2026 KPSS Önlisans Matematik Sayılar Konu Anlatımı
8 hap bilgi · 11 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, sayılar konusunun bölünebilme kuralları, yüzde, oran, aritmetik ortalama, birinci dereceden denklemler, olasılık ve temel birim dönüşümleri gibi temel başlıklarını tek tek ve bağlantılarıyla açıklar. Her kuralın mantığını, nasıl kullanıldığını ve sınavda hangi tür sorularda işe yaradığını ayrıntılı biçimde ele alır.
Sayılar Dünyasına Giriş
Sayılar konusu, matematiğin en temel ve en sık kullanılan alanlarından biridir. KPSS Önlisans düzeyinde bu konu yalnızca işlem yapmayı değil, aynı zamanda doğru kuralı hızlı seçmeyi de gerektirir. Bu yüzden burada öğrenilecek her bilgi, ileride karşılaşılacak birçok sorunun kısa yoldan çözülmesini sağlar. Özellikle bölünebilme, yüzde, oran, ortalama, denklem, olasılık ve birim dönüşümleri gibi başlıklar, sınavda farklı soru tipleri içinde sık sık karşımıza çıkar.
Bu konunun gücü, formülleri ezberlemekten çok onların mantığını kavramakta yatar. Bir sayının belirli bir sayıya bölünüp bölünmediğini anlamak, bir ifadenin ne kadar arttığını ya da azaldığını bulmak, iki büyüklüğü karşılaştırmak veya basit bir bilinmeyeni çözmek çoğu zaman tek bir temel fikre dayanır. Bu nedenle konuyu parça parça öğrenmek önemlidir; ama parçaların birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu görmek daha da önemlidir.
Bölünebilme Kuralları
Sayılar konusunun en temel ve en pratik alanlarından biri bölünebilme kurallarıdır. Bu kurallar, bir doğal sayının başka bir sayıya kalansız bölünüp bölünmediğini hızlıca anlamamıza yardım eder. Sınavda uzun uzun bölme yapmak yerine çoğu zaman bu kuralları kullanmak büyük zaman kazandırır. Özellikle çok basamaklı sayılarda bu kurallar, hem işlemi hızlandırır hem de hata yapma riskini azaltır.
Bir sayının 2 ile tam bölünebilmesi için birler basamağındaki rakamın çift olması gerekir. Çift rakamlar 0, 2, 4, 6 ve 8’dir. Bu bilgi çok önemlidir; çünkü sayının geri kalan basamaklarına bakmaya gerek kalmadan sadece son basamağa bakarak karar verilebilir. Örneğin 134 sayısında birler basamağı 4 olduğu için bu sayı 2 ile tam bölünür. Sınavda bu kural, özellikle hızlı eleme yapmanız gereken seçenekli sorularda çok işe yarar.
Bir sayının 5 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 veya 5 olması gerekir. Bu da yine yalnızca son basamağa bakarak karar vermeyi sağlar. Örneğin 245 ve 250 sayıları 5 ile tam bölünür. Bu kural, 10 ile bölünebilme kuralıyla çok yakın görünse de aynı değildir; çünkü 10 ile bölünebilmek için son basamak yalnızca 0 olmalıdır. Bu ayrım küçük görünür ama sınavda dikkat gerektirir.
Bir sayının 10 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 olması gerekir. Örneğin 4500 sayısı 10 ile tam bölünür. Burada mantık oldukça açıktır: son basamağı 0 olan her sayı, onluk yapıya tam uyum gösterir. Özellikle çok basamaklı sayılarda hızlı kontrol için en kolay kurallardan biridir. 5 ile 10 kuralını karıştırmamak gerekir; 5 için 0 veya 5 yeterliyken, 10 için yalnızca 0 gerekir.
Bir sayının 4 ile tam bölünebilmesi için son iki basamağının oluşturduğu sayının 4’ün katı ya da 00 olması gerekir. Burada tek basamak değil, son iki basamak önem kazanır. Örneğin 1316 sayısında son iki basamak 16’dır ve 16, 4’ün katı olduğu için 1316 sayısı 4 ile tam bölünür. Bu kuralın sınavdaki değeri şuradadır: sayının tamamını bölmeye gerek kalmadan son iki basamağa bakarak karar verebilirsiniz. Son iki basamak 00 ise de sayı 4 ile tam bölünür; bu özel durum da kuralın içinde yer alır.
