2026 KPSS Lisans Vatandaşlık Yasama ve Yürütme Konu Anlatımı
12 hap bilgi · 25 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, yasama ve yürütme kavramlarını, Türkiye’de bu yetkilerin kimde olduğunu, TBMM’nin yapısını, Cumhurbaşkanının konumunu ve anayasal dayanakları ayrıntılı biçimde açıklar. Ayrıca demokratik yasama organlarının işlevleri, kanun teklif etme, genel oyla seçilme ve sık karıştırılan noktalara da sınav odaklı olarak değinir.
Giriş
Yasama ve yürütme, devlet düzenini anlamanın temel iki ayağıdır. KPSS Vatandaşlık testinde bu başlıklar yalnızca tanım düzeyinde değil, anayasal dayanaklarıyla ve kurumların görev alanlarıyla birlikte sorulur. Bu yüzden konuyu ezberlenecek kısa cümleler olarak değil, birbirine bağlı bir sistem olarak görmek gerekir. Bir organın ne yaptığını bilmek kadar, o yetkinin kim adına kullanıldığını, kime ait olduğunu ve hangi sınırlarla kullanıldığını da öğrenmek önemlidir.
Türkiye’de bu sistemin merkezinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı vardır. TBMM yasama görevini üstlenirken, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar yürütme görevini yerine getirir. Anayasa, bu iki alanı yalnızca görev bakımından ayırmakla kalmaz; egemenliğin kaynağını, yetkinin devredilip devredilemeyeceğini ve temsil esasını da ortaya koyar. Bu nedenle konuya başlarken sadece kurum adlarını değil, onları ayakta tutan anayasal mantığı da görmek gerekir.
Yasama yetkisi ve TBMM’nin konumu
Yasama organı, kanun yapma yetkisini kullanan organdır. Türkiye bakımından bu organ Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu bilgi, sınavlarda doğrudan tanım sorusu olarak gelebileceği gibi, dolaylı şekilde de sorulabilir. Örneğin “kanun yapma yetkisini hangi organ kullanır” dendiğinde cevap TBMM’dir. Burada önemli olan, yasama organının temel görevinin kanun koymak olduğunu net biçimde ayırt etmektir.
Türkiye’de yasama yetkisi Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Bu ifade çok önemlidir, çünkü yetkinin sahibi ile yetkinin kullanıcısını birlikte anlatır. Yasama yetkisi millete aittir, fakat millet bu yetkiyi doğrudan değil, anayasanın belirlediği temsil mekanizmasıyla TBMM aracılığıyla kullanır. Sınav açısından bu cümledeki en kritik unsur, yetkinin “Türk Milleti adına” kullanılmasıdır; bu, egemenliğin millete ait olduğunu hatırlatan anayasal bir çerçevedir.
Anayasa’nın 7. maddesi bu noktayı daha açık biçimde düzenler. Buna göre yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. “Devredilemez” ifadesi, KPSS’de özellikle dikkat edilmesi gereken bir unsurdur. Yani TBMM yasama yetkisini başka bir organa bırakamaz. Bu, devlet gücünün rastgele dağılmasını önleyen temel güvencelerden biridir. Yasama yetkisinin devredilememesi, TBMM’nin konumunu sıradan bir kurul olmaktan çıkarır ve onu anayasal sistemin merkez organlarından biri haline getirir.
Anayasa’nın 1. maddesine göre Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Bu başlangıç hükmü, devletin yönetim biçimini gösterir. Cumhuriyet, egemenliğin millete dayanması fikriyle birlikte düşünüldüğünde, yasama yetkisinin neden TBMM eliyle kullanıldığını anlamaya yardımcı olur. Aynı şekilde Anayasa’nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyetini demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlar. Demokratik hukuk devleti olması, yasama faaliyetinin keyfi değil, kurallara bağlı olmasını gerektirir. Dolayısıyla TBMM’nin yetkisi yalnızca güç değil, aynı zamanda hukuk düzeni içinde kullanılacak bir sorumluluktur.
