe yarar; çünkü büyük bir sayı verildiğinde doğrudan toplama yaparak karar verilebilir.
Bir doğal sayının 4 ile tam bölünebilmesi için son iki basamağının oluşturduğu sayının 4’ün katı veya 00 olması gerekir. Bu kural, özellikle son iki basamağa odaklanmayı öğretir. Örneğin 1316 sayısında son iki basamak 16’dır ve 16, 4’ün katıdır; dolayısıyla 1316 sayısı 4 ile tam bölünür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sayının geri kalan kısmının değil, yalnızca son iki basamağın belirleyici olmasıdır. Bu tür sorularda adayın tüm sayıyı kontrol etmeye çalışması zaman kaybına neden olabilir.
Bir doğal sayının 5 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 veya 5 olması gerekir. Bu kural oldukça kısa ve pratiktir. Örneğin 245 ve 250 sayıları 5 ile tam bölünür; çünkü ilk sayının son basamağı 5, ikinci sayının son basamağı 0’dır. Özellikle seçenekli sorularda bu bilgi, hem hızlı kontrol sağlar hem de başka işlemlere geçmeden önce eleme yapmaya yardımcı olur.
Bir doğal sayının 9 ile tam bölünebilmesi için rakamları toplamının 9’un katı olması gerekir. Bu kural, 3 ile bölünebilme kuralına benzer ama daha sıkı bir koşul içerir. Örneğin 729 sayısında 7 + 2 + 9 = 18 olur. 18, 9’un katı olduğu için 729 sayısı 9 ile tam bölünür. Burada önemli olan, toplamın doğrudan 9 olması gerekmemesi; 9’un herhangi bir katı olmasıdır. Bu ayrıntı, adayın hatalı şekilde yalnızca 9’u aramasını engeller.
Bir doğal sayının 10 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 olması gerekir. Bu kural, onluk sistemin doğal sonucudur ve oldukça temel bir kontrol aracıdır. Örneğin 4500 sayısı 10 ile tam bölünür; çünkü son basamak 0’dır. Sınavda bu kural genellikle çok kolay görünür, fakat dikkat dağınıklığı yaşayan adayların hataya düşebileceği sorularda ilk kontrol edilmesi gereken basamaklardan biridir.
Bölünebilme kurallarını birlikte düşünmek, problemleri daha verimli çözmeyi sağlar. Örneğin bir sayı hem 2’ye hem 5’e tam bölünüyorsa, birler basamağı 0 olmalıdır; bu durumda sayı aynı zamanda 10 ile de tam bölünür. Böyle bağlantıları görmek, tek tek kuralları ezberlemekten daha sağlam bir kavrayış sağlar. KPSS’de sorular genellikle birden fazla özelliği aynı anda kontrol etmenizi ister; bu yüzden kurallar arasındaki benzerlikleri fark etmek önemlidir.
Yüzde Hesaplama
Problemler içinde yüzde, günlük hayatta en sık karşılaşılan matematiksel ilişkilerden biridir. İndirimler, artışlar, başarı oranları, sınav sonuçları ve kar-zarar gibi birçok durumda yüzde kullanılır. Bu yüzden yüzde hesabını mekanik bir işlem olarak değil, bir sayının belirli bir bölümünü bulma yöntemi olarak düşünmek gerekir.
Bir sayının yüzdesi hesaplanırken sayı, istenen yüzde oranıyla çarpılıp 100’e bölünür. Yani bir sayının %p’si = (sayı × p) / 100 biçimindedir. Bu formül, yüzde sorularının temelini oluşturur. Örneğin 200’ün %15’i hesaplanırken 200 × 15 / 100 işlemi yapılır ve sonuç 30 olur. Bu yöntem, yüzdeyi kesir mantığıyla ilişkilendirir; çünkü yüzde, aslında 100 üzerinden bir parçayı ifade eder.
Bu konunun sınavdaki önemi, sadece işlem yapmaktan ibaret olmamasıdır. Adayın, yüzde ifadesinin neyi anlattığını doğru anlaması gerekir. Bir sayının %15’i, o sayının 15 bölü 100’lük kısmıdır. Bu nedenle soru metninde geçen “%” işareti görülünce doğrudan oranlı bir parçalama düşünülmelidir. Özellikle uzun problem cümlelerinde yüzdeler bazen artış, bazen azalış, bazen de bir bütünden pay alma biçiminde karşımıza çıkar.