Bir sayının 3 ile tam bölünebilmesi için rakamları toplamının 3’ün katı olması gerekir. Bu kural, büyük sayılarda çok kullanışlıdır çünkü sayının basamaklarını toplayarak kontrol yapmak yeterlidir. Örneğin 123 sayısında 1 + 2 + 3 = 6 olur ve 6, 3’ün katı olduğu için 123 sayısı 3 ile tam bölünür. Bu yöntemde sayı kaç basamaklı olursa olsun aynı mantık geçerlidir. Özellikle sayının kendisi büyük ve seçenekler arasında kafa karıştırıcı olduğunda, rakamlar toplamı üzerinden kontrol yapmak büyük kolaylık sağlar.
Bir sayının 9 ile tam bölünebilmesi için rakamları toplamının 9’un katı olması gerekir. Bu kural, 3 ile bölünebilme kuralına benzer; fakat burada 3 yerine 9’a bakılır. Örneğin 729 sayısında 7 + 2 + 9 = 18 bulunur ve 18, 9’un katı olduğu için 729 sayısı 9 ile tam bölünür. Bu tür sorularda öğrencilerin en çok dikkat etmesi gereken nokta, rakamlar toplamını yanlış hesaplamamaktır. Küçük bir toplama hatası, bölünebilme kararını da yanlış yapmanıza neden olur.
Bu kuralları birlikte düşünmek önemlidir çünkü bazı sayılar birden fazla kurala aynı anda uyabilir. Örneğin bir sayı hem 2’ye hem 5’e bölünebiliyorsa, son basamağının 0 olması gerekir. Bu durum 10 ile bölünebilme kuralını da doğal olarak çağrıştırır. Benzer şekilde bir sayının rakamları toplamı 9’un katıysa, aynı zamanda 3’ün katı olma özelliği de vardır. Sınavda bunları ilişkilendirmek, seçenekleri daha hızlı elemenize yardım eder.
Bölünebilme sorularında en önemli beceri, doğru kuralı doğru yerde kullanmaktır. Bazı öğrenciler tüm sayıyı işlemeye kalkar ve vakit kaybeder. Oysa 2, 5 ve 10 için sadece son basamak; 4 için son iki basamak; 3 ve 9 için ise rakamlar toplamı yeterlidir. Hangi sayıda hangi kuralın kullanılacağını bilirseniz, işlem yükü ciddi biçimde azalır. Bu yüzden bölünebilme kuralları sadece bir bilgi listesi değil, aynı zamanda zaman yönetimi aracıdır.
Yüzde Hesaplamaları
Yüzde, bir sayının yüzlük bir bütün içindeki payını gösterir. Gündelik hayatta indirim, artış, kar, zarar ve oranlı karşılaştırmalar için çok sık kullanılır. Matematikte ise yüzdeli ifadeleri doğru okuyup doğru formüle yerleştirmek gerekir. KPSS’de bu konu, işlem becerisi kadar dikkat de ölçer.
Bir sayının yüzdesi hesaplanırken sayı, istenen yüzde oranıyla çarpılıp 100’e bölünür. Yani bir sayının %p’si, (sayı × p) / 100 biçiminde bulunur. Bu formül, yüzdelik hesapların temelidir ve yalnızca ezberlenmesi değil, ne anlama geldiğinin anlaşılması gerekir. Burada sayıdan istenen pay, yüzde oranı kadar alınır; 100’e bölme işlemi ise yüzdelik sistemi paydada sabitlemek için kullanılır.
Örneğin 200’ün %15’i, (200 × 15) / 100 işlemiyle bulunur ve sonuç 30’dur. Bu örnek, formülün nasıl kullanıldığını açıkça gösterir. Sayıyı yüzde oranıyla çarpıp 100’e bölmek, işlemin standart yoludur. Sorularda bazen bu işlem doğrudan istenir, bazen de artış ya da azalış şeklinde dolaylı verilir; ama temel hesap aynıdır.
Yüzde sorularında dikkat edilmesi gereken nokta, önce neyin yüzde kaçının istendiğini doğru anlamaktır. Soru bazen “%15’i” der, bazen de “yüzde 15’lik kısmı” ya da “15 oranı” gibi ifadeler kullanabilir. İfadeler değişse de işlem mantığı aynı kalır. Bu yüzden yüzde konusunu sadece bir formül olarak değil, bir “pay bulma yöntemi” olarak görmek gerekir.