TBMM’nin üye yapısı ve seçim mantığı
Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tam sayısı 600’dür. Bu sayı, Anayasa’nın 75. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Sınavlarda bu bilgi bazen doğrudan sayı olarak, bazen de “TBMM kaç milletvekilinden oluşur” biçiminde sorulur. Bu nedenle 600 sayısını yalnızca ezberlemek yeterli değildir; bunun anayasal dayanağını da bilmek gerekir. Böylece sayı sorularında tereddüt yaşamazsınız.
TBMM üyelerine milletvekili denir. Bir yasama organının üyelerine genel olarak yasama organı üyeleri denir. Bu ifade, kavramsal düzeyde önemlidir. Çünkü bir organın yapısını anlatırken sadece organın adını değil, o organı oluşturan kişilerin ne şekilde adlandırıldığını da bilmek gerekir. KPSS’de bazen “yasama organı üyeleri” ifadesi geçebilir; bunun TBMM bağlamında milletvekillerini işaret ettiğini doğru kurmak gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri genel oyla seçilir. Genel oy, seçme hakkının toplumun geniş kesimlerine açık olduğu anlamına gelir. Demokratik sistemlerde yasama organı üyeleri genellikle halk tarafından seçilir. Bu nokta, demokrasi ile yasama arasındaki en temel bağlardan biridir. Yasama organının meşruiyeti, onu oluşturan üyelerin halk tarafından belirlenmesine dayanır. Bu nedenle seçim yöntemi, sadece teknik bir usul değil, aynı zamanda demokratik temsilin temelidir.
Anayasa’nın 76. maddesine göre milletvekili seçilebilmek için en az on sekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, seçme hakkı ile seçilme hakkının aynı şey olmadığıdır. Kaynaklarda verilen bilgi, milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkindir. KPSS’de bu tür maddeler karıştırılabilir; bu yüzden “18 yaş” ifadesini milletvekili seçilebilme şartı olarak akılda tutmak önemlidir. Bu yaş şartı, temsil görevini üstlenecek kişilerin asgari bir olgunluk seviyesine sahip olması amacıyla düzenlenmiştir.
Yasama organlarının demokratik işlevleri
Demokratik yasama organlarının altı temel işlevinden biri temsildir. Temsil, halkın siyasal iradesinin meclis aracılığıyla görünür hale gelmesidir. Yasama organı yalnızca kanun yapan bir mekanizma değildir; aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin sesini siyasi sisteme taşır. Bu yüzden temsil işlevi, demokrasinin kalbi sayılabilir. KPSS’de temsil kavramı, yasama organının neden seçimle oluştuğunu açıklayan önemli bir anahtardır.
Demokratik yasama organlarının altı temel işlevinden bir diğeri denetimdir. Denetim, yürütmenin işlerini izleme ve kontrol etme yönünü anlatır. Yasama organı, sadece kural koymaz; aynı zamanda yürütmenin bu kurallara uygun hareket edip etmediğini de gözetir. Bu bağlamda TBMM’nin yürütme karşısındaki konumu çok önemlidir. Çünkü demokratik düzenlerde güçler birbirini dengelemeli, tek bir organ tüm yetkiyi toplamamalıdır. Denetim işlevi bu dengeyi sağlamak açısından büyük önem taşır.
Bu iki işlevi birlikte düşünmek yararlıdır. Temsil, halkın iradesinin Meclis’e taşınmasıdır; denetim ise bu iradenin uygulamada korunmasıdır. Bir yasama organı sadece temsil ediyor ama denetlemiyorsa, sistem eksik kalır. Sınavlarda bu işlevler ayrı ayrı sorulabileceği gibi, karşılaştırmalı da sorulabilir. Bu nedenle temsil ve denetim kavramlarını bir çift olarak öğrenmek, kalıcı hafıza açısından çok faydalıdır.