Yüzde hesabında sade düşünmek büyük avantaj sağlar. Örneğin 100’lük bir sayıda yüzdeyi hesaplamak kolaydır; çünkü 100’e bölme işlemi sonucu doğrudan oranı verir. Ancak sayılar büyüdüğünde işlem dikkat gerektirir. Yine de temel formül aynı kalır. Bu yüzden adayın ezberlemesi gereken ana yapı, sayıyı yüzdeyle çarpıp 100’e bölme düzenidir. Soruda verilen sayıya ve istenen yüzdeye dikkat etmek, yanlış çarpma ya da yanlış bölme hatalarını önler.
Oran Kavramı
Oran, iki çokluk arasındaki karşılaştırmayı gösterir. Problemlerde oran, bir miktarın diğerine göre ne kadar olduğunu anlamak için kullanılır. Bu kavram özellikle karışım, paylaşım ve karşılaştırma türü sorularda önemlidir. Oranı doğru kurmak, sorunun mantığını çözmek anlamına gelir.
İki çokluğun oranı, birinin diğerine bölümüyle bulunur ve ortak bölenleriyle sadeleştirilerek en yalın biçimde yazılır. Örneğin 12 ile 8’in oranı 12/8 olarak yazılır ve bu kesir 3/2’ye sadeleşir. Oran biçiminde ise 3:2 olur. Bu sadeleştirme, sayıları daha anlaşılır hâle getirir ve soru çözümünde ortak büyüklükleri görmeyi kolaylaştırır.
Oran sorularında en önemli nokta, hangi büyüklüğün hangisine oranlandığını doğru belirlemektir. Çünkü 12’nin 8’e oranı ile 8’in 12’ye oranı aynı değildir. Bu nedenle soru metnindeki sıraya dikkat etmek gerekir. Sınavlarda oran genellikle iki nicelik arasındaki ilişkinin özeti olarak verilir; adayın yapması gereken, bu ilişkiyi doğru biçimde yazıp sadeleştirmektir.
Oranın en yalın biçimde yazılması, hem işlemi kolaylaştırır hem de karşılaştırmayı netleştirir. Büyük sayılarla uğraşırken sadeleştirme yapılmadığında hata riski artar. Bu yüzden ortak bölenlerden yararlanmak çok önemlidir. Oran, tek başına bir işlem değil, iki nicelik arasındaki düzenli ilişkinin matematiksel ifadesidir.
Aritmetik Ortalama
Veri yorumlama ve tablo sorularında ortalama önemli bir araçtır. Bir grubun genel eğilimini tek bir sayı ile özetlemek için kullanılır. Bu nedenle ortalama, sadece matematikte değil, günlük hayatta da anlam taşır. KPSS’de adayın ortalamayı doğru hesaplaması, özellikle birden fazla değerin birlikte değerlendirildiği sorularda gereklidir.
Bir veri grubunun aritmetik ortalaması, tüm değerlerin toplamının değer sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu tanım oldukça nettir ve değişmez. Örneğin 4, 6 ve 8 sayılarının aritmetik ortalaması için önce toplam alınır: 4 + 6 + 8 = 18. Sonra bu toplam 3’e bölünür ve sonuç 6 olur. Buradaki mantık, grubun toplam etkisini eşit paylaşmaktır.
Ortalama sorularında adayın en sık yaptığı hata, toplamı yanlış hesaplamaktır. Özellikle uzun listelerde dikkat dağılması olabilir. Bu nedenle önce değerleri doğru toplamak, sonra değer sayısını doğru belirlemek gerekir. Ortalama, “büyüklüklerin ortak paydasını” gösteren tek bir sayı gibi düşünülebilir. Bu yüzden soru çözümünde sadece formülü bilmek yetmez; formülün ne anlattığını kavramak gerekir.
