2026 ALES Türkçe Anlatım Biçimleri Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 8 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu metin, ALES Türkçe için anlatım biçimlerini kapsamlı biçimde ele alır. Öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı ve tartışmacı anlatımın ne olduğu, hangi amaçla kullanıldığı, tanımlama ile ilişkisi ve özellikle açıklayıcı ile sanatsal öyküleme ayrımı ayrıntılı biçimde anlatılır.
Giriş
Anlatım biçimleri, bir yazarın ya da konuşanın düşüncesini okura nasıl sunduğunu gösteren temel yolların adıdır. Türkçe sorularında bu konu, yalnızca bir tanımı ezberlemekle değil, bir metnin hangi amaçla kurulduğunu fark etmekle çözülür. Bu yüzden anlatım biçimlerini bilmek, metnin ne anlattığını kadar nasıl anlattığını da görmeyi sağlar. ALES gibi sınavlarda da çoğu soru, doğrudan bir tanım sormaz; metnin akışından hareketle hangi anlatım biçiminin kullanıldığını sezdirir.
Bu konunun mantığı aslında oldukça doğaldır. Bir metin olay mı anlatıyor, bir yerin ya da varlığın ayrıntılarını mı göz önüne getiriyor, bir bilgiyi mi öğretiyor, yoksa bir görüşü savunup karşı fikri çürütmeye mi çalışıyor? İşte anlatım biçimleri bu temel soruların etrafında şekillenir. Metni doğru okumak için önce amacını görmek gerekir; çünkü amaç, kullanılan anlatım biçimini belirler. Bu nedenle konu, yalnızca kuramsal değil, doğrudan soru çözme becerisiyle bağlantılıdır.
Öyküleyici Anlatım
Öyküleyici anlatım, olayların zaman akışı içinde aktarıldığı anlatım biçimidir. Burada esas olan, bir gelişmenin baştan sona bir sıra içinde verilmesidir. Yani okuyucu, neyin önce, neyin sonra olduğunu takip eder. Olay anlatımına dayanması bu biçimin en temel özelliğidir ve sınavda en kolay ayırt edilen yönlerinden biri de budur. Bir metinde hareket, değişim, oluş ve ilerleyiş hissi varsa, öyküleyici anlatımın izleri güçlüdür.
Bu anlatım biçimi, olay merkezlidir. Olayın gerçekleşmesi için bir zaman çizgisi gerekir ve anlatıcı da bu çizgiyi okura aktarmaya çalışır. Bu yüzden öyküleyici anlatımda zaman akışı, metnin omurgasıdır. Bir karakterin başından geçenler, bir yer değiştirme, bir karşılaşma ya da art arda gelen gelişmeler bu anlatım biçimiyle verilir. Okur olayın içine çekilir; çünkü anlatımda durağanlık değil, ilerleme vardır.
Öyküleyici anlatımın dikkat çeken yönü, okuyucuda “sonra ne oldu?” duygusu oluşturmasıdır. Bu duygu, olayların ardışık biçimde verilmesinden doğar. Sınavlarda bu tür metinlerde fiillerin, hareketin ve değişimin yoğunluğu dikkat çeker. Ancak burada önemli nokta şudur: Her olay anlatımı tek başına öyküleyici anlatım demek değildir; olayların belirgin bir zaman sırası içinde aktarılması gerekir. Bu ayrıntı, sorularda yanıltıcı seçenekleri ayıklamada işe yarar.
Öyküleyici anlatımda iki tür bulunduğu belirtilir: açıklayıcı ve sanatsal öyküleme. Bu ayrım, öyküleyici anlatımın yalnızca olay aktarmaktan ibaret olmadığını gösterir. Bazen anlatıcı bir olayı bilgi vermek amacıyla, yalın ve anlaşılır biçimde aktarır; bazen de aynı olay, estetik bir etki yaratacak şekilde daha edebi, daha duygu yüklü bir anlatımla sunulur. Bu iki yönü ayırt etmek, özellikle metin yorumlama sorularında önemlidir. Çünkü metnin amacı ve dili, hangi tür öykülemenin baskın olduğunu gösterir.
