2026 KPSS Önlisans Matematik Geometri Konu Anlatımı
8 hap bilgi · 9 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, sayılarda bölünebilme kuralları, yüzde hesabı, oran, aritmetik ortalama, birinci dereceden denklem çözme, olasılık ve temel birim dönüşümlerini KPSS düzeyinde kapsamlı biçimde açıklar. Konular, örnekler ve sınavda dikkat edilmesi gereken noktalarla birlikte, birbirine bağlı ve öğretici bir akış içinde sunulmuştur.
Giriş
Geometri başlığı altında yer alan temel matematik becerileri, sınavda sadece tek tek işlem yapmayı değil, sorunun hangi kurala dayandığını hızlıca fark etmeyi de gerektirir. KPSS Önlisans düzeyinde adaydan beklenen şey, uzun ve karmaşık işlemlerden çok, doğru yöntemi seçip güvenilir biçimde sonuca ulaşmaktır. Bu nedenle bölünebilme kuralları, yüzde hesabı, oran, ortalama, denklem çözme, olasılık ve birim dönüşümleri gibi konular, yalnızca ayrı ayrı öğrenilmemeli; hangi durumda hangi kısa yolun kullanılacağını gösterecek şekilde birlikte düşünülmelidir.
Bu konuların ortak özelliği, günlük hayatta da karşılığı olan pratik kurallar içermesidir. Bir sayının hangi sayıya tam bölünüp bölünmediğini anlamak, bir miktarın belirli yüzdesini bulmak, iki büyüklüğü karşılaştırmak, bir grubun ortalamasını hesaplamak, bilinmeyeni denklemlerle bulmak, şansa dayalı bir durumda olasılığı belirlemek ve ölçü birimleri arasında dönüşüm yapmak, matematikte çok temel becerilerdir. Sınavda bu beceriler bazen doğrudan sorulur, bazen de geometri sorusunun içinde dolaylı olarak kullanılır. Dolayısıyla bu anlatı, yalnızca formülleri vermekle kalmayıp, bunların nasıl düşünülmesi gerektiğini de göstermeyi amaçlar.
Bölünebilme Kurallarına Genel Bakış
Doğal sayılarda bölünebilme kuralları, işlemi uzatmadan karar vermeyi sağlar. Özellikle büyük sayılarda doğrudan bölme yapmak yerine, sayının belirli özelliklerine bakarak sonuca ulaşmak büyük kolaylık sağlar. KPSS’de zaman yönetimi önemli olduğu için, bu kuralların pratik kullanımı adayın hızını artırır. Ayrıca bazı sorularda bir sayının bölünebilir olması, başka bir işlemin de doğru kurulmasının ön şartı olabilir.
2 ile tam bölünebilme için birler basamağına bakılır. Bir doğal sayının birler basamağındaki rakam çiftse, yani 0, 2, 4, 6 veya 8 ise bu sayı 2 ile tam bölünür. Buradaki mantık oldukça nettir: sayının son basamağı çift olduğunda sayı çift sayıdır. Örneğin 134 sayısının birler basamağı 4 olduğu için 2 ile tam bölünür. Sınavda bu kural çoğu zaman en kolay sorulardan biridir; ancak hızlı çözüm ararken başka kurallarla karıştırılmamalıdır.
3 ile tam bölünebilme ise rakamlar toplamına dayanır. Bir doğal sayının rakamları toplamı 3’ün katıysa, sayı 3 ile tam bölünür. Örneğin 123 sayısında rakamlar toplamı 1+2+3=6’dır ve 6, 3’ün katı olduğu için 123 sayısı 3 ile tam bölünür. Bu kuralın önemi, sayının kaç basamaklı olduğuna bakmadan uygulanabilmesidir. Rakamları toplamak, özellikle büyük sayılarda bölme yapmaktan çok daha hızlı bir yol sunar.
