2026 KPSS Lisans Matematik Geometri Konu Anlatımı

12 hap bilgi · 16 kilit bilgi

Bu konudan test çözÖzgün soruları online çöz, anında doğru cevabı ve açıklamasını gör.Deneme PDF olarak indir (cevap anahtarı dahil)
Bu sayfada

Bu anlatımda geometriye girişten başlayarak üçgenler, dörtgenler, alan bağıntıları, dik üçgen ve çevrel çember bilgileri; ayrıca bölünebilme kuralları, oran, yüzde, ortalama, denklem, olasılık ve temel birim dönüşümleri akıcı bir şekilde ele alınır. Konu, sınavda işinize yarayacak ilişkilere ve sık karıştırılan noktalara dikkat ederek, tek başına öğrenmeye uygun ayrıntıda işlenmiştir.

Giriş

Geometri ve temel matematik, KPSS Lisans sınavında sıkça karşınıza çıkan ve doğru yöntemle çalışıldığında net kazandıran alanlardır. Bu konuların ortak özelliği, sadece işlem yapmayı değil, kuralı doğru anlamayı da gerektirmesidir. Bir soruda şekil bilgisi, başka bir soruda sayıların bölünebilmesi, bir diğerinde ise oran, yüzde ya da olasılık mantığı birlikte kullanılabilir. Bu nedenle konuyu parçalı ezberlemek yerine, kuralların ne anlama geldiğini ve birbirleriyle nasıl ilişkilendiğini kavramak çok önemlidir.

Bu anlatımda önce geometri tarafını ele alacağız. Üçgenin iç açıları, dış açı ilişkisi, dik üçgende hipotenüs bağıntısı, üçgenin alanı, çevrel çember ve kare, dikdörtgen, paralelkenar gibi temel dörtgenler üzerinde duracağız. Ardından sayılarla ilgili temel kurallara geçip bölünebilme, yüzde, oran, aritmetik ortalama, birinci dereceden denklem, eşit olasılıklı deneylerde olasılık ve birim dönüşümleri gibi sık sorulan konuları bağlantılarıyla işleyeceğiz. Amaç, size yalnızca formül vermek değil; hangi soruda hangi düşünme yolunu izlemeniz gerektiğini de öğretmektir.

Üçgenin temel yapısı

Üçgen, geometri konusunun en temel şekillerinden biridir ve diğer birçok bilgiyi anlamanın da başlangıç noktasıdır. Bir üçgenin iç açılar toplamı 180 derecedir. Bu bilgi, sadece doğrudan soru çözmek için değil, bir üçgende eksik açıyı bulmak için de kullanılır. Örneğin iki açı biliniyorsa üçüncüyü bulmak kolaylaşır; ya da bir şekil üzerinde açılar birbirine bağlıysa toplamın 180 derece olduğu gerçeği çözümün anahtarı olur. Sınavda bu kural çok temel görünse de, özellikle şekilli sorularda en hızlı yol çoğu zaman buradan geçer.

Üçgenlerde dış açılar da önemlidir. Bir üçgenin bir dış açısı, kendisine komşu olmayan iki iç açının toplamına eşittir. Bu ilişki, üçgenin iç açılarıyla dış açıları arasında güçlü bir bağ kurar. Sorularda çoğu zaman dış açıyı bulmanız istenirken, elinizde doğrudan o açı değil, diğer iki iç açı verilir. Böyle durumlarda dış açının, komşu olmayan iç açılarla ilişkili olduğunu hatırlamak sizi gereksiz işlemden kurtarır. Özellikle çok adımlı sorularda bu kural, açılar arasındaki geçişi kolaylaştırır.

Üçgenin alanı da sınavlarda temel bir başlıktır. Üçgenin alanı, taban ile yüksekliğin çarpımının yarısına eşittir. Buradaki taban ve yükseklik, her zaman şekil üzerinde belirtilen ölçülerdir. Yükseklik, tabana dik olan uzaklığı ifade eder; bu yüzden yanlış kenarı taban gibi düşünmek sonuca doğrudan etki eder. Alan sorularında temel mantık, uygun tabanı ve ona ait yüksekliği bulmak, sonra çarpıp ikiye bölmektir. Formül basit olsa da, asıl önemli nokta geometrik yerleşimi doğru okumaktır.