Aritmetik ortalama, problemler içinde diğer konularla da ilişki kurabilir. Örneğin sayıların toplamı verilip ortalama sorulabilir ya da ortalama verilip toplam istenebilir. Bu tarz sorularda, ortalamanın değer sayısına bağlı olduğu unutulmamalıdır. Değer sayısı değişirse ortalama da değişir. Bu nedenle yorum yaparken hem toplamı hem de kaç veri olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir.
Birinci Dereceden Denklem Kurma ve Çözme
Problemlerde bazen doğrudan işlem yapmak yeterli olmaz; bilinmeyeni bulmak için denklem kurmak gerekir. Özellikle bir durum “bir miktar artı bir sabit” ya da benzeri biçimde verildiğinde, denklem kurma yaklaşımı çözümün anahtarı olur. Bu yüzden temel denklem yapısını bilmek çok önemlidir.
Birinci dereceden ax + b = c denkleminde, a sıfırdan farklı olmak şartıyla bilinmeyen x = (c − b) / a biçiminde bulunur. Bu ifade, denklem çözmenin temel yolunu gösterir. Önce x’li terim yalnız bırakılır, sonra sabit terim karşı tarafa geçirilir ve en son katsayıya bölünür. Örneğin 3x + 5 = 20 denkleminde önce 5 karşı tarafa alınır: 3x = 15 olur. Sonra 15, 3’e bölünür ve x = 5 bulunur. Bu işlem, formül biçiminde yazıldığında da aynı sonucu verir.
Denklem çözmede en önemli nokta, işlemleri sırayla ve dikkatli yapmaktır. Eşitliğin iki tarafı dengede kalmalıdır; bir tarafta yapılan işlem diğer tarafta da uygulanmalıdır. KPSS’de bu tür sorular çoğunlukla kısa görünse de, dikkat hatası yapmaya çok açıktır. Özellikle eksi işareti ve bölme işlemi, adayların en çok yanılabildiği alanlardandır.
Bu denklemler problemler içinde çok kullanılır çünkü bilinmeyen durumları ifade etmenin en düzenli yoludur. Yaş, para, hız, sayı ve miktar problemlerinde bilinmeyen bir değer yerine x kullanılır. Sorunun metni dikkatlice okunup bilinmeyenin neyi temsil ettiği doğru anlaşılırsa, denklem kurmak oldukça kolaylaşır. Burada amaç, sözel ifadeyi matematik diline çevirmektir.
Olasılık Mantığı
Olasılık, bir olayın gerçekleşme ihtimalini sayısal olarak ifade eder. Eşit olasılıklı durumlarda bu kavram, istenen sonuçların tüm sonuçlara oranlanmasıyla bulunur. Bu yüzden olasılık soruları, çoğu zaman sayma ve oran düşüncesini birlikte kullanır. Temel mantığı doğru anlaşıldığında oldukça düzenli bir yapıya sahiptir.
Eşit olasılıklı bir deneyde bir olayın olasılığı, istenen durum sayısının tüm olası durum sayısına bölünmesiyle bulunur. Örneğin bir zar atıldığında çift sayı gelme olasılığı hesaplanırken uygun durumlar 2, 4 ve 6’dır; yani 3 durum vardır. Tüm olası durumlar 1’den 6’ya kadar toplam 6 tanedir. Bu durumda olasılık 3/6, yani 1/2 olur. Burada önemli olan, eşit olasılıklı koşullarda her sonucun aynı ağırlıkta kabul edilmesidir.
Olasılıkta “istenen durum” ile “tüm durum” ayrımı çok önemlidir. Soruyu çözerken önce neyin istendiği belirlenmelidir. Sonra olabilecek tüm sonuçlar listelenmeli veya düşünülmelidir. Bu düzen, yanlış sayma riskini azaltır. Özellikle benzer görünen sonuçların eksik ya da fazla sayılması, olasılık sorularında sık yapılan hatalardandır.
Bu konu, problemler içinde yorum becerisini en çok ölçen alanlardan biridir. Çünkü sayı bulmak kadar, hangi sonuçların uygun olduğunu fark etmek de gerekir. Bu nedenle soru çözerken acele etmek yerine durumu mantıksal olarak incelemek gerekir. Olasılık, yalnızca kesir hesabı değil, doğru sınıflandırma işidir.