4 ile tam bölünebilme, sayının son iki basamağına bakılarak anlaşılır. Bir doğal sayının son iki basamağının oluşturduğu sayı 4’ün katıysa veya bu son iki basamak 00 ise, sayı 4 ile tam bölünür. Örneğin 1316 sayısında son iki basamak 16’dır ve 16, 4’ün katı olduğu için 1316 sayısı 4 ile tam bölünür. Bu kuralda tüm sayıyı incelemek gerekmez; yalnızca son iki basamak yeterlidir. Sınavda özellikle çok basamaklı sayılarda bu kısa yol büyük avantaj sağlar.
5 ile tam bölünebilme de son basamakla belirlenir. Bir doğal sayının birler basamağı 0 veya 5 ise sayı 5 ile tam bölünür. Örneğin 245 ve 250 sayıları 5 ile tam bölünür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sadece son rakama bakılmasıdır. Adaylar bazen sayının genel görünümüne aldanabilir; oysa bu kuralda belirleyici olan yalnızca birler basamağıdır.
9 ile tam bölünebilme, 3 ile tam bölünebilme kuralına benzer ama daha sıkı bir koşul içerir. Bir doğal sayının rakamları toplamı 9’un katıysa sayı 9 ile tam bölünür. Örneğin 729 sayısında rakamlar toplamı 7+2+9=18’dir ve 18, 9’un katı olduğu için 729 sayısı 9 ile tam bölünür. Bu kural özellikle rakam toplamı üzerinden hızlı kontrol gerektiren sorularda işe yarar. 3 ve 9 kurallarının birbirine benzemesi, sınavda karışıklık yaşanabilecek alanlardan biridir.
10 ile tam bölünebilme ise en basit kurallardan biridir. Bir doğal sayının birler basamağı 0 ise sayı 10 ile tam bölünür. Örneğin 4500 sayısı 10 ile tam bölünür. Bu kural, özellikle sayıların sonunda sıfır olup olmamasına dikkat edilmesini gerektirir. Sınavda görünüşte büyük bir sayı olsa bile son basamak 0 değilse 10 ile tam bölünemez.
Bu kuralların ortak tarafı, tüm sayıyı uzun uzun işlemeye gerek bırakmamasıdır. Sınavda amaç, hangi kuralın hangi sayıya uygulanacağını doğru ayırt etmektir. 2, 5 ve 10 kuralları son basamağa; 4 kuralı son iki basamağa; 3 ve 9 kuralları ise rakamlar toplamına dayanır. Bu benzerlikleri birlikte öğrenmek, özellikle çoktan seçmeli sorularda yanlış seçeneği eleme hızını artırır.
Yüzde Hesabı ve Oran Mantığı
Yüzde hesabı, bir bütünün yüz eşit parçaya bölünmüş hali üzerinden düşünülür. Bir sayının yüzde kaçının istendiği soruluyorsa, sayı istenen yüzde oranıyla çarpılır ve 100’e bölünür. Yani bir sayının %p’si = (sayı × p) / 100 biçiminde hesaplanır. Bu ifade, sınavda doğrudan formül olarak hatırlanmalıdır; çünkü sorular çoğu zaman basit bir aritmetik görünümünde olsa da esasen bu oran ilişkisini test eder.
Örneğin 200’ün %15’i, (200 × 15) / 100 işlemiyle bulunur ve sonuç 30’dur. Burada önemli olan, yüzde ifadesinin sayı ile birlikte düşünülmesidir. 15 yüzde demek, 100 parçadan 15 parça demektir; bu yüzden çarpıp 100’e bölmek gerekir. Adayların yaptığı yaygın hata, yüzdeyi yalnızca bir sayı olarak görüp işlemin yapısını gözden kaçırmaktır. Oysa yüzde hesabında mantık değişmez; yalnızca istenen oran değişir.