Oran Kavramı
İki çokluğun oranı, birinin diğerine bölümüyle bulunur. Elde edilen oran, ortak bölenleriyle sadeleştirilerek en yalın biçimde yazılır. Oran, iki büyüklüğü karşılaştırmanın kısa ve düzenli yoludur. Sınavda oran soruları çoğu zaman sayıları sadeleştirme, karşılaştırma veya ilişki kurma amacıyla kullanılır.
Örneğin 12 ile 8’in oranı 12/8 biçiminde yazılır ve bu kesir sadeleştirildiğinde 3/2 olur. Oran olarak da 3:2 şeklinde ifade edilir. Bu örnek, oran yazarken sadece bölme işlemi yapmanın yeterli olmadığını, sonucu sadeleştirmenin de gerektiğini gösterir. En yalın biçim, karşılaştırmayı daha anlaşılır hale getirir.
Oran konusu, farklı alanlarla kolayca birleşebilir. Bir çokluk diğerinin belirli bir katı olduğunda ya da iki sayı arasında düzenli bir ilişki bulunduğunda oran kullanılır. Bu nedenle oranı yalnızca iki sayıyı yan yana yazmak gibi düşünmemek gerekir. Asıl amaç, aralarındaki büyüklük ilişkisini sade ve doğru biçimde göstermektir.
Oran sorularında en sık yapılan hata, sadeleştirmeyi unutmak ya da yanlış yapmaktır. Oysa oranı en yalın biçimde yazmak, hem doğru sonuç vermek hem de başka işlemlere zemin hazırlamak açısından önemlidir. Özellikle kesir görünümündeki oranlarda pay ve paydanın ortak bölenlerini bulmak, sorunun temel adımıdır. KPSS’de oran bilgisi, başka konuların içinde gizlenmiş halde de karşınıza çıkabilir.
Aritmetik Ortalama
Bir veri grubunun aritmetik ortalaması, tüm değerlerin toplamının değer sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu, veri topluluğunun genel seviyesini gösteren temel bir ölçüdür. Sınavlarda çoğu zaman kısa veri tabloları, ardışık sayı kümeleri ya da birkaç elemanlı gruplar üzerinden sorulur. Bu yüzden işlemi doğru kurmak oldukça önemlidir.
Örneğin 4, 6 ve 8 sayılarının aritmetik ortalaması (4 + 6 + 8) / 3 = 6’dır. Burada önce tüm değerler toplanmış, sonra değer sayısı olan 3’e bölünmüştür. Bu yöntem, ortalamanın neden “eşit paylaşım” fikrini taşıdığını da gösterir. Toplam değer, grup içindeki eleman sayısına eşit olarak dağıtılmış gibi düşünülür.
Aritmetik ortalamada dikkat edilmesi gereken şey, toplama ve bölme sırasını doğru uygulamaktır. Önce değerler toplanır, sonra kaç tane oldukları sayılır ve toplam bu sayıya bölünür. Bu iki adımın yerini karıştırmak yanlış sonuca götürür. Sınavda özellikle kısa sorularda işlem basit görünse de dikkatsizlik hataları sık yaşanır.
Ortalama kavramı, veri okuma alışkanlığını da güçlendirir. Bir grubun elemanları arasında dengeli bir temsil sunar. Bu nedenle yalnızca matematiksel bir işlem değil, aynı zamanda yorumlama aracıdır. KPSS’de ortalama soruları bazen doğrudan hesaplama, bazen de eksik değeri bulma şeklinde gelebilir; ancak temel mantık hep aynıdır.
Birinci Dereceden Denklem
Birinci dereceden denklemler, bilinmeyeni tek bir temel işlemle bulmayı sağlar. ax + b = c biçimindeki bir denklemde, a sıfırdan farklıdır ve bilinmeyen x için çözüm yapılır. Bu tür denklemler matematiğin en temel cebir konularındandır ve daha ileri konuların da temelini oluşturur. Bu yüzden çözüm mantığını net biçimde öğrenmek gerekir.
Bu denklemde bilinmeyen, x = (c − b) / a biçiminde bulunur. Yani önce sabit terim olan b, sağ tarafa aktarılır ve çıkarılır; sonra sonuç a’ya bölünür. Örneğin 3x + 5 = 20 denkleminde x = (20 − 5) / 3 olur ve sonuç 5’tir. Bu örnek, işlemin tek bir standart akışla çözüldüğünü gösterir.