Dik üçgen ve Pythagoras bağıntısı

Dik üçgenler geometride çok özel bir yere sahiptir. Çünkü bir açısı 90 derece olan üçgenlerde, kenarlar arasında çok kullanışlı bir ilişki vardır. Dik üçgende hipotenüsün karesi, dik kenarların kareleri toplamına eşittir. Bu ilişki, sınavlarda genellikle bir kenar uzunluğunu bulmak, bir üçgenin dik olup olmadığını kontrol etmek ya da verilen ölçüler arasında bağlantı kurmak için kullanılır. Hipotenüs, dik açının karşısındaki en uzun kenardır; diğer iki kenar ise dik kenarlardır.

Bu bağıntının en önemli yönü, uzunluklar arasında doğrudan bir eşitlik kurmasıdır. Yani iki dik kenarın karelerini topladığınızda hipotenüsün karesini elde edersiniz. Sorularda bazen üçgenin şekli çizilir ama isimler verilmez; bu durumda dik açının karşısındaki kenarı tanımak gerekir. Bazı sorularda ise verilen ölçülerden biri eksik olur ve bu eksik kenar bu bağıntıyla bulunur. Sınavda bu bilginin önemi büyüktür, çünkü hem temel geometrik ölçüm hem de sonraki konuların altyapısıdır.

Dik üçgen bilgisi, alan ve çevre türü sorularda da dolaylı olarak kullanılabilir. Bir dik üçgende yükseklik zaten dik kenarlardan biri olabilir. Böyle durumlarda alan hesabı kolaylaşır. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken şey, üçgenin her dik üçgen olmadığını fark etmektir. Şekilde 90 derece işareti yoksa ya da problem bunu açıkça belirtmiyorsa, bu bağıntıyı kullanmadan önce şekli dikkatle okumak gerekir.

Çevrel çember ve üçgen ilişkisi

Üçgenlerde bir diğer önemli kavram çevrel çemberdir. Üçgende çevrel çember, üçgenin üç köşesinden de geçen çemberdir. Bu tanım çok önemlidir; çünkü çemberin üçgenle ilişkisini doğrudan açıklar. Bir çemberin üç köşeden geçmesi, üçgenin köşe noktalarının aynı çember üzerinde yer alması anlamına gelir. Bu, geometri sorularında bazen bir şeklin nasıl kurulduğunu anlamak, bazen de verilen noktalardan hangisinin çember üzerinde olduğunu yorumlamak için kullanılır.

Çevrel çember kavramı, üçgenin dışından bakıldığında üç köşeyi bir arada tutan bir yapı gibi düşünülebilir. Soru bir şekil verip üç köşeden geçen çemberi soruyorsa, aranacak çember çevrel çemberdir. Bu ifade, yalnızca tanım sorusu olarak değil, bazen farklı geometrik parçaları bir araya getiren sorularda da önem kazanır. Özellikle üçgenle çemberin birlikte kullanıldığı görsellerde, çemberin üç köşeden geçmesi bilgisi temel yön göstericidir.

Dörtgenlerde temel şekiller

Geometride üçgen kadar önemli bir başka grup da dörtgenlerdir. Bu grupta paralelkenar, dikdörtgen ve kare gibi şekiller sıkça sorulur. Bu şekillerin her biri kendi içinde özel özelliklere sahiptir ve bu özellikler alan hesabında ya da kenar-açı ilişkilerinde kullanılır. Dörtgen sorularında çoğu zaman şeklin adı verilse de bazen yalnızca özellikleri verilir; bu nedenle tanımları net bilmek gerekir.

Paralelkenarda karşılıklı kenarlar birbirine paraleldir. Bu özellik, paralelkenarı diğer dörtgenlerden ayıran en temel unsurlardan biridir. Karşılıklı kenarların paralel olması, şeklin yönünü ve yapısını belirler. Bu bilgi, şekli tanımada olduğu kadar, bazı uzunluk ve açı ilişkilerini anlamada da işe yarar. Sorularda çoğu zaman bir şeklin paralelkenar olup olmadığını anlamanız gerekir ve bunun ilk kontrol noktası karşılıklı kenarların paralelliğidir.

Dikdörtgen ise daha özel bir dörtgendir. Dikdörtgenin alanı, kısa kenar ile uzun kenarın çarpımına eşittir. Burada kısa ve uzun kenar ayrımı önemlidir; çünkü dikdörtgende karşılıklı kenarlar eşit olduğu için alanı bulurken yan yana iki farklı kenarın çarpılması yeterlidir. Alan sorularında dikdörtgen, en kolay hesaplanan şekillerden biridir. Ancak soruda verilen ölçülerin gerçekten kenar uzunluğu mu, yoksa farklı bir büyüklük mü olduğu dikkatle anlaşılmalıdır.