Yüzde hesabı ile oran kavramı sık sık bir arada kullanılır. İki çokluğun oranı, birinin diğerine bölümüyle bulunur ve ortak bölenleriyle sadeleştirilerek en yalın biçimde yazılır. Örneğin 12 ile 8’in oranı 12/8 biçiminde yazılır, bu kesir sadeleştirildiğinde 3/2 olur ve oran 3:2 şeklinde ifade edilir. Bu, iki büyüklüğün birbirine göre kaç katlık bir ilişki içinde olduğunu gösterir. Oran sorularında amaç yalnızca bölmek değil, sonucu sade bir karşılaştırma biçimine dönüştürmektir.
Oranların sadeleştirilmesi, sınavda büyük sayılarla uğraşırken büyük kolaylık sağlar. İki sayı arasında ortak bölen varsa, oranı en yalın hale getirmek için bu ortak bölenlerden yararlanılır. Böylece sayıların gerçek karşılaştırma gücü daha net görülür. Özellikle tablo, karışım ya da karşılaştırma içeren sorularda oranı sade biçimde yazmak, çözümün temel adımı olabilir.
Yüzde ve oran arasındaki bağ şudur: yüzde de aslında belirli bir oranı anlatır. Bir sayının yüzde 15’i, o sayının 100’e göre 15’lik kısmıdır. Oran ise iki miktarı birbiriyle karşılaştırır. Bu yüzden aday, yüzdeleri yalnızca işlem konusu olarak değil, oran düşüncesinin özel bir biçimi olarak da görmelidir. Bu bakış açısı, ilerleyen konularda özellikle problem çözmede işe yarar.
Aritmetik Ortalama
Bir veri grubunun aritmetik ortalaması, tüm değerlerin toplamının değer sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu, en temel veri işleme yöntemlerinden biridir ve sınavda çoğu zaman doğrudan sorulur. Örneğin 4, 6 ve 8 sayılarının aritmetik ortalaması (4+6+8)/3 işlemiyle bulunur ve sonuç 6’dır. Burada toplam 18 olduğu için 3’e bölünür ve grup için temsil değeri elde edilir.
Aritmetik ortalamanın amacı, bir grup içindeki değerlerin genel seviyesini tek bir sayı ile ifade etmektir. Bu yüzden toplamı kaç sayı oluşturduysa ona bölmek gerekir. Adayların sık yaptığı hata, toplamı alıp bölmeyi unutmak ya da değer sayısını yanlış saymaktır. Oysa ortalama hesabında iki unsur her zaman birlikte düşünülmelidir: toplam ve eleman sayısı.
Sınavda ortalama soruları bazen basit görünür, ancak dikkatli okumayı gerektirir. Değerlerin tamamı verilmiş olabilir, bazen de eksik değer bulunması istenebilir. Bu durumda yine aynı mantık kullanılır: toplam ile sayı adedi arasındaki ilişki bozulmadan korunur. Verilen bilgiler az olsa bile ortalama, toplamın değer sayısına bölünmesi kuralına dayanır. Bu nedenle formülü ezberlemekten çok, mantığını anlamak önemlidir.
Aritmetik ortalama, oran ve yüzde konularıyla da dolaylı ilişkilidir. Bir grup değerin ortalaması bulunurken toplamın eşit şekilde paylaştırıldığı düşüncesi vardır. Bu bakımdan ortalama, bir bütünü eşit parça mantığıyla yorumlamaya yardımcı olur. KPSS’de geometrik soruların içinde bile ölçülerin ortalaması veya veri karşılaştırması görülebileceği için, bu kavramı sağlam bilmek faydalıdır.
Birinci Dereceden Denklemler
Birinci dereceden denklemler, bilinmeyeni bulmanın en temel yollarından biridir. ax + b = c biçimindeki bir denklemde, a sıfırdan farklı olmak şartıyla bilinmeyen x = (c − b) / a formülüyle bulunur. Bu yapı, sınavda çok sık kullanılır çünkü denklem kurulduktan sonra çözüm oldukça düzenlidir. Burada amaç, x’i yalnız bırakmak ve önce sabit terimi karşı tarafa geçirmek, sonra katsayıya bölmektir.
