2026 KPSS Önlisans Tarih Kurtuluş Savaşı Konu Anlatımı
12 hap bilgi · 19 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, Milli Mücadele’nin dönüm noktalarını ve bu süreçte alınan temel siyasal kararları ele alır. Amasya Genelgesi’nden Cumhuriyet’in ilanına kadar ilerleyen süreci, kongreler, antlaşmalar, cepheler ve devletleşme adımlarıyla birlikte açıklar.
Milli Mücadele'nin Başlangıcı
Amasya Genelgesi, 22 Haziran 1919’da yayımlanmıştır. Bu metin, mücadelenin yönünü belirleyen ilk açık çağrılardan biridir. Genelgede yer alan “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesi, kurtuluşun dışarıdan gelecek bir güçle değil, doğrudan milletin kendi iradesiyle sağlanacağını ortaya koyar. Bu düşünce, sonraki siyasi ve askerî adımların temelini oluşturur.
Kongreler Dönemi
Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1919’da başlamıştır. Bölgesel bir nitelikle toplanmasına rağmen aldığı kararlar bakımından ulusal özellik taşımıştır. Bu durum, yerel meselelerin ötesine geçen bir bağımsızlık anlayışının geliştiğini gösterir. Sivas Kongresi ise 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanmıştır. Kongrede Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tek çatı altında birleştirilmiştir. Böylece dağınık direniş yapıları ortak bir merkezde toplanmış, mücadelenin örgütlü zemini güçlenmiştir.
Ulusal Hedeflerin Belirlenmesi
Misak-ı Millî kararları 28 Ocak 1920’de kabul edilmiştir. Bunlar, Millî Mücadele’nin temel hedeflerini belirleyen son Osmanlı Mebusan Meclisi kararlarıdır. Bu kararlarla, mücadelenin hangi sınırlar ve ilkeler etrafında yürütüleceği daha açık hale gelmiştir. Böylece siyasi hedefler, askerî direnişin önüne geçen değil, onu tamamlayan bir çerçeve kazanmıştır.
TBMM'nin Açılışı ve Egemenlik Anlayışı
Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmıştır. Bu gelişme, millî iradenin doğrudan temsil edildiği yeni bir yönetim merkezinin kurulması anlamına gelir. Teşkilat-ı Esasiye’ye göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilke, devletin dayanağını padişah otoritesinden çıkarıp millete bağlar. Böylece mücadele yalnızca cephede değil, yönetim düzeninde de yeni bir kurucu çizgiye ulaşır.
Doğu Cephesi ve Dış Tanınma
Gümrü Antlaşması, TBMM ile Ermenistan arasında 1920 yılında imzalanmıştır. Antlaşma TBMM adına Kazım Karabekir tarafından imzalanmıştır ve bu anlaşma ile Doğu Cephesi kapanmıştır. Bu kapanış, doğuda askerî baskının azalması ve TBMM’nin diplomatik alanda güç kazanması açısından önemlidir. Moskova Antlaşması ile TBMM’yi tanıyan ilk Avrupalı devlet Sovyet Rusya olmuştur. Bu tanıma, yeni Türk yönetiminin uluslararası alanda meşruiyet kazanmaya başladığını gösterir.
Batı Cephesi ve Siyasi Görüşmeler
İnönü Savaşı 10 Ocak 1921’de yapılmıştır. Bu savaş, düzenli ordu mücadelesinin önemini gösteren bir aşamadır. Aynı dönemde Londra Konferansı 23 Şubat-12 Mart 1921 tarihleri arasında toplanmıştır. Bu konferans, siyasi çözüm arayışlarının sürdüğünü, ancak sahadaki askerî gelişmelerin görüşmelerin yönünü etkilediğini gösterir. Güney Cephesi ise düzenli ordunun savaşmadığı tek cephedir. Bu cephedeki mücadele, farklı bir savunma koşulunun varlığını ortaya koyar.
Son Askerî ve Siyasal Dönüşüm
Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başlamış; 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafer kazanılmıştır. Bu zafer, askerî mücadelenin sonuçlanmasında belirleyici bir aşamadır. Ardından saltanat, 1 Kasım 1922’de TBMM tarafından kaldırılmıştır. Böylece eski siyasal düzenin temel dayanağı ortadan kalkmıştır. Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanmıştır. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edilmiş ve Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. Son olarak halifelik 3 Mart 1924’te kaldırılmış; aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir. Antep’in 1921 yılında “Gazi” unvanını alması da bu dönemin halk direnişini ve yerel kahramanlıklarını yansıtan önemli bir gelişmedir.
Tarih diğer konular
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?