Yasama organı ve birincil mevzuat
Yasama organlarının kabul ettiği yasalar birincil mevzuat sayılır. Bu ifade, mevzuat hiyerarşisini anlamaya giriş niteliğindedir. Birincil mevzuat, en üst düzeyde yer alan temel kuralları ifade eder. TBMM tarafından kabul edilen yasaların bu kategoride sayılması, yasama organının hukuk düzenindeki yerini gösterir. KPSS’de bu bilgi çoğu zaman “yasama organının kabul ettiği metinler ne sayılır” şeklinde sorulabilir.
Birincil mevzuat bilgisinin önemi, yasama faaliyetinin sıradan idari işlem olmadığını göstermesidir. Yasama organı, genel ve soyut kurallar koyar. Bu kurallar toplumun tamamını etkiler. Dolayısıyla TBMM’nin kabul ettiği yasaların hukuki ağırlığı, yürütme tarafından yapılan uygulamaların üstünde bir temel oluşturur. Bu ayrımı bilmek, yasama ile yürütme arasındaki ilişkiyi doğru kurmanızı sağlar.
Kanun teklif etme ve yasama sürecindeki rol dağılımı
Kanun teklif etme yetkisi milletvekillerine aittir. Bu bilgi, yasama sürecinin başlangıcına ilişkin önemli bir ayrıntıdır. Her ne kadar yasama yetkisi TBMM’ye ait olsa da, kanun teklifini yapanlar milletvekilleridir. Bu ayrım KPSS’de sık karıştırılır. “Yasama yetkisi kime ait” sorusu ile “kanun teklif etme yetkisi kimde” sorusu aynı değildir. Birincisi kurumsal yetkiyi, ikincisi ise sürecin başlatıcısını sorar.
Bu ayrımın mantığını anlamak önemlidir. Yasama yetkisi Meclis’e aitken, Meclis içindeki bireyler olan milletvekilleri kanun teklif eder. Yani yetki kurumsal düzeyde TBMM’de toplanmış, süreç ise üyeler üzerinden yürütülmüştür. Bu yapı, yasama organının kolektif karakterini gösterir. Tek başına bir kişinin değil, milletvekillerinin meclis içinde hareket ederek yasa sürecini başlatabilmesi, temsil esasına uygun bir işleyiş sağlar.
Milletvekillerinin kanun teklif etmesi, yürütme ile yasama arasındaki farkı da görünür kılar. Yürütme organı kanunların uygulanmasından sorumludur; kanun yapmak veya kanun teklif etmek ise yasamanın alanıdır. Bu yüzden sınavda “kanunları kim uygular” ile “kanun teklifi kim yapar” sorularını birbirine karıştırmamak gerekir. TBMM üyeleri yasama alanında görev yaparken, Cumhurbaşkanı ve bağlı kurumlar yürütme alanında görev yapar.
Yürütme organının tanımı ve kapsamı
Yürütme organı, kanunların uygulanmasından sorumlu organdır. Türkiye’de bu görev Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar tarafından yerine getirilir. Bu tanım, yasama ile yürütme arasındaki en temel farkı ortaya koyar. Yasama kural koyar, yürütme ise konulan kuralları uygular. Bu ayrım, devlet mekanizmasının sağlıklı işlemesi için zorunludur.
Yürütmenin görev alanını anlamak için onun yasama ile ilişkisini düşünmek gerekir. Yasama, genel çerçeveyi oluşturur; yürütme ise bu çerçeve içinde hareket eder. Cumhurbaşkanı ve bağlı kurumlar, kanunların uygulanmasını sağlar. Bu yüzden yürütme, pratik icra alanıdır. Sınavlarda yürütmenin tanımı doğrudan sorulabileceği gibi, “kanunların uygulanmasından sorumlu organ hangisidir” şeklinde de gelebilir.
Cumhurbaşkanının seçimi ve yürütmedeki yeri
Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir. Bu bilgi, yürütmenin meşruiyet kaynağını gösterir. Halk tarafından seçilme, Cumhurbaşkanına doğrudan demokratik bir dayanak kazandırır. KPSS’de bu ayrıntı önemlidir; çünkü Cumhurbaşkanının konumu, seçim yöntemiyle yakından bağlantılıdır. Halk tarafından seçilen bir yürütme makamı, demokratik temsil fikriyle uyumlu şekilde konumlandırılmış olur.
Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanları Cumhurbaşkanı atar. Bu da yürütme içindeki yetki ilişkisini gösterir. Cumhurbaşkanı, yürütme kadrosunu oluşturma bakımından merkezde yer alır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların atanması, yürütmenin kendi iç örgütlenmesinin Cumhurbaşkanı eliyle kurulduğunu ortaya koyar. Sınavda bu bilgi, özellikle “kimi kim atar” tarzındaki sorularda önem kazanır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Cumhurbaşkanının yürütmenin başında yer alması ve bağlı kadroyu belirleme yetkisine sahip olmasıdır. Bu düzenleme, yürütme faaliyetinin tek elden ve düzenli biçimde yürütülmesini amaçlar. Kanunların uygulanması soyut bir işlem değildir; bunu yürütecek kişi ve kurumların belirlenmesi gerekir. Bu nedenle Cumhurbaşkanının atama yetkisi, yürütmenin işlevsel tarafını anlamada temel rol oynar.
Yasama ve yürütme arasındaki temel farklar
Yasama ve yürütme çoğu zaman birlikte anılır, ancak görevleri birbirinden farklıdır. Yasama organı kanun yapar; yürütme organı kanunları uygular. Yasama yetkisi TBMM’ye aittir ve devredilemez. Yürütme yetkisi ise Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar tarafından kullanılır. Bu ayrımın bilinmesi, hem kavram sorularında hem de eşleştirme sorularında büyük kolaylık sağlar.
Yasama organı üyeleri genel oyla seçilir ve demokratik sistemlerde genellikle halk tarafından seçilmiş kişilerden oluşur. Yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanı da halk tarafından seçilir. Fakat seçim şekillerindeki benzerlik, görev alanlarının aynı olduğu anlamına gelmez. TBMM halkın temsilini yasama alanında gerçekleştirirken, Cumhurbaşkanı yürütme alanında görev yapar. Bu farkı net görmek, sorularda çeldiricilere karşı en güçlü korumadır.
Bir başka önemli fark, yetkinin niteliğidir. Yasama yetkisi devredilemez; yani TBMM’nin asli görev alanı başkasına bırakılamaz. Yürütme ise uygulama alanıdır ve Cumhurbaşkanı tarafından organize edilir. Yasama, çerçeve koyar; yürütme, o çerçevenin içini doldurur. KPSS’de bu mantığı kavrayarak çalışmak, yalnızca ezberden daha kalıcı sonuç verir.
Demokratik sistem, egemenlik ve temsil ilişkisi
Anayasa’nın 6. maddesine göre egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir. Bu cümle, konunun bütününü anlamanın anahtarlarından biridir. Egemenliğin millete ait olması, devlet gücünün kaynağının halk olduğunu gösterir. Ancak bu güç doğrudan ve sınırsız kullanılmaz; Anayasa’nın çizdiği kurallar içinde TBMM ve diğer organlar aracılığıyla kullanılır. Bu nedenle egemenlik ilkesi, yasama ve yürütme konusunun temeline yerleşir.
Egemenliğin millete ait olması, temsil mekanizmasını zorunlu hale getirir. Millet, egemenliğini yasama organı üzerinden kullanır. Bu yüzden TBMM’nin halk tarafından seçilen milletvekillerinden oluşması anlamlıdır. Temsil işlevi ile halk tarafından seçilme ilkesi bu noktada birleşir. Böylece Meclis, yalnızca bir kurum değil, millet iradesinin anayasal görünümü olur.
Demokratik sistemlerde yasama organı üyeleri genellikle halk tarafından seçilir. Bu genellik, demokratik meşruiyetin ortak özelliğini ifade eder. Türkiye’de de TBMM üyeleri genel oyla seçilir. Bu durum, yasama ile demokrasiyi birbirinden ayrılmaz hale getirir. Halkın katılımı seçimle başlar, temsil TBMM’de şekillenir, denetim ve yasama faaliyetiyle devam eder.