Birim Dönüşümleri
Problemler içinde temel uzunluk ve zaman birimleriyle işlem yapmak sık karşılaşılan bir durumdur. Birden fazla birim verildiğinde, doğru karşılaştırma yapabilmek için aynı sisteme çevirmek gerekir. Bu yüzden birim dönüşümleri, özellikle metin problemlerinde çok önemlidir. Yanlış birimle işlem yapmak sonucu doğrudan bozar.
Temel uzunluk ve zaman birimleri çevrilirken 1 km = 1000 m, 1 m = 100 cm, 1 saat = 60 dakika ve 1 dakika = 60 saniye eşitlikleri kullanılır. Bu eşitlikler, dönüşümün temelini oluşturur. Örneğin 3 km, 3000 m’dir; çünkü kilometre metreye çevrilirken 1000 ile çarpılır. Benzer şekilde 2 saat, 120 dakikadır; çünkü saat dakika cinsine çevrilirken 60 ile çarpılır. Bu tarz dönüşümler, özellikle hız ve zaman ilişkisi içeren sorularda önem kazanır.
Birim dönüşümünde en kritik konu, hangi yönde çarpma ya da bölme yapılacağını bilmektir. Daha büyük birimden daha küçük birime geçerken sayı genellikle büyür; daha küçük birimden daha büyük birime geçerken sayı küçülür. Bu dönüşüm mantığını kavramak, yalnızca ezber yapmaktan daha güvenlidir. Sınavda verilen birimlerin aynı olması, işlemlerin doğru kurulması için zorunludur.
Zaman ve uzunluk birimleri, günlük hayatla doğrudan ilişkili olduğu için adaylar tarafından çoğu zaman kolay görülür. Ancak tam da bu nedenle dikkatsiz hatalar yapılabilir. Sorunun içinde birim değiştirme gerekiyorsa, önce birimlerin eşitliğini kurmak, sonra işlemi yapmak en sağlıklı yöntemdir. Böylece farklı birimlerin karışması önlenir.
Konular Arasındaki Bağlantılar
Problemler konusunu güçlü yapan şey, bu temel bilgilerin birbirinden kopuk değil, birbirini tamamlayan yapılar olmasıdır. Bölünebilme kuralları sayılar üzerinde hızlı kontrol sağlar; yüzdeler bir parçayı bulmayı öğretir; oranlar iki büyüklüğü karşılaştırır; ortalama verileri özetler; denklemler bilinmeyeni çözer; olasılık uygun durumları saydırır; birim dönüşümleri ise karşılaştırmayı mümkün kılar. Bu başlıkların her biri, farklı türde sorularda adayın elini güçlendirir.
Özellikle problemler sorularında “hangi kuralı kullanacağım” sorusu çoğu zaman asıl noktadır. Sayının son basamağına bakmak gerektiğinde bölünebilme kuralları devreye girer. Bir bütünden bir pay hesaplanacaksa yüzde formülü kullanılır. İki miktar karşılaştırılıyorsa oran düşünülür. Elinizde birkaç veri varsa ortalama aranabilir. Bilinmeyen bir değer varsa denklem kurulabilir. Şans içeren bir durum söz konusuysa olasılık uygulanır. Farklı birimler varsa dönüşüm yapılır.
Bu nedenle KPSS adayının yalnızca işlem yapmayı değil, problem tipini tanımayı öğrenmesi gerekir. Soru kökünü doğru okumak, hangi matematiksel aracın uygun olduğunu anlamayı sağlar. Bu açıdan problemler, bilgi kadar okuma dikkatini de ölçer. Özellikle uzun metinlerde önce verilenler, sonra istenenler belirlenmelidir.
Sık Karıştırılan Noktalar
Bu konularda adayların sık karıştırdığı bazı ayrımlar vardır. Bölünebilmede 3 ile 9 kuralları birbirine benzer görünse de aynı değildir; 3 için rakamlar toplamının 3’ün katı olması yeterliyken 9 için rakamlar toplamının 9’un katı olması gerekir. Bu küçük fark, sonucun yanlış çıkmasına neden olabilir. Benzer şekilde 4 ile bölünebilmede tüm sayıya değil, yalnızca son iki basamağa bakılır; bu ayrıntı unutulmamalıdır.