Örneğin 3x + 5 = 20 denkleminde önce 5 karşı tarafa gönderilir. Böylece 3x = 15 olur ve x = 15/3 = 5 bulunur. Aynı işlem formüle yerleştirildiğinde x = (20 − 5) / 3 sonucu elde edilir. Bu örnek, denklemin çözüm mantığını çok net gösterir. Aday için önemli olan, işlemlerin sıraya uygun yapılmasıdır; çünkü toplama ya da çıkarma adımındaki bir hata sonuca doğrudan yansır.
Denklem çözmede a’nın sıfır olmaması şartı özellikle önemlidir. Çünkü x’in önündeki katsayı, bilinmeyeni ayırmaya yarar. Katsayı olmadan bölme işlemi anlamını kaybeder. Bu nedenle birinci dereceden denklem denildiğinde, bilinmeyenin önünde bir sayı bulunduğu ve çözümün bu sayıya göre kurulduğu unutulmamalıdır. Sınavda bu tip sorular çoğunlukla işlem hızını ölçer; fakat doğru yöntemi bilmeyen aday için karışık görünebilir.
Denklem kurma ve çözme, aslında oran, yüzde ve ortalama gibi konularla bağlantılıdır. Bir problemde bilinmeyen bir miktarı ararken önce ilişki kurulur, sonra denklem yazılır. Bu nedenle birinci dereceden denklemler sadece ayrı bir başlık değil, birçok matematiksel düşüncenin ortak aracıdır. Geometri ve problem sorularında da ölçüleri karşılaştırmak veya eksik kenarı bulmak için benzer mantık kullanılır.
Olasılık Mantığı
Eşit olasılıklı bir deneyde bir olayın olasılığı, istenen durum sayısının tüm olası durum sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu temel kural, şansa dayalı sorularda en güvenilir yol göstericidir. Buradaki önemli ifade eşit olasılıklı olmasıdır; yani tüm sonuçların gerçekleşme şansı birbirine eşittir. Böyle durumlarda olasılık, doğrudan uygun durumların toplam durumlara oranıdır.
Örneğin bir zar atıldığında çift sayı gelme olasılığı düşünülürse, uygun durumlar 2, 4 ve 6’dır. Toplam olası durum sayısı 6 olduğundan olasılık 3/6 olur ve bu da 1/2’ye eşittir. Bu örnek, olasılığın nasıl yazıldığını net biçimde gösterir. Burada sayıların anlamı sadece işlem değildir; istenen durumların ve tüm durumların sayılması esas adımdır. Sınavda başarı, doğru sayma yapabilmeye bağlıdır.
Olasılık sorularında en önemli nokta, olayın ne olduğunun doğru anlaşılmasıdır. İstenen durumlar yanlış sayılırsa sonuç da yanlış olur. Bu yüzden önce deneyin tüm olası sonuçları belirlenmeli, sonra yalnızca istenenler sayılmalıdır. Eşit olasılıklı ifadeye özellikle dikkat etmek gerekir; çünkü bu koşul, her sonucun aynı ağırlıkta olduğunu anlatır. Böylece basit bir bölme işlemiyle olasılık bulunur.
KPSS’de olasılık bazen tek başına, bazen de tablo ya da günlük yaşam durumu içinde verilir. Ancak temel düşünce değişmez: uygun durum sayısı, toplam durum sayısına bölünür. Bu yüzden olasılık sorularına yaklaşırken önce sayma, sonra oran kurma mantığı benimsenmelidir. Bu yapı, oran ve yüzde konularıyla da zihinsel olarak benzerlik gösterir.