Kare, dört kenarı birbirine eşit ve dört açısı 90 derece olan dörtgendir. Bu tanım, kareyi çok net biçimde tanımlar ve dikdörtgen ile paralelkenardan ayırır. Karede hem tüm kenarlar eşit hem de tüm açılar diktir. Bu yüzden kare, özel bir dörtgen olarak düşünülebilir. Sınavda bir şekil “hem eş kenarlı hem dik açılı” özellikler taşıyorsa, karenin tanımı akla gelmelidir. Bu bilgi, hem tanıma yönelik sorularda hem de alan ve kenar ilişkilerinde önemlidir.

Alan hesaplarında ortak düşünme biçimi

Geometride alan hesabı, şekli doğru tanıdıktan sonra uygun bağıntıyı seçmekten ibarettir. Üçgen için taban ve yükseklik çarpımının yarısı, dikdörtgen için kısa kenar ile uzun kenarın çarpımı, kare için ise dört kenarın eşitliği nedeniyle kenar uzunluğunun karesi mantığı sınavlarda sık karşınıza çıkar. Burada önemli olan, şeklin hangi bilgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmektir. Üçgende yükseklik olmadan alan bulunmaz; dikdörtgende ise iki komşu kenar çoğu zaman yeterlidir.

Aynı zamanda alan soruları bazen birbirine bağlı şekiller içerir. Bir dik üçgenin içinde alan, bir dikdörtgenin parçası olarak ya da bir paralelkenarın içinde yer alabilir. Bu durumda farklı alan kuralları birlikte düşünülebilir. Bu yüzden formülleri yalnızca ezberlemek yeterli değildir; hangi şeklin hangi ölçüye dayandığını bilmek gerekir. KPSS’de sorular çoğu zaman bu tür temel bilgileri bir araya getirerek ölçme yapar.

Sayılarda bölünebilme kuralları

Geometri kadar sık sorulan bir başka temel alan, sayıların belli sayılara tam bölünüp bölünmediğini bulmaktır. Bu kurallar, özellikle hızlı işlem gerektiren sorularda çok işe yarar. Bir doğal sayının 2 ile tam bölünebilmesi için birler basamağındaki rakamın çift olması gerekir. Çift rakamlar 0, 2, 4, 6 ve 8’dir. Bu kural, sayının son rakamına bakarak doğrudan karar vermeyi sağlar. Örneğin 134 sayısı 2 ile tam bölünür; çünkü birler basamağı 4’tür ve 4 çift bir rakamdır.

Bir doğal sayının 5 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 veya 5 olması gerekir. Bu kural da son basamağa dayanır ve işlem yapmadan sonuç verir. Örneğin 245 ve 250 sayıları 5 ile tam bölünür. Özellikle 2 ile ve 5 ile bölünebilme kuralları, son basamağa bakılarak kolayca kontrol edildiği için çok hızlıdır. Sınavda bu tür sorular, uzun hesap yerine dikkat kontrolü olarak gelir.

Bir doğal sayının 10 ile tam bölünebilmesi için birler basamağının 0 olması gerekir. Bu kural, 5 ile bölünebilme kuralına göre daha da dar bir kontrol getirir. Bir sayının sonu 0 ile bitiyorsa, o sayı 10’a tam bölünür. Örneğin 4500 sayısı 10 ile tam bölünür. Bu tür sorularda sayıların sonunda kaç tane sıfır olduğuna bakmak, hızlı karar vermeyi sağlar.

Bir doğal sayının 4 ile tam bölünebilmesi için son iki basamağının oluşturduğu sayının 4’ün katı veya 00 olması gerekir. Burada tek bir rakama değil, son iki basamağa bakılır. Örneğin 1316 sayısında son iki basamak 16’dır ve 16, 4’ün katı olduğu için 1316 sayısı 4 ile tam bölünür. Bu kural, özellikle büyük sayılarda çok kullanışlıdır. Çünkü baştaki basamaklar ne kadar büyük olursa olsun, 4’e bölünüp bölünmeyi sadece son iki basamak belirler.

Bir doğal sayının 3 ile tam bölünebilmesi için rakamları toplamının 3’ün katı olması gerekir. Bu kural, sayı büyüse bile değişmez. Örneğin 123 sayısı için 1+2+3=6 olur ve 6, 3’ün katı olduğu için 123 sayısı 3 ile tam bölünür. Burada amaç, sayıyı doğrudan bölmeye çalışmak yerine rakamlar toplamını kontrol etmektir. Bu, özellikle uzun sayılarla uğraşırken büyük kolaylık sağlar.