Açıklayıcı öykülemede olay daha çok anlaşılır kılınır. Burada hedef, yaşananı düzenli ve açık bir şekilde aktarmaktır. Sanatsal öykülemede ise anlatımın etkileyiciliği, duygu ve hayal gücü öne çıkar. Bu tür, okuru sadece bilgilendirmez; aynı zamanda ona bir atmosfer hissettirir. ALES sorularında bu ayrım doğrudan isim verilerek sorulmasa bile, olayın sunuluş biçiminden anlaşılabilir. Eğer metin sade ve öğretici bir çizgide ilerliyorsa açıklayıcı öyküleme; daha canlı, duygu ve tasvir içeren bir yapı varsa sanatsal öyküleme akla gelir.
Betimleyici Anlatım
Betimleyici anlatım, gözleme dayanarak bir varlığın ya da yerin ayrıntılarını zihinde canlandıracak biçimde aktaran anlatımdır. Bu tanımın merkezinde iki önemli unsur vardır: gözlem ve canlandırma. Önce bir şey dikkatle görülür, ardından onun özellikleri ayrıntılarıyla aktarılır. Böylece okurun zihninde o varlık ya da yer yeniden kurulur. Betimleme, yalnızca bilgi vermek için değil, aynı zamanda bir görüntü oluşturmak için kullanılır.
Bu anlatım biçiminde ayrıntı çok önemlidir. Bir yerin genişliği, ışığı, rengi, düzeni, havası ya da bir varlığın görünümü, duruşu, dikkat çeken özellikleri betimleme içinde yer alabilir. Ama amaç, sadece bu ayrıntıları sıralamak değildir; amaç, okurun gözünde bir tablo oluşturmaktır. Bu yüzden betimleyici anlatım, okuyucunun zihninde resim çizen bir yapı gibi düşünülebilir. Sınavlarda bir metnin betimleyici olup olmadığı, ayrıntılı tasvirler ve görsel çağrışımlar üzerinden anlaşılır.
Betimleyici anlatımın temeli gözlem olduğu için, anlatılan şey somut bir biçimde kavranır. Yazar, gördüğünü okura aktarmaya çalışır. Bu aktarımda yerin ya da varlığın belirgin yönleri seçilir ve öne çıkarılır. Böylece metin kuru bir bilgi listesi gibi değil, canlı ve duyulur bir sahne gibi hissedilir. Betimleme, bu yönüyle öykülemeden ayrılır; çünkü öykülemede esas olan zaman akışı iken betimlemede esas olan görünüş ve ayrıntıdır.
Sınav açısından önemli bir nokta da şudur: Betimleyici anlatım, çoğu zaman başka anlatım biçimleriyle birlikte kullanılabilir. Bir öykü içinde bir yer betimlenebilir ya da açıklayıcı bir metin içinde kısa bir tasvir yer alabilir. Bu durumda metnin hangi anlatım biçimine daha yakın olduğu sorulur. Eğer ayrıntılar bir görüntü oluşturmak için kullanılıyorsa, betimleyici yön ağır basar. Okuyucuya “orada olma” hissi veriliyorsa, bu anlatım biçimi güçlüdür.
Betimleyici anlatım, metnin duygusunu da etkileyebilir. Bir yerin huzurlu, kasvetli ya da hareketli görünmesi, anlatılan ayrıntıların seçimine bağlıdır. Bu nedenle betimleme yalnızca nesnel bir gösterim değil, aynı zamanda okurun algısını yönlendiren bir araçtır. Ancak ALES düzeyinde esas dikkat edilmesi gereken, anlatımın gözleme dayanıp dayanmadığı ve ayrıntıların zihinde canlandırma amacı taşıyıp taşımadığıdır. Bu iki ölçüt, betimleyici anlatımı tanımada anahtar rol oynar.