Temel Birim Dönüşümleri
Uzunluk ve zaman birimlerini dönüştürmek, özellikle işlem hızını ve dikkatini ölçen sorularda çok önemlidir. Temel eşitlikler arasında 1 km = 1000 m, 1 m = 100 cm, 1 saat = 60 dakika ve 1 dakika = 60 saniye bulunur. Bu dönüşümler, sayıları farklı birimlerle ifade ederken kullanılır. Sınavda bazen doğrudan çevrim istenir, bazen de farklı birimlerde verilmiş bilgilerle işlem yapmanız beklenir.
Örneğin 3 km = 3000 m olur. Çünkü bir kilometre bin metreye eşittir ve üç kilometre bu değerin üç katıdır. Benzer şekilde 2 saat = 120 dakika olur; çünkü bir saatte 60 dakika vardır ve iki saat 120 dakika eder. Bu dönüşümler çok temel görünse de, özellikle karma sorularda yanlış birim kullanımı tüm işlemi bozabilir. Bu yüzden birim dönüşümünü baştan doğru yapmak gerekir.
Uzunluk birimlerinde kilometre, metre ve santimetre arasında geçiş yapılırken büyüklük ilişkisi unutulmamalıdır. Büyük birimden küçük birime geçerken sayı büyür, küçük birimden büyük birime geçerken sayı küçülür. Aynı mantık zaman birimlerinde de geçerlidir. Saatten dakikaya, dakikadan saniyeye geçişte katsayı 60’tır. Bu dönüşüm kalıpları, işlem yaparken yalnızca formül değil, yön duygusu da gerektirir.
Birim dönüşümleri geometri açısından da temel önemdedir. Uzunluk, çevre ve bazı ölçü sorularında birimlerin aynı olması gerekir. Farklı birimlerle verilen değerler doğrudan karşılaştırılamaz. Bu nedenle sınavda önce birim birliği sağlamak, sonra hesap yapmak akıllıca bir yaklaşımdır. Adayın burada yapacağı en büyük hata, sayıların doğru görünmesine aldanıp birimleri ihmal etmektir.
Konu Aralarındaki Bağlar
Bu başlıklar ilk bakışta birbirinden ayrı görünse de, aslında hepsi sayı ilişkilerini anlamaya dayanır. Bölünebilme kuralları bir sayının yapısını incelerken, yüzde ve oran iki büyüklüğün birbirine göre durumunu gösterir. Ortalama, bir veri grubunu tek değerle özetler. Denklem, bilinmeyeni bulmak için ilişki kurar. Olasılık, istenen ve tüm durumları karşılaştırır. Birim dönüşümü ise aynı büyüklüğü farklı ölçü birimlerinde ifade etmeyi sağlar.
Bu ortak yapı, sınavdaki düşünme biçimini de belirler. Aday, bir soruda hangi bilgiyi aradığını ve neyin karşılaştırıldığını fark ederse doğru yöntemi daha çabuk seçer. Örneğin bir sayının 3 ya da 9 ile bölünebilmesi rakam toplamına dayanır; aynı şekilde yüzde hesabında da bütünün belirli bir parçası alınır. Oran sorusunda iki miktar sadeleştirilirken, olasılıkta uygun durum sayısı toplam duruma bölünür. Bu ilişkiler, matematiğin farklı alanlarında benzer bir akıl yürütme olduğunu gösterir.
Ayrıca bu konuların tümü işlem disiplini ister. Bölünebilme kurallarında basamakları, yüzde hesabında çarpma ve bölmeyi, oranda sadeleştirmeyi, ortalamada toplam ve sayı adedini, denklemde düzenli işlem sırasını, olasılıkta doğru saymayı, birim dönüşümünde ise doğru katsayıyı kullanmak gerekir. Yanlış yerde doğru kuralı kullanmak da, doğru yerde yanlış kuralı kullanmak da aynı şekilde sonuca zarar verir. Bu yüzden her konu kendi içinde net öğrenilmeli, sonra diğerleriyle ilişkisi kurulmalıdır.