Bir doğal sayının 9 ile tam bölünebilmesi için de rakamları toplamının 9’un katı olması gerekir. 3 ile bölünebilme kuralına benzer görünse de burada ölçüt 9’dur. Örneğin 729 sayısında 7+2+9=18 olur ve 18, 9’un katı olduğu için 729 sayısı 9 ile tam bölünür. Bu iki kuralın karıştırılmaması önemlidir. 3 ve 9 için ikisi de rakamlar toplamına bakar, fakat hangi katın arandığı değişir.

Bu kuralların ortak mantığı, sayının iç yapısını son basamak ya da rakamlar toplamı üzerinden okumaktır. KPSS’de bölünebilme soruları bazen tek başına gelir, bazen de bir sonraki işlem için ara basamak olarak kullanılır. Bu nedenle yalnızca cevabı bulmak değil, neden öyle olduğunu kavramak gerekir. Böylece yanlış şıklara daha dirençli hale gelirsiniz.

Oran, yüzde ve veri yorumlama

Oran, iki çokluğun birbiriyle karşılaştırılma biçimidir. İki çokluğun oranı, birinin diğerine bölümüyle bulunur ve ortak bölenleriyle sadeleştirilerek en yalın biçimde yazılır. Örneğin 12 ile 8’in oranı 12/8’dir; bu sadeleştirildiğinde 3/2 olur, yani 3:2 olarak yazılır. Oran sorularında önemli olan, sayıları hangi sırayla karşılaştırdığınızı doğru belirlemektir. Oranın yönü değişirse sonuç da değişir.

Yüzde hesabı, oran mantığının özel bir görünümüdür. Bir sayının yüzdesi hesaplanırken sayı, istenen yüzde oranıyla çarpılıp 100’e bölünür. Başka bir ifadeyle bir sayının %p’si = (sayı × p) / 100 biçiminde bulunur. Örneğin 200’ün %15’i, (200 × 15) / 100 = 30 eder. Bu kural, alışveriş, artış-azalış ve genel hesaplama sorularında temel araçtır. Yüzdeyi doğru bulmak, özellikle hızlı çözümde büyük avantaj sağlar.

Aritmetik ortalama da veri yorumlamada çok sık kullanılır. Bir veri grubunun aritmetik ortalaması, tüm değerlerin toplamının değer sayısına bölünmesiyle bulunur. Örneğin 4, 6 ve 8 sayılarının aritmetik ortalaması (4+6+8)/3 = 6’dır. Ortalama, tek tek değerleri değil, grubun genel seviyesini gösterir. Sınav sorularında çoğu zaman değerlerden biri eksik verilir ve ortalama üzerinden bu eksik sayı bulunur. Bu yüzden toplam ve bölme ilişkisini iyi kurmak gerekir.

Denklemler ve bilinmeyen bulma

Birinci dereceden denklemler, matematikte bilinmeyeni bulmanın en temel yollarından biridir. ax + b = c denkleminde, a sıfırdan farklıysa bilinmeyen x = (c − b) / a biçiminde bulunur. Bu formül, aslında denklem çözmenin özünü anlatır: önce x’li terim yalnız bırakılır, sonra katsayıya bölünür. Örneğin 3x + 5 = 20 denkleminde x = (20 − 5) / 3 = 5 olur. Bu tür sorularda amaç, işlem sırasını doğru takip etmektir.

Denklem çözme, birçok konuda ortak bir beceridir. Oran, yüzde, geometri ve hatta bazı mantık sorularında bile bilinmeyeni bulmak için denklem kurulabilir. Bu yüzden birinci dereceden denklem mantığını öğrenmek yalnızca ayrı bir konuya hazırlanmak değildir; diğer başlıkların da çözümünü kolaylaştırır. KPSS’de çoğu soru, doğrudan formül sorusu gibi görünse de aslında kısa bir denklem kurma becerisi ister.

Olasılık düşüncesi

Eşit olasılıklı bir deneyde bir olayın olasılığı, istenen durum sayısının tüm olası durum sayısına bölünmesiyle bulunur. Bu, olasılığın en temel tanımıdır. Burada eşit olasılıklı olma durumu önemlidir; çünkü her sonuç aynı şansa sahiptir. Örneğin bir zar atıldığında çift sayı gelme olasılığı 3/6 = 1/2’dir. Çünkü olası sonuçlar arasında çift olanlar 2, 4 ve 6’dır.