Açıklayıcı Anlatım
Açıklayıcı anlatım, bir konuyu öğretmeyi ya da o konuda bilgi vermeyi amaçlar. Burada temel hedef, okuyucunun bir şeyi öğrenmesini sağlamaktır. Yani anlatımın odağında estetik etki değil, anlaşılırlık ve öğreticilik bulunur. Bir kavramın ne olduğu, bir olayın nasıl gerçekleştiği ya da bir bilginin nasıl anlaşılması gerektiği bu anlatım biçimiyle aktarılabilir. Metnin amacı bilgi aktarmak olduğunda, açıklayıcı anlatım öne çıkar.
Bu anlatım biçiminin en önemli yönü, düzenli ve açık olmasıdır. Okuyucu, anlatılan konuyu zorlanmadan kavramalıdır. Bu yüzden açıklayıcı anlatımda bilgi, parçalı değil sistemli biçimde sunulur. Konu adım adım ilerler ve okuyucunun zihninde bir anlam bütünlüğü kurulur. Anlatımın öğretici metinlerde kullanılması da tam bu yüzden önemlidir. Öğretici metinler, doğaları gereği bir şeyi öğretmek ya da bir konuda bilgi vermek üzere kuruludur ve açıklayıcı anlatım bu amaca en uygun yoldur.
Açıklayıcı anlatımın öğretici metinlerle ilişkisi, sınavlarda çok işlevseldir. Çünkü bir metnin öğretme amacı taşıdığı anlaşılırsa, açıklayıcı anlatım ihtimali güçlenir. Ancak burada amaç sadece bilgi sıralamak değildir; bilgi, okuyucunun anlaması için düzenlenir. Bu nedenle açıklayıcı anlatım, sık sık tanımlama ile birlikte görülür. Bir kavram önce tanımlanır, sonra ayrıntılı biçimde açıklanır. Böylece okuyucu hem kavramın sınırını öğrenir hem de içeriğini kavrar.
Bu anlatım biçimi, özellikle kavramsal konularda etkilidir. Bir şeyin ne olduğu, hangi anlamda kullanıldığı ya da nasıl anlaşılması gerektiği açıklanır. Öyleyse açıklayıcı anlatımı tanırken şu soruya bakmak gerekir: Metin, bir konuyu öğretmeye mi çalışıyor, yoksa sadece bir etki mi oluşturuyor? Eğer temel amaç öğretmekse, anlatım açıklayıcıdır. Sınavda seçenekler arasındaki fark da çoğu kez burada belirir. Betimleme görüntü oluşturur, öyküleme olay akışı verir, tartışma görüş çürütür; açıklama ise öğretir.
Açıklayıcı anlatımın yalın ve anlaşılır olması, onu güvenilir ve net kılar. Bu netlik, ALES gibi yorum ağırlıklı sınavlarda metnin niyetini hızlıca fark etmeyi sağlar. Özellikle “bu metnin yazılma amacı” sorulduğunda açıklayıcı anlatımın öğreticilik yönü akla gelmelidir. Metin bir şeyi öğretmek için kurulmuşsa, anlatımın temeli de çoğu zaman açıklayıcıdır.
Tartışmacı Anlatım
Tartışmacı anlatım, ortaya konan karşı görüşün yanlışlığını kanıtlamayı amaçlar. Bu anlatım biçiminde yazar, yalnızca kendi düşüncesini söylemekle yetinmez; başka bir görüşe karşı çıkar. Asıl hedef, karşıt görüşü çürütmek ve kendi savını daha güçlü göstermektir. Bu yönüyle tartışmacı anlatım, düşüncelerin karşı karşıya geldiği bir yapı kurar. Sınavlarda bu biçimi ayırt etmek, metindeki karşı çıkma ve kanıtlama izlerini görmekle mümkündür.