Sık Karıştırılan Noktalar
En çok karışan noktalardan biri 3 ile 9 bölünebilme kurallarıdır. İkisinde de rakamlar toplamına bakılır; ancak 3 için toplamın 3’ün katı olması, 9 için toplamın 9’un katı olması gerekir. Bu ayrım küçük görünse de önemlidir. Aynı şekilde 2, 5 ve 10 kuralları son basamağa dayanır; fakat 2’de çift rakamlar, 5’te 0 veya 5, 10’da yalnızca 0 aranır. Bu benzerlikler hızlı çözüme yardımcı olurken, dikkat edilmezse karışıklığa da yol açabilir.
Bir başka karışıklık 4 ile bölünebilmede yaşanır. Bu kuralda tüm sayının değil, yalnızca son iki basamağın önemi vardır. Son iki basamak 00 ise ya da 4’ün katı bir sayı oluşturuyorsa bölünme sağlanır. Aday bazen sayının tamamındaki rakamları düşünerek gereksiz işlem yapabilir. Oysa bu konuda kısa yol son iki basamak üzerinden ilerlemektir. Bu, sınav süresi açısından ciddi avantaj sağlar.
Yüzde hesabında da oran mantığının unutulmaması gerekir. Bir sayının %p’si formülünde sayı önce p ile çarpılır, sonra 100’e bölünür. Bazı adaylar yalnızca bölme ya da yalnızca çarpma yaparak hataya düşebilir. Oysa iki adım birlikte düşünülmelidir. Oranlarda ise sadeleştirme ihmal edilmemelidir; çünkü en yalın biçim, sorunun devamında kullanılacak doğru ifadeyi verir.
Ortalama sorularında toplamı değer sayısına bölmeyi unutmak sık yapılan hatalardandır. Bazı adaylar sadece değerlerin toplamını cevap sanabilir. Oysa ortalama, toplamın kaç değere ait olduğuna bağlıdır. Denklemlerde ise eşitliğin iki tarafını düzenli biçimde işlemek gerekir. Özellikle ax + b = c tipinde önce b’nin karşı tarafa geçmesi, sonra a’ya bölünmesi unutulmamalıdır. Olasılıkta da istenen durumların tüm durumlara oranlandığı akılda tutulmalıdır; sadece uygun durum sayısını yazmak yeterli değildir.
Son Birleşik Bakış
Bu konuların her biri KPSS Önlisans Matematik içinde ayrı birer araçtır, fakat birlikte düşünüldüklerinde daha güçlü hale gelirler. Bölünebilme kuralları hızlı kontrol sağlar. Yüzde ve oran, miktarlar arasındaki ilişkiyi kurar. Aritmetik ortalama, veri grubunu özetler. Birinci dereceden denklem, bilinmeyeni buldurur. Olasılık, şansa dayalı durumları ölçer. Birim dönüşümleri ise ölçüleri aynı zemine taşır. Bu araçları doğru sırayla kullanmak, soruyu daha ilk okumada doğru sınıfa yerleştirmenizi sağlar.
Sınav yaklaşımı açısından en önemli beceri, sorunun sizden ne istediğini net olarak görmektir. Bir sayının bölünebilirliğini mi sorguluyor, bir miktarın yüzde kaçını mı arıyor, iki değerin oranını mı istiyor, veri grubunun ortalamasını mı soruyor, bilinmeyeni mi bulduruyor, olasılık mı hesaplatıyor, yoksa birim dönüşümü mü yaptırıyor? Bu sorunun cevabı, yöntemi belirler. Yöntemi doğru seçen aday, çoğu zaman uzun işlem yapmadan sonuca yaklaşır.