Tarihsel örnekler ve yasama organı fikrinin genişliği
Yasama organı fikri yalnızca modern devletlere özgü değildir. Kaynaklarda verilen tarihsel örnekler, yasama organı anlayışının farklı dönemlerde nasıl ortaya çıktığını göstermesi bakımından önemlidir. İzlanda Althingi 930 yılında kurulmuştur. Bu bilgi, yasama organlarının tarihsel kökenine dair dikkat çekici bir örnektir. KPSS’de bu tür örnekler bazen doğrudan tarih sorusu, bazen de “en eski bilinen yasama organlarından biri” bağlamında karşınıza çıkabilir.
İzlanda Althingi’nin 930 yılında kurulmuş olması, yasama organı fikrinin çok eski olduğunu gösterir. Yasama organının yalnızca modern anayasalarla ortaya çıkmadığını bilmek, konunun tarihsel derinliğini anlamanıza yardımcı olur. Aynı bilgi tekrar edilen biçimiyle de önemlidir: İzlanda Althingi 930 yılında kurulmuştur. Bu tekrar, sınav hafızasında tarihin sabitlenmesi açısından değerlidir. Özellikle tek sayılı tarih sorularında böyle bilgilerin karışmaması gerekir.
Atina Ecclesia ise en eski tanınmış yasama organlarından biridir. Bu ifade, yasama geleneğinin antik dünyaya uzanan yönünü gösterir. Burada önemli olan, yasama organı fikrinin geniş bir tarihsel zemine sahip olduğunu bilmektir. KPSS’de bu tür bilgiler doğrudan bir tarih kronolojisi sorusu haline gelmeyebilir; ancak demokratik kurumların gelişimi bağlamında karşınıza çıkabilir. “En eski tanınmış yasama organlarından biri” ifadesi, yasama kurumlarının tarih boyunca merkezi bir rol oynadığını hatırlatır.
Birleşik Krallık Parlamentosu örneğinde yasama organının genelinde canlı tartışmalar sık görülür. Bu örnek, yasama organlarının çalışma biçimleri arasında tartışma ve müzakerenin önemini gösterir. Yasama organı sadece karar veren bir yapı değildir; aynı zamanda görüşlerin tartışıldığı bir alandır. Genel kurulda canlı tartışma görülmesi, yasamanın temsil ve müzakere yönünü vurgular. Bu bilgi, yasama organının nasıl işlediğini anlamada yardımcı olur ve “yasama organının canlı tartışma ortamı” ile ilişkilendirilir.
Yasama organı üyeleri kavramı ve ortak çerçeve
Bir yasama organının üyelerine yasama organı üyeleri denir. Bu genel tanım, TBMM özelinde milletvekillerini kapsar. Kavramın genel tutulması önemlidir, çünkü farklı ülkelerde yasama organlarının adı değişse de, üyelerin ortak işlevi benzerdir. Bu nedenle “yasama organı üyeleri” ifadesini, organın karar alma sürecinde yer alan temsilciler olarak düşünmek gerekir.
Bu genel tanım, TBMM üyelerini anlamayı kolaylaştırır. Çünkü TBMM’nin üyeleri milletvekilleridir ve bu kişiler yasama sürecini yürütür. Genel oyla seçilmeleri, halkı temsil etmeleri ve kanun teklif edebilme yetkileri bu üyelikle bağlantılıdır. Dolayısıyla yasama organı üyeleri kavramı, çok basit görünse de konunun birçok alt başlığını bir araya getirir.
Sık karıştırılan noktalar
Bu konuda en sık yapılan karışıklıklardan biri yasama yetkisi ile kanun teklif etme yetkisinin aynı şey sanılmasıdır. Yasama yetkisi TBMM’ye aittir ve devredilemez. Kanun teklif etme yetkisi ise milletvekillerine aittir. Bu nedenle soru size “yasama yetkisi kimde” diye sorarsa Meclis’i, “kanun teklifi kim yapar” diye sorarsa milletvekilini düşünmelisiniz. İki bilgi birbirine bağlıdır ama aynı değildir.