Tartışmacı anlatımda bir iddia vardır ve bu iddiaya karşı bir görüş de bulunur. Yazar, karşı görüşün yanlış olduğunu göstermek için çeşitli gerekçeler kurar. Bu nedenle anlatımın temel hareketi, “doğru budur, yanlış olan şudur” çizgisinde ilerler. Okuyucu, metinde yalnızca bilgi almaz; aynı zamanda bir düşünce çatışması izler. Bu çatışma, tartışmacı anlatımın ayırt edici tarafıdır.
Bu anlatım biçimi, okuyucuyu ikna etmeye yöneliktir. Ancak ikna etme amacı, açıklayıcı anlatımdaki gibi öğretme odaklı değildir; burada amaç bir karşı görüşü geçersiz kılmaktır. Bu fark, sınavda çok önemlidir. Çünkü bazı metinler bilgi veriyor gibi görünse de asıl niyetleri bir düşünceyi savunmak ya da bir başka görüşü reddetmektir. Böyle durumlarda tartışmacı anlatım devreye girer. Metindeki karşı çıkış, yazarın tutumunu ele verir.
Tartışmacı anlatımın gücü, karşıtlığın açık biçimde gösterilmesidir. Yazar, önce başka bir görüşü anımsatır ya da ima eder, sonra bunun neden doğru olmadığını açıklamaya çalışır. Bu yapı, metnin düşünsel yönünü güçlendirir. ALES tarzı sorularda “karşı görüş”, “yanlışlama”, “çürütme”, “savunma” gibi anlam ipuçları dikkatle okunmalıdır. Bu ipuçları, tartışmacı anlatımın işaretleridir.
Bu anlatım biçimi, diğerlerinden en çok amaç bakımından ayrılır. Öyküleme olay anlatır, betimleme gözlemle görüntü kurar, açıklama öğretir; tartışma ise karşı görüşün yanlışlığını göstermeye çalışır. Bu nedenle bir metinde fikir ayrılığı ve buna verilen cevap varsa, tartışmacı anlatım güçlü bir adaydır. Sınavlarda özellikle savunucu ve karşı koyucu ton, bu anlatım biçimini işaret eder.
Tanımlama ve Anlatımdaki Yeri
Tanımlama, “Nedir?” ve “Kimdir?” sorularına cevap vererek bir varlık ya da kavramın anlamını belirten düşünce geliştirme yoludur. Bu yönüyle tanımlama, anlatım biçimlerinden ziyade anlatımı kuran temel bir düşünce tekniği gibi görülebilir. Metinde bir kavramın sınırlarını netleştirmek, onu başka şeylerden ayırmak ve okurun kafasında açık bir anlam oluşturmak için kullanılır. Özellikle açıklayıcı anlatım içinde tanımlama sıkça yer alır; çünkü öğretme amacı, önce neyin öğretildiğini belirginleştirmeyi gerektirir.
Tanımlamanın “Nedir?” ve “Kimdir?” sorularına yanıt vermesi önemlidir. Bu sorular, bir kavramın ya da varlığın özünü yakalamaya yarar. Örneğin bir metin bir konuyu anlatmadan önce onun ne olduğunu açıklar. Böylece okuyucu, kalan kısmı daha sağlam bir çerçevede anlar. Bu, özellikle bilgi veren metinlerde büyük kolaylık sağlar. Sınavda da tanımlama cümleleri çoğu zaman doğrudan sorulmaz; metnin girişinde verilen kısa ve net açıklamalar üzerinden fark edilir.
Tanımlama ile açıklama arasında yakın bir ilişki vardır. Tanımlama, bir kavramın ne olduğuna kısa ve öz biçimde cevap verir. Açıklayıcı anlatım ise bu kavramı öğretmek ve ayrıntılandırmak için daha geniş bir yapı kurar. Başka bir deyişle tanımlama, açıklamanın kapısını açan ilk adımdır. Önce kavramın adı ve anlamı belirlenir, sonra o kavram çevresinde bilgi verilir. Bu yüzden tanımlama, anlatım biçimlerini tanırken önemli bir yardımcı ipucu oluşturur.