5 ile 10 ile bölünebilme de karıştırılabilir. 5 için son basamak 0 veya 5 olmalıdır; 10 için ise yalnızca 0 yeterlidir. Bu yüzden son basamağı kontrol ederken sorunun hangi bölünebilme kuralını istediği dikkatle okunmalıdır. Aday bazen doğru basamağa baksa bile yanlış kuralı uygulayabilir.
Yüzde ile oran da sık karışır. Yüzde, bir sayının 100 üzerinden kaç parça olduğunu gösterirken oran, iki çokluğun birbirine göre karşılaştırılmasıdır. Yüzde hesabında formül doğrudan bir sayının belirli yüzdesini bulmaya yöneliktir. Oranda ise iki değer birbirine bölünür ve sadeleştirilir. Bu ikisi arasında yapı farkı vardır; soru metni hangi ilişkiyi istediğini açıkça göstermelidir.
Ortalama ile toplam da bazen birbirine karıştırılır. Ortalama, toplamın değer sayısına bölünmesiyle bulunur; toplam ise ortalama ile değer sayısının çarpımına bağlıdır. Soruda veriler ve değer sayısı birlikte düşünülmelidir. Aynı şekilde denklem çözerken x’in yalnız bırakılması gerektiği unutulmamalıdır. x’i bulma süreci, eşitliğin dengesini bozmadan ilerlemelidir.
Olasılıkta en çok hata, uygun durumları eksik saymaktır. Zar örneğinde çift sayılar yalnızca 2, 4 ve 6’dır; tüm sayılar ise 1’den 6’ya kadar altı durumdur. Bu ayrım yapılmadan yanlış payda ya da pay seçilebilir. Birim dönüşümlerinde ise 1 km’nin 1000 m, 1 saatin 60 dakika, 1 dakikanın 60 saniye olduğu unutulursa işlem baştan bozulur. Bu eşitlikleri doğru kullanmak çok önemlidir.
Ek Düşünme ve Kavrama Yolu
Problemleri iyi çözmek için formülü ezberlemek kadar, formülün ne yaptığını anlamak gerekir. Bir sayının yüzdesi, o sayının belirli bir parçasını verir. Oran, iki değerin karşılaştırma dilidir. Ortalama, bir grubun ortak değerini gösterir. Denklem, bilinmeyeni düzenli bir eşitlik içinde bulmayı sağlar. Olasılık, ihtimali sayıya dönüştürür. Birim dönüşümleri ise ölçüleri aynı zemine taşır. Bu yaklaşım, konuları birbirinden bağımsız ezberlenmiş kurallar olmaktan çıkarır.
Sınavda başarı için en iyi yöntemlerden biri, soruyu okurken hangi aracın uygun olduğuna zihinden karar vermektir. Eğer soru “bir sayının yüzde kaçı” diyorsa yüzde formülü akla gelmelidir. Eğer iki sayının karşılaştırılması isteniyorsa oran düşünülmelidir. Eğer veri grubu varsa ortalama aranmalıdır. Eğer eşitlik içinde bilinmeyen varsa denklem kurulmalıdır. Eğer rastlantısal bir durum varsa olasılık hesaplanmalıdır. Eğer farklı ölçü birimleri varsa önce dönüşüm yapılmalıdır.
Bu bakış açısı, adayın işlem hızını artırır. Çünkü doğru aracı seçen kişi, gereksiz hesap yapmaz. Özellikle KPSS gibi süre yönetiminin önemli olduğu sınavlarda bu büyük avantaj sağlar. Temel kuralları sağlam öğrenmek, daha karmaşık problemleri de kolaylaştırır.
Toparlayıcı Sonuç
Problemler konusu, matematiğin en işlevsel alanlarından biridir. Bölünebilme kuralları, yüzde, oran, ortalama, denklem, olasılık ve birim dönüşümleri; hepsi birer çözüm aracıdır. Bu araçları doğru yerde kullanmak, soruyu yalnızca hesaplayarak değil anlayarak çözmeyi sağlar.