Olasılık sorularında en önemli nokta, önce tüm olası durumları doğru belirlemek, sonra istenen durumları saymaktır. Soruda karışık görünen şey aslında bu iki sayımı ayırmaktır. Birçok aday, olasılıkta işlemi erken yapmaya çalışır; oysa önce durum sayısı netleşmelidir. Bu nedenle soru kökü dikkatle okunmalı, hangi sonuçların istenen duruma girdiği açıkça ayırt edilmelidir.

Birim dönüşümleri

Temel uzunluk ve zaman birimleri, geometri ve problem sorularında sık kullanılır. 1 km = 1000 m, 1 m = 100 cm, 1 saat = 60 dakika ve 1 dakika = 60 saniye eşitlikleri bu dönüşümlerin temelidir. Bu eşitlikler, birimleri birbirine çevirmeden doğru sonuca ulaşmayı zorlaştırır. Özellikle problem çözerken aynı büyüklük farklı birimlerle verildiğinde önce ortak birime geçmek gerekir.

Örneğin 3 km = 3000 m olur; çünkü kilometre ile metre arasındaki ilişki bin kat üzerinden kuruludur. Benzer şekilde 2 saat = 120 dakika olur; çünkü bir saatte 60 dakika vardır. Bu tür dönüşümler, sadece doğrudan soru olarak değil, hız, süre, yol ve benzeri problemler içinde de kullanılabilir. Birimlerin doğru çevrilmesi, işlemin doğruluğu kadar yorumun da doğruluğunu belirler.

Konular arasındaki bağlantılar

Geometri ile temel matematik ilk bakışta ayrı başlıklar gibi görünse de, sınav düzeyinde çoğu zaman iç içe geçer. Örneğin bir üçgenin alanını bulmak için önce taban ve yükseklik bilgisi gerekir; yükseklik ise bazen bir dik üçgen içinde bulunur ve burada dik üçgende hipotenüs bağıntısı devreye girer. Yani tek bir soru içinde birkaç temel kuralın birleşmesi mümkündür. Bu yüzden formülleri ayrı ayrı değil, birbirini tamamlayan parçalar olarak düşünmek yararlıdır.

Benzer şekilde oran, yüzde ve aritmetik ortalama da sayısal düşünme becerisinin farklı görünümleridir. Bir veri grubunda ortalama hesaplamak için toplamı bulup değere bölmek gerekir; yüzde hesaplamak için sayıyı oranla çarpıp 100’e bölmek gerekir; oran sorusunda ise iki çokluk bölme mantığıyla karşılaştırılır. Hepsinde ortak nokta, “miktarlar arasındaki ilişkiyi” okumaktır. Bu ortak yaklaşım, sınavda işlemi hızlandırır ve karışıklığı azaltır.

Bölünebilme kuralları da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Çünkü bir sayının 2, 3, 4, 5, 9 veya 10 ile bölünüp bölünmediğini hızlıca bilmek, başka sorularda zaman kazandırır. Bazen bir sayının son basamağı, bazen son iki basamağı, bazen de rakamları toplamı belirleyici olur. Bu kurallar, görünüşte kısa ama etkisi büyük araçlardır.

Sık karıştırılan noktalar

Üçgenlerde en çok karıştırılan konulardan biri iç açı ve dış açı ilişkisidir. İç açılar toplamı 180 derece olsa da dış açı, kendisine komşu olmayan iki iç açının toplamına eşittir. Bu iki bilgi benzer görünse de kullanımları farklıdır. İç açı toplamı tüm üçgen için geçerli bir sabitken, dış açı kuralı belli bir köşedeki açıyı diğer iki iç açıyla bağlar. Soruda hangisinin istendiğini dikkatle ayırmak gerekir.

Bir diğer karışıklık alan hesaplarında görülür. Üçgende alan için taban ile yüksekliğin çarpımının yarısı alınır; dikdörtgende ise kısa kenar ile uzun kenar doğrudan çarpılır. Bazı adaylar üçgen alanında yarıyı unutabilir ya da dikdörtgende gereksiz yere ikiye bölme yapabilir. Karede ise tüm kenarların eşit olduğu bilgisi önemlidir; çünkü bu özellik onu dikdörtgenden ayırır. Kareyi sadece dik açılı bir dörtgen sanmak eksik olur, çünkü eşit kenar şartı da vardır.