Sınavlarda tanımlama ile öyküleme ya da betimleme karıştırılmamalıdır. Çünkü tanımlama, olayın nasıl geliştiğini anlatmaz; görüntü kurmaz. Bir varlığın ya da kavramın anlamını belirler. Metinde “şu nedir” sorusuna net bir yanıt veriliyorsa, tanımlama düşüncesi devrededir. Bu yanın anlaşılması, özellikle kavram tanımı sorularında doğru seçeneğe ulaşmayı kolaylaştırır.
Açıklayıcı ve Tanımlayıcı Yapı
Açıklayıcı anlatım ile tanımlama arasındaki yakınlık, konu çalışırken mutlaka görülmelidir. Açıklayıcı anlatım genellikle öğretici metinlerde kullanılır; bu metinlerde önce kavram tanımlanır, sonra onun hakkında bilgi verilir. Bu sıralama doğaldır, çünkü öğretme süreci belirsizliği azaltmayı gerektirir. Okur neyi okuyacağını baştan anladığında, kalan bilgileri daha rahat yerleştirir.
Bu ilişki sınavda özellikle metnin giriş cümlelerinde ortaya çıkar. Bir cümle kavramın ne olduğunu doğrudan söyleyebilir; bu tanımlamadır. Ardından gelen cümleler ise o kavramı açıklamaya devam eder. Böyle metinlerde anlatımın ana amacı bilgi vermek olduğu için açıklayıcı anlatım baskındır. Tanımlama ise bu yapının küçük ama önemli bir parçası olarak görev yapar.
Açıklayıcı anlatımın yalınlığı, tanımlamayı destekler. Çünkü karmaşık ve dolambaçlı cümleler öğrenmeyi zorlaştırır. Oysa öğretici metinlerde amaç netliktir. Bu netlik, anlatımın düzenli ilerlemesini sağlar. Böylece tanım, açıklama ve örneğe dayalı bilgi tek bir çatı altında birleşir. ALES açısından, bu ilişkiyi kurabilen aday metnin mantığını daha doğru çözer.
Karşılaştırmalı Bakış
Anlatım biçimlerini ayırt etmenin en iyi yolu, her birinin ana amacına bakmaktır. Öyküleyici anlatım olayların zaman içinde akışını verir. Betimleyici anlatım, gözleme dayanarak bir varlığın ya da yerin ayrıntılarını zihinde canlandırır. Açıklayıcı anlatım, bir konuyu öğretmek ya da bilgi vermek ister. Tartışmacı anlatım ise karşı görüşün yanlışlığını kanıtlamaya çalışır. Bu temel farklar, konunun özünü oluşturur.
Bu farkları yalnızca ezberlemek yerine, metnin niyetini düşünmek daha sağlıklıdır. Bir metin bir sahneyi gözümüzde canlandırıyorsa betimleyici anlatım ağır basar. Bir olayın gelişmesini izliyorsak öyküleyici anlatım vardır. Bir konu öğreniyorsak açıklayıcı anlatım söz konusudur. Bir görüşe itiraz ediliyorsa tartışmacı anlatım devrededir. Soru çözerken bu amaç cümlelerinin izini sürmek, doğru sonuca ulaşmayı hızlandırır.
Sınav açısından önemli olan bir başka nokta da karışık metinlerdir. Bazen bir metinde birden fazla anlatım biçimi bulunabilir. Ancak sorulan şey, hangisinin baskın olduğudur. Örneğin bir metinde olay anlatılırken yer de tasvir edilebilir. Bu durumda ana iskelet olay üzerine kuruluysa öyküleyici anlatım öne çıkar. Aynı şekilde bilgi verme amacı baskınsa açıklayıcı anlatım seçilir; görüş çürütme amacı baskınsa tartışmacı anlatım belirleyici olur. Bu yüzden metinde hangi amaç daha güçlü sorusunu sormak gerekir.