Aday için en önemli nokta, her kuralın ne zaman kullanılacağını bilmektir. Sayının son basamağı, rakamları toplamı, oran kurma, ortalama alma, bilinmeyen bulma, uygun durumları sayma ve birimleri eşitleme; bunlar problemler içinde sık geçen temel hareketlerdir. Bu temel yapılar iyi kavrandığında, soru metinleri daha anlaşılır hâle gelir ve çözüm süresi kısalır.
Sonuç olarak bu konu, yalnızca birkaç formülden ibaret değildir. Doğru okuma, doğru sınıflama ve doğru işlem adımlarıyla birleştiğinde çok güçlü bir sınav alanı oluşturur. Temel kuralları sağlam bilen aday, farklı problem türleri karşısında daha özgüvenli olur ve daha az hata yapar.
Matematik diğer konular
Problemler örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
x ile y arasında sabit bir çarpan bulunmaktadır. x = 6 iken y = 9 olduğuna göre, x = 14 iken y kaçtır?
Doğru cevap: 21
Açıklama: y/x = 9/6 = 3/2 olduğundan y = 14 · 3/2 = 21 olur.
Şıkları ve tam çözümü görx ve y pozitif sayıları için x : y = 5 : 8 ve x + y = 52 olduğuna göre, x kaçtır?
Doğru cevap: 20
Açıklama: Toplam 13 parçadır; bir parça 4 olduğundan x = 5 × 4 = 20'dir.
Şıkları ve tam çözümü görZeynep, aynı yolu saatte 60 km hızla 4 saatte almaktadır. Yolun tamamını saatte 80 km hızla alırsa bu yolculuk kaç saat sürer?
Doğru cevap: 3
Açıklama: Yol 240 km'dir; 240/80 işlemiyle yeni süre 3 saat bulunur.
Şıkları ve tam çözümü görElif 12 yaşındadır. Annesinin yaşı Elif’in yaşının 3 katıdır ve 6 yıl sonra annenin yaşı Elif’in yaşının 2 katı olacaktır. Buna göre, annenin bugünkü yaşı kaçtır?
Doğru cevap: 36
Açıklama: Anne 36 yaşındadır.
Şıkları ve tam çözümü görRakamları toplamı 27 olan bir doğal sayı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevap: 3 ile tam bölünür.
Açıklama: Rakamları toplamı 27 ise sayı 3 ile bölünür.
Şıkları ve tam çözümü görMert 200 TL’lik bir ürüne önce %20 indirim uygulanmış fiyat üzerinden ek olarak %10 indirim kuponu kullanıyor. Son fiyat kaç TL olur?
Doğru cevap: 144
Açıklama: Son fiyat 144 TL’dir.
Şıkları ve tam çözümü görBir sınıftaki 24 kız ve 16 erkek öğrencinin sayıları karşılaştırıldığında kız sayısının erkek sayısına oranı aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: 3:2
Açıklama: 24/16 = 3/2 olduğundan oran 3:2'dir.
Şıkları ve tam çözümü görBir mağazada 450 TL fiyatlı bir ürün %20 indirime tabi tutulmuştur. Buna göre ürünün indirimli fiyatı kaç TL'dir?
Doğru cevap: 360 TL
Açıklama: İndirim miktarı 450 × 20 / 100 = 90 TL; indirimli fiyat 450 − 90 = 360 TL.
Şıkları ve tam çözümü görAhmet bir marketten aldığı ürünlerin toplam bedelinin %20'si kadar indirim kazanmıştır. Alışveriş sepetindeki ürünlerin indirim öncesi toplam bedeli 350 TL olduğuna göre, Ahmet indirim sonrası kaç TL ödeyecektir?
Doğru cevap: 280 TL
Açıklama: İndirim = 350 × 20 / 100 = 70 TL; ödenecek = 350 − 70 = 280 TL.
Şıkları ve tam çözümü görMerve, 240 TL olan bir ayakkabıyı %25 indirimli satın almıştır. Buna göre Merve ayakkabı için kaç TL ödemiştir?
Doğru cevap: 180
Açıklama: İndirim: 240 × 25 / 100 = 60 TL. Ödenen: 240 − 60 = 180 TL.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?