Denklem çözümünde asıl amaç, x’i yalnız bırakmaktır. Bunun için önce x’in yanında bulunan sayıdan kurtulmak gerekir. Sabit terim diğer tarafa geçtiğinde işaret değiştirir; sonra katsayıya bölme yapılır. Bu mantık, farklı sayılarla yazılmış denklemlerde de aynı şekilde işler.
Sınavda birinci dereceden denklem soruları bazen doğrudan çözüm ister, bazen de başka bir problemi denklem biçimine dönüştürmenizi bekler. Bu nedenle formülü bilmek kadar formülün hangi mantığa dayandığını anlamak da önemlidir. a ≠ 0 koşulu da boşuna değildir; çünkü a sıfır olursa x’i bulma işlemi anlamını kaybeder. Bu ayrıntı, denklemin geçerli biçimde kurulması için gereklidir.
Olasılık Temelleri
Olasılık, bir olayın gerçekleşme ihtimalini sayısal olarak ifade eder. Eşit olasılıklı bir deneyde bir olayın olasılığı, istenen durum sayısının tüm olası durum sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu temel kural, olasılık sorularının başlangıç noktasıdır. Sınavda özellikle kısa ve düzenli deneylerde bu mantık doğrudan uygulanır.
Örneğin bir zar atıldığında çift sayı gelme olasılığı 3/6’dır ve bu sadeleştirilince 1/2 olur. Burada istenen durumlar 2, 4 ve 6’dır; yani üç durum vardır. Tüm olası durumlar ise zarın altı yüzünden oluşur. Bu örnek, olasılıkta doğru sayım yapmanın ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterir.
Olasılık sorularında önce deneyin tüm mümkün sonuçlarını belirlemek gerekir. Ardından sorunun istediği durumlar sayılır. Bu iki sayım doğru yapılmadan olasılık bulunamaz. Formül basit görünse de hata çoğu zaman saymada yapılır; bu yüzden özellikle dikkatli olmak gerekir.
Eşit olasılıklı deney ifadesi çok önemlidir. Bu ifade, tüm sonuçların gerçekleşme şansının eşit olduğunu anlatır. Böyle bir durumda olasılık doğrudan bölme işlemiyle bulunur. KPSS’de olasılık soruları bazen zar, para veya benzeri basit düzenekler üzerinden gelir ve doğru sayma becerisini ölçer.
Temel Birim Dönüşümleri
Matematikte yalnızca sayıları değil, ölçü birimlerini de doğru çevirmek gerekir. Temel uzunluk ve zaman birimleri çevrilirken bazı sabit eşitlikler kullanılır. Bunlar 1 km = 1000 m, 1 m = 100 cm, 1 saat = 60 dakika ve 1 dakika = 60 saniye şeklindedir. Bu eşitlikler, ölçü problemlerinin temelini oluşturur.
Örneğin 3 km = 3000 m olur. Çünkü 1 kilometre 1000 metredir ve 3 kilometre bu değerin üç katıdır. Benzer şekilde 2 saat = 120 dakika olur. Çünkü 1 saat 60 dakikadır ve iki saat bu değerin iki katıdır. Bu örnekler, dönüşümün çarpma mantığıyla yapıldığını gösterir.
Birim dönüşümlerinde dikkat edilmesi gereken nokta, aynı tür birimler arasında işlem yapmaktır. Uzunlukta kilometreyi metreye, metreyı santimetreye; zamanda ise saati dakikaya, dakikayı saniyeye çevirmek gerekir. Bu eşitlikler karıştırıldığında sonuç hemen bozulur. Özellikle uzun ve zaman sorularında doğru birimle çalışmak çözümün ilk adımıdır.
Sınav açısından bu konu, tek başına basit görünse de pek çok sorunun içinde yer alabilir. Örneğin bir süreyi dakikaya çevirip işlem yapmanız ya da uzunluğu başka bir birime dönüştürüp karşılaştırmanız gerekebilir. Bu nedenle dönüşüm eşitliklerini ezberlemek yetmez; hangi durumda hangisinin kullanılacağını da bilmek gerekir. Hızlı ve doğru dönüşüm, işlem yükünü azaltır.
Konular Arasındaki Bağlantılar
Sayılar konusu içinde yer alan başlıklar ilk bakışta birbirinden ayrı gibi görünse de aslında hepsi ortak bir mantığa dayanır: sayıyı doğru okumak, doğru parçaya odaklanmak ve uygun işlemi seçmek. Bölünebilme kuralları sayının yapısını incelerken, yüzde ve oran sayılar arasındaki ilişkiyi anlatır. Ortalama, bir grup içindeki dengeyi bulur; denklem, bilinmeyeni ortaya çıkarır; olasılık ise mümkün durumları düzenler.