Sık Karıştırılan Noktalar
En çok karıştırılan noktalardan biri betimleyici anlatım ile öyküleyici anlatımdır. Çünkü ikisinde de bir hareket ya da bir sahne hissi olabilir. Ancak betimlemede zaman akışı değil, görünüş ve ayrıntı ön plandadır. Öykülemede ise olaylar bir sıra içinde gelişir. Eğer metin yalnızca bir yeri ya da varlığı göz önüne getirmeye çalışıyorsa betimleme düşünülmelidir. Eğer bir gelişme, başlangıç ve sonuç hissi varsa öyküleme ağır basar.
Bir başka karışıklık açıklayıcı anlatım ile tanımlama arasında yaşanır. Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu kısa biçimde belirler. Açıklayıcı anlatım ise bu kavramı öğretmek için daha geniş bir çerçeve kurar. Yani tanımlama bir araç, açıklayıcı anlatım ise daha büyük bir anlatım amacıdır. Bu nedenle her tanım açıklama değildir; fakat birçok açıklayıcı metin tanımla başlar. Bu ince farkı bilmek, soruları daha doğru çözmeyi sağlar.
Tartışmacı anlatım da bazen açıklayıcı anlatımla karıştırılabilir. Çünkü ikisinde de fikir ve bilgi vardır. Fakat açıklayıcı anlatım öğretme odaklıdır, tartışmacı anlatım ise karşı görüşü yanlışlama odaklıdır. Metinde bir görüşe karşı açık bir tavır varsa, tartışmacı anlatım aranmalıdır. Eğer amaç sadece bir konuyu anlaşılır kılmaksa açıklayıcı anlatım daha uygundur. Bu ayrım, metnin tonunu ve yazarın tutumunu okumayı gerektirir.
Öyküleyici anlatımın iki türü olduğunun bilinmesi de önemlidir. Açıklayıcı ve sanatsal öyküleme ayrımı, birçok aday için ikinci planda kalabilir; fakat metnin dili bu ayrımı ele verir. Bilgi vermeye yakın, düzenli ve sade bir aktarma varsa açıklayıcı öyküleme düşünülür. Daha etkileyici, duygu ve estetik yönü güçlü bir anlatım varsa sanatsal öyküleme akla gelir. Sınavda bu ikiliyi bilmek, öyküleyici anlatımın türünü daha doğru yorumlamayı sağlar.
Sınav İçin Uygulama Mantığı
Bir metni çözerken önce şu soruyu sormak yararlıdır: Bu metnin ana amacı nedir? Eğer amaç öğretmekse açıklayıcı anlatım; bir sahne oluşturmaksa betimleyici anlatım; bir olayı sıralamaksa öyküleyici anlatım; bir karşı görüşü çürütmekse tartışmacı anlatım düşünülmelidir. Bu yöntem, ezberden çok anlamaya dayalıdır ve sınavda daha güvenilir sonuç verir. Çünkü anlatım biçimleri, metnin niyetine göre belirlenir.
Metnin giriş cümlesi, çoğu zaman en önemli ipucunu verir. Bir kavramın anlamı doğrudan veriliyorsa tanımlama vardır. Ardından gelen açıklamalar bilgi verme yönünü güçlendiriyorsa açıklayıcı anlatım baskındır. Bir olayın “önce”, “sonra” hissiyle ilerlemesi öyküleme işaretidir. Ayrıntıların göz önüne serilmesi betimleme yönünü, karşıt fikirlerin çarpıştırılması ise tartışma yönünü gösterir. Bu ipuçlarını birlikte okumak gerekir.
Adayların yapması gereken bir başka şey de metni tek bir cümleye indirgememektir. Anlatım biçimleri, sadece kelimelere bakılarak değil, bütün yapı üzerinden anlaşılır. Olayın mı, görüntünün mü, bilginin mi, tartışmanın mı önde olduğuna bakmak gerekir. Bu bakış açısı, özellikle seçeneklerin birbirine yakın olduğu sorularda büyük avantaj sağlar. Çünkü doğru cevap çoğu zaman “metnin baskın amacı”nı görebilen adayın eline geçer.