Bir diğer karışıklık, yürütmenin görev alanı ile yasamanın görev alanını karıştırmaktır. Yürütme organı kanunların uygulanmasından sorumludur; yasama organı ise kanun yapar. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir ve Cumhurbaşkanı yardımcısı ile bakanları atar. TBMM üyeleri ise genel oyla seçilir. Seçim usullerindeki benzerlik, görev alanlarının aynı olduğu anlamına gelmez. Bu ayrımı doğru kurmak çok önemlidir.
TBMM’nin üye sayısı da sık karıştırılan bir başka noktadır. Anayasa’nın 75. maddesine göre TBMM 600 milletvekilinden oluşur. Bu sayı, her soruda doğru ve net şekilde hatırlanmalıdır. Aynı şekilde milletvekili seçilebilmek için 18 yaş şartı da unutulmamalıdır. Sayı soruları genellikle kısa ve net gelir; fakat dikkat dağınıklığı nedeniyle kolay hata yapılabilir. Bu nedenle anayasa maddeleriyle birlikte öğrenmek faydalıdır.
Toparlayıcı değerlendirme
Yasama ve yürütme konusu, devletin temel işleyişini anlatan en önemli başlıklardan biridir. Türkiye’de yasama yetkisi Türk milleti adına TBMM’ye aittir ve bu yetki devredilemez. TBMM’nin 600 milletvekilinden oluşması, üyelerinin genel oyla seçilmesi ve milletvekili seçilebilmek için 18 yaş şartı bulunması, yasama organının demokratik ve anayasal temelini gösterir. Kanun teklif etme yetkisinin milletvekillerinde olması ise yasama sürecinin başlangıç noktasıdır.
Yürütme bakımından Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir ve Cumhurbaşkanı yardımcısı ile bakanları atar. Yürütme organı, kanunların uygulanmasından sorumludur. Bu yapı, yasama ile yürütmenin birbirini tamamlayan ama farklı görevler üstlenen iki ana güç olduğunu ortaya koyar. Demokratik yasama organlarının temsil ve denetim işlevleri de bu sistemin neden önemli olduğunu açıklar. Son olarak, İzlanda Althingi ve Atina Ecclesia gibi tarihsel örnekler, yasama organı fikrinin yalnızca bugüne ait olmadığını, çok eski ve köklü bir siyasal gelenek olduğunu hatırlatır.
KPSS’de bu konuyu çözerken temel strateji şudur: önce organı tanıyın, sonra yetkiyi ayırt edin, ardından anayasa maddesini hatırlayın. TBMM yasama organıdır; Cumhurbaşkanı yürütmenin başında yer alır. Yasama yetkisi TBMM’nindir, yürütme ise kanunları uygular. Bu çerçeveyi netleştirdiğinizde soruların büyük kısmı kendiliğinden çözülür.
Vatandaşlık diğer konular
Yasama ve Yürütme örnek soruları
Bu konudan özgün sorular. Her sorunun çözümünü ve açıklamasını kendi sayfasında inceleyebilirsin.
- Anayasa’nın 7. maddesine göre yasama yetkisi kime aittir?
- Türkiye Büyük Millet Meclisi kaç milletvekilinden oluşur?
- I. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir. II. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tam sayısı 600'dür. Yukarıdakilerden hangileri yürütme ile ilgili düzenlemeler arasında yer alır?
- I. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tam sayısı 600'dür. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi tek meclislidir. III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev süresi beş yıldır. Buna göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
- 1982 Anayasası'na göre aşağıdakilerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri arasında yer almaz?
- Bu sözlere bakılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?
- Bu sözlere bakılarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- I. Kanun koyma yetkisi TBMM’ye aittir. II. TBMM’nin görev süresi beş yıldır. III. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
- 930 yılında kurulduğu bilinen, günümüze ulaşan en eski yasama organı olarak anılan yapı aşağıdakilerden hangisidir?
- 1982 Anayasası'na göre Türkiye'de yasama ve yürütme organlarının oluşumu ile yetkilerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?