Paralelkenar ile dikdörtgen de bazen karışır. Paralelkenarda karşılıklı kenarlar paraleldir; dikdörtgende ise alan için kısa ve uzun kenar çarpılır. Dikdörtgen bir dörtgen olsa da her paralelkenar dikdörtgen değildir. Bu nedenle şeklin adı kadar tanımı da önemlidir. Soruda verilen özelliklerden hangi şeklin kastedildiğini doğru okumak, çözümün ilk adımıdır.

Bölünebilmede de karışıklıklar olabilir. 3 ile bölünebilmede rakamlar toplamına bakılırken 4 ile bölünebilmede son iki basamağa bakılır. 9 ile bölünebilme yine rakamlar toplamına bağlıdır ama 3’ten farklı olarak 9’un katı aranır. 5 ile bölünebilmede son basamak 0 veya 5 olmalıdır; 10 ile bölünebilmede ise yalnızca 0 yeterlidir. Bu ayrımlar netleşmezse, özellikle çok seçenekli sorularda aday kolayca yanılabilir.

Olasılık sorularında da istenen durum ile tüm durumları karıştırmak yaygındır. Çift sayı gelme olasılığında sadece çift olanlar sayılır; tüm yüzlerce sonuç değil, zarın altı yüzü dikkate alınır. Bu yüzden önce deneyin hangi sonuçları içerdiğini belirlemek gerekir. Olasılığın payında istenenler, paydasında ise tüm mümkün sonuçlar yer alır. Bu yapı korunmazsa sonuç yanlış çıkar.

Konuya yaklaşım stratejisi

KPSS’de bu başlıklar genellikle tek tek değil, pratik kullanımla sorulur. Size bir şekil verilip alan istenebilir, sayı verilerek bölünebilme sorulabilir, bir veri grubu üzerinden ortalama sorulabilir ya da kısa bir denklemle bilinmeyen aranabilir. Bu yüzden her kuralı kendi içinde öğrenmek kadar, hangi soruda hangi kuralın devreye girdiğini görmek de gerekir. Konuya bu gözle bakmak, ezberi azaltır ve çözüm hızını artırır.

Bir soruda ilk yapılacak şey, hangi konudan geldiğini anlamaktır. Şekil varsa geometri kuralları, sayı varsa bölünebilme ya da oran, veri varsa ortalama, eşit olasılıklı bir deney varsa olasılık, bilinmeyen varsa denklem akla gelmelidir. Bu ilk sınıflama doğru yapılırsa, geri kalan işlem çoğu zaman kısa bir uygulamadan ibaret kalır. Sınav başarısında asıl farkı yaratan nokta da budur.

Kapanış

Bu konuların her biri, matematikte ayrı bir kapı açar ama birlikte düşünüldüğünde çok daha güçlü hale gelir. Üçgenin iç açıları, dış açısı, alanı, dik üçgende hipotenüs bağıntısı ve çevrel çember kavramı geometri temelini oluşturur. Paralelkenar, dikdörtgen ve kare gibi dörtgenlerin özellikleri ise bu temel üzerine kurulur. Aynı şekilde bölünebilme, oran, yüzde, aritmetik ortalama, denklem, olasılık ve birim dönüşümleri de sayısal düşünmenin en önemli araçlarıdır.

Bu başlıklarda başarılı olmak için formülü ezberlemek kadar, mantığını kavramak gerekir. Çünkü KPSS soruları çoğu zaman doğrudan tanım değil, tanımın uygulamasını ölçer. Şekli, sayıyı, oranı ya da olasılığı doğru okuyabildiğinizde çözüm çok daha kısa hale gelir. Bu nedenle her kuralı kendi yerinde, örneğiyle ve bağlantısıyla öğrenmek en sağlam yöntemdir. Böyle bir temel kurduğunuzda, geometri ve temel matematik sorularında hem hızınız hem de doğruluğunuz belirgin şekilde artar.

Matematik diğer konular

Geometri örnek soruları

Bu konudan özgün sorular. Her sorunun çözümünü ve açıklamasını kendi sayfasında inceleyebilirsin.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu notta üçgenlerin temel açı ve alan özellikleri, çevrel çember, dik üçgende Pisagor bağıntısı ve dörtgenlerde kare, dikdörtgen, paralelkenar bilgileri bir arada ve düzenli biçimde anlatılır. Ayrıca bölünebilme kuralları da kısa bir bölümde, geometri sorularında işlem kolaylığı sağlayacak şekilde hatırlatılır.

Sınav ve ders seç, yapay zeka senin için özgün sorular üretsin; online çöz veya PDF indir.