Sonuç
Anlatım biçimleri konusu, Türkçe dersinin temel ama çok işlevsel başlıklarından biridir. Öyküleyici anlatım olayların zaman akışı içinde verilmesini, betimleyici anlatım gözleme dayanarak ayrıntıların zihinde canlandırılmasını, açıklayıcı anlatım bir konunun öğretilmesini ya da bilgi verilmesini, tartışmacı anlatım ise karşı görüşün yanlışlığını kanıtlamayı amaçlar. Tanımlama da “Nedir?” ve “Kimdir?” sorularına cevap vererek bu yapıların içinde önemli bir yer tutar.
Bu konuyu sağlam öğrenmenin yolu, her anlatım biçiminin amacını net biçimde kavramaktır. Sınavda metin okurken önce olay mı var, görüntü mü var, bilgi mi veriliyor, yoksa bir görüş mü çürütülüyor sorularını sormak gerekir. Bu yaklaşım, hem anlatım biçimlerini birbirinden ayırmayı kolaylaştırır hem de soru çözümünde hız kazandırır. Konunun özü budur: metnin ne dediğinden önce nasıl dediğini fark etmek.
Türkçe diğer konular
Anlatım Biçimleri örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevap: Karşı görüşün geçersizliğini kanıtlama amacı ağır basmaktadır.
Açıklama: Başka bir görüşün geçersizliğini kanıtlama tartışmacı anlatımdır.
Şıkları ve tam çözümü görBu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Doğru cevap: Olay içeren her metin aynı anlatım niteliğine sahiptir.
Açıklama: Parça, olay içeren metinlerin aynı nitelikte olmadığını belirtir.
Şıkları ve tam çözümü görBu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevap: Ayrıntıların zihinde görüntü oluşturması betimleyici anlatıma işaret edebilir.
Açıklama: Ayrıntıların zihinde canlandırma işlevi betimleyici anlatımı düşündürür.
Şıkları ve tam çözümü görNumaralanmış cümlelerin hangisinde tanımlamaya başvurulduğu söylenebilir?
Doğru cevap: I.
Açıklama: Kavramın anlamını doğrudan açıklamak tanımlamadır.
Şıkları ve tam çözümü görBu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Doğru cevap: açıklayıcı anlatımdan yararlanılır
Açıklama: Bilgi aktarma amacı açıklayıcı anlatımı gerektirir.
Şıkları ve tam çözümü görNumaralanmış cümlelerin hangisinde açıklayıcı anlatımın amacı verilmiştir?
Doğru cevap: I.
Açıklama: Öğretme ve bilgi verme amacı I. cümlede verilmiştir.
Şıkları ve tam çözümü gör“Bir kavramın ne anlama geldiği, kapsamı ve temel niteliği doğrudan belirtilmiştir.” Bu cümlede anlatılan düşünce geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Tanımlama
Açıklama: Kavramın anlamını doğrudan verme tanımlamadır.
Şıkları ve tam çözümü görBu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Anlatım biçimi belirlenirken konu kadar yazarın amacı da göz önünde tutulmalıdır.
Açıklama: Anlatım biçimi konu, amaç ve kuruluş birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Şıkları ve tam çözümü gör“Bir metinde yazar, karşısındaki görüşü aktarır; ardından bu görüşün dayanaklarını sorgulayarak kendi düşüncesinin daha geçerli olduğunu göstermeye çalışır.” Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Metinde karşı görüşü çürütme amacı bulunmaktadır.
Açıklama: Karşı görüşün dayanaklarını sorgulamak tartışmacı amacı gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görBu parçada ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Açıklayıcı anlatım
Açıklama: Bilgi verme ve öğretme amacı açıklayıcı anlatımı gösterir.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?