Kapanış
Özetle, temel matematikte başarılı olmak için kuralları ezberlemek kadar onların neyi anlattığını da bilmek gerekir. 2, 3, 4, 5, 9 ve 10 ile bölünebilme kuralları sayının yapısını okumayı öğretir. Yüzde, oran ve ortalama, nicelikleri karşılaştırma ve özetleme becerisi kazandırır. Birinci dereceden denklemler bilinmeyeni çözmeyi sağlar. Olasılık, eşit olasılıklı durumlarda doğru saymayı öğretir. Uzunluk ve zaman birimleri ise ölçüleri güvenli biçimde dönüştürmeyi mümkün kılar.
Bu başlıkları birlikte ve mantığıyla öğrenen bir aday, yalnızca tek tek soruları değil, karma soruların içindeki temel işlemleri de doğru yönetir. Sınavda asıl farkı yaratan şey, hangi kuralın ne zaman kullanılacağını hızlı fark etmektir. Bu anlatıda yer alan her bilgi, o hızlı fark etme becerisini güçlendirmek için bir araya getirildi. Böylece konu, yalnızca okunmuş değil, gerçekten öğrenilmiş hale gelir.
Matematik diğer konular
Geometri örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
x, y ve z sayılarının aritmetik ortalaması 24, x + y toplamı 43 olduğuna göre, z kaçtır?
Doğru cevap: 29
Açıklama: Toplam 3 × 24 = 72'dir; 72 − 43 işlemi z = 29 verir.
Şıkları ve tam çözümü gör(3/4) × 32 + 18/3 − 5 işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 25
Açıklama: İşlem önceliğine göre 24 + 6 − 5 hesaplanır ve sonuç 25 olur.
Şıkları ve tam çözümü görMert, 800 TL değerindeki bir ürünü önce %20 indirimle, indirimli fiyat üzerinden de %10 indirimle satın almıştır. Mert'in ödediği tutar kaç TL'dir?
Doğru cevap: 576
Açıklama: İndirimler ardışık uygulanır: 800 × 0,80 × 0,90 = 576 TL.
Şıkları ve tam çözümü görAltı işçi bir işi 15 günde tamamlamaktadır. İşe başladıktan 5 gün sonra 2 işçi ayrıldığına göre, işin tamamı kaç günde biter?
Doğru cevap: 20
Açıklama: İlk bölüm 5 gün, kalan bölüm 4 işçiyle 15 gün sürer; toplam 20 gündür.
Şıkları ve tam çözümü görEce'nin bugünkü yaşı 6'dır. Derya, Ece'den 6 yaş büyük olduğuna göre, Derya'nın bugünkü yaşı kaçtır?
Doğru cevap: 12
Açıklama: Ece'nin yaşı ile yaş farkı toplanır: 6 + 6 = 12.
Şıkları ve tam çözümü görx:y = 3:4 ve x + y = 56 olduğuna göre, 2y − x kaçtır?
Doğru cevap: 40
Açıklama: Oran birimi 8 olduğundan x = 24, y = 32; sonuç 40'tır.
Şıkları ve tam çözümü gör2x + 3y = 29 ve x − y = 2 olduğuna göre, x + 2y kaçtır?
Doğru cevap: 17
Açıklama: Denklemlerden x = 7 ve y = 5 bulunur; toplam 17'dir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre Elif kaç TL para üstü almıştır?
Doğru cevap: 18,40 TL
Açıklama: Toplam 102 TL’dir; %20 indirim sonrası 81,60 TL ödenir ve 100 TL’den 18,40 TL kalır.
Şıkları ve tam çözümü gör2(3x − 4) − 5 = 3x + 8 olduğuna göre, x kaçtır?
Doğru cevap: 7
Açıklama: Denklem sadeleştirildiğinde 3x=21 olur ve x=7 bulunur.
Şıkları ve tam çözümü gör3/5 + 7/10 − 1/4 işleminin sonucu kaçtır?
Doğru cevap: 21/20
Açıklama: Kesirler yirminci paydada 12, 14 ve 5 olduğundan sonuç 21/20'dir.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?