Bu bağlantılar sınavda çok işinize yarar. Örneğin bir sayının 10 ile bölünebilmesi için son basamağa bakmanız gerekirken, yüzde hesabında sayıyı 100’e bölmeniz gerekir. Oranda iki çokluğu sadeleştirerek yazarsınız, ortalamada ise toplamı değer sayısına bölersiniz. Hepsinde ortak olan şey, işlemi gereksiz yere uzatmadan temel ilişkiyi bulmaktır.
Bir başka önemli bağlantı da dikkat ve doğrulama alışkanlığıdır. Rakamlar toplamı ile çalışan 3 ve 9 kurallarında toplama hatası yapmamak gerekir. Son iki basamağa bakan 4 kuralında ise sayının tamamına değil, yalnızca ilgili kısmına odaklanılır. Olasılıkta ise doğru durumları saymak, oranlarda doğru sadeleştirmek ve denklemlerde x’i doğru yalnız bırakmak gerekir. Yani her başlıkta ortak başarı unsuru, işlemi mantığıyla birlikte yürütmektir.
Sık Karıştırılan Noktalar
Bu konuda en çok karıştırılan ayrıntılardan biri 5 ile 10 kurallarıdır. 5 ile tam bölünebilmek için son basamak 0 veya 5 olabilirken, 10 ile tam bölünebilmek için yalnızca 0 gerekir. Bu fark küçük görünse de sorunun cevabını doğrudan etkiler. Bu yüzden son basamak kontrolü yaparken hangi sayı için bakıldığını mutlaka netleştirmek gerekir.
Bir diğer karışıklık 3 ve 9 bölünebilme kuralları arasındadır. İkisinde de rakamlar toplamı kullanılır; ancak 3 için toplamın 3’ün katı olması yeterlidir, 9 için ise toplamın 9’un katı olması gerekir. Sayı 9’a bölünüyorsa zaten 3’e de bölünebilir; fakat tersi her zaman doğru değildir. Bu ayrımı bilmek, seçenekli sorularda yanlış eleme yapmanızı engeller.
4 ile bölünebilme kuralında son iki basamağın önemi bazen gözden kaçar. Öğrenciler bazen sayının tüm basamaklarına bakmaya çalışır, oysa karar yalnızca son iki basamağa göre verilir. Son iki basamak 00 ise de sayı 4 ile bölünür. Bu özel durumu akılda tutmak gerekir.
Yüzde sorularında da formül çok basit olsa bile yanlış anlama olabilir. Bir sayının %p’si hesaplanırken sayının p ile çarpılıp 100’e bölünmesi gerekir. Sadece p’yi sayıya eklemek ya da başka bir işlem yapmak doğru değildir. Oran sorularında ise sadeleştirme unutulmamalıdır. 12 ile 8’in oranı doğrudan 12:8 değil, 3:2 şeklinde en yalın biçimde yazılmalıdır.
Ortalama hesabında da toplama ve bölme sırası önemlidir. Tüm değerler toplanmadan bölme yapılmaz. Denklem çözümünde ise sabit terimi yanlış işaretle karşı tarafa geçirmek sık yapılan hatalardandır. Olasılıkta ise istenen durumları ve tüm durumları karıştırmamak gerekir. Bir zar örneğinde çift sayı gelmesi için 3 uygun durum vardır; bu üç durum altı olası durum içinde değerlendirilir.
Bütün bu noktalar, sınavda hız kadar dikkat gerektiğini gösterir. Kuralı bilmek tek başına yetmez; hangi durumda hangi kuralı uyguladığınızı açıkça ayırt etmeniz gerekir. Özellikle benzer görünen kurallar arasında küçük farklar vardır ve bu farklar sonuca doğrudan etki eder. Bu nedenle çalışırken her kuralın yanına kısa bir mantık notu koymak çok faydalıdır.
Sınavda Uygulama Mantığı
KPSS’de sayılar konusu çoğu zaman doğrudan kural sorusu olarak gelir. Bazen de bir problem içinde gizlenir ve hangi kuralın kullanılacağına siz karar verirsiniz. Bu nedenle yalnızca cevabı bilmek değil, soruyu okur okumaz doğru başlığa yönelmek önemlidir. Bir sayının son basamağı mı soruluyor, rakamlar toplamı mı aranıyor, yoksa bir oran mı kuruluyor; bu ayrım ilk adım olmalıdır.
Bölünebilme kurallarında hızlı karar verme avantaj sağlar. 2, 5 ve 10 için son basamak; 4 için son iki basamak; 3 ve 9 için rakamlar toplamı kontrol edilir. Yüzde sorularında sayının yüzde oranıyla çarpılıp 100’e bölündüğünü hatırlamak yeterlidir. Oranlarda kesri sadeleştirmek, ortalamada toplamı değer sayısına bölmek, denklemde x’i yalnız bırakmak, olasılıkta uygun durumları toplam durumlara bölmek gerekir.
Birim dönüşümlerinde ise hedef birimi önceden belirlemek işleri kolaylaştırır. Metreyi kilometreye mi çevireceksiniz, saati dakikaya mı? Bu sorunun cevabı işlemin yönünü belirler. 1 km = 1000 m ve 1 saat = 60 dakika gibi eşitlikler bu yüzden çok değerlidir. Hangi dönüşümü yapacağınızı bilirseniz, çarpma mı bölme mi yapmanız gerektiği de netleşir.
Sonuç Olarak
Sayılar konusu, matematiğin hem en temel hem de en işlevsel alanlarından biridir. Bölünebilme kuralları sayının yapısını anlamayı, yüzde ve oran karşılaştırma yapmayı, aritmetik ortalama veri grubunu yorumlamayı, birinci dereceden denklemler bilinmeyeni çözmeyi, olasılık mümkün sonuçları değerlendirmeyi, birim dönüşümleri ise ölçüleri doğru kullanmayı öğretir. Bu başlıkların her biri, sınavda ayrı görünse de aslında aynı zihinsel beceriyi güçlendirir: doğru bilgiyi doğru yerde kullanmak.
Bu konuyu iyi öğrenen bir aday, yalnızca tek tek kuralları ezberlemiş olmaz; aynı zamanda işlem yaparken neye odaklanacağını da bilir. Hangi soruda son basamağa bakılacağını, hangi soruda rakamlar toplamının yeterli olduğunu, hangi durumda kesir sadeleştirileceğini ve hangi soruda uygun durumların sayılacağını ayırt edebilir. Bu farkındalık, KPSS’de hem hız hem de doğruluk kazandırır.
Kısacası sayılar, dikkatli okuma ve doğru kural seçme becerisinin merkezindedir. Kuralları mantığıyla birlikte öğrenmek, sınavda karşılaşacağınız çok sayıda soruyu daha kısa ve güvenli şekilde çözmenizi sağlar. Bu yüzden her alt başlığı ayrı bir işlem gibi değil, aynı büyük resmin parçaları gibi görmek en doğru yaklaşımdır.
Matematik diğer konular
Sayılar örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Buna göre paketlerde kalan pirinç miktarı kaç kilogramdır?
Doğru cevap: 13
Açıklama: Beş pakette 15 kg pirinç vardır; 2 kg aktarılınca 13 kg kalır.
Şıkları ve tam çözümü göra ve b sırasıyla 5 ve 2 asal sayıları olduğuna göre, a² − 3b işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 19
Açıklama: a=5 ve b=2 alınarak 5² − 3·2 hesaplanır ve sonuç 19 bulunur.
Şıkları ve tam çözümü görx ve y sırasıyla 5 ve 3 asal sayıları olduğuna göre, (x + 2) · y + 1 işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 22
Açıklama: 5 ve 3 yerine yazılır; (5 + 2) · 3 + 1 işlemi 22 eder.
Şıkları ve tam çözümü görx = 17 ve y = 8 olduğuna göre, x² − y² işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 225
Açıklama: 17² − 8² = 289 − 64 = 225'tir.
Şıkları ve tam çözümü görx = 84 ve y = 36 olduğuna göre, (x − y)/4 + 5 işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 17
Açıklama: (84 − 36)/4 + 5 = 48/4 + 5 = 17'dir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre Ali'nin aldığı kuru yemişlerin kilogram başına ortalama fiyatı kaç TL'dir?
Doğru cevap: 46
Açıklama: 230 TL toplam ödeme 5 kg'a bölünür ve ortalama fiyat 46 TL olur.
Şıkları ve tam çözümü görKalan kişiler aynı hızla çalışmaya devam ettiğine göre, işin tamamı kaç günde bitirilmiştir?
Doğru cevap: 20
Açıklama: 90−30 = 60 kişi-gün kalır; 60/4 = 15 ve toplam süre 20 gündür.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?