2026 KPSS Lisans Vatandaşlık Anayasa Konu Anlatımı
11 hap bilgi · 84 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatım, anayasanın ne olduğunu, tarihsel gelişimini, Türkiye’deki anayasal dönüm noktalarını ve 1982 Anayasası’nın temel ilkelerini ayrıntılı biçimde açıklar. Ayrıca anayasanın üstünlüğü, değiştirilemez maddeleri, TBMM ile ilgili temel hükümler ve anayasa değişikliği süreci gibi sınavda sık sorulan başlıkları da bir bütün içinde işler.
Anayasa Nedir
Anayasa, bir devletin nasıl kurulduğunu ve nasıl işleyeceğini gösteren en temel hukuk metnidir. Devletin temel yapısını, organlarını, bu organların görev ve yetkilerini düzenler; aynı zamanda bireylerin temel hak ve özgürlüklerini belirler ve bu hakların sınırlarını çizer. Bu yüzden anayasa, sıradan bir kanun gibi değil, bütün hukuk düzeninin üstünde yer alan temel kanun olarak düşünülür.
KPSS’de anayasa soruları çoğu zaman bu tanımın çeşitli yönlerinden gelir. Bazen “devletin temel kanunu” ifadesi sorulur, bazen “devletin temel örgüt yapısını kuran hukuk metni” vurgulanır, bazen de “temel hak ve özgürlükleri belirleyen metin” olarak karşınıza çıkar. Bu ifadelerin hepsi aynı gerçeğe çıkar: anayasa, hem devleti kurar hem de bireyin devlet karşısındaki yerini belirler.
Anayasayı yalnızca bir metin olarak değil, devlet düzeninin çerçevesi olarak anlamak gerekir. Çünkü devletin yönetim biçimi de anayasa ile belirlenir. Hangi organın ne yapacağı, hangi yetkinin kimde olduğu, hakların nasıl korunacağı gibi temel soruların cevabı anayasa içinde yer alır. Bu nedenle anayasa, hukuk düzeninin en üst basamağıdır ve diğer bütün kurallar ona uygun olmak zorundadır.
Anayasanın Üstünlüğü ve Hiyerarşi
Hukuk kuralları arasında bir sıralama vardır. Hans Kelsen’in normlar hiyerarşisine göre anayasa, diğer hukuk kurallarının üstündedir. Bu, çok önemli bir ilkedir çünkü anayasa yalnızca bir metin değildir; diğer tüm kanunların, düzenlemelerin ve devlet işlemlerinin dayanağıdır. Eğer alt düzeydeki bir kural anayasaya aykırıysa, o kural geçerli olamaz.
Bu noktada “anayasaya aykırılık yasaktır” ilkesi devreye girer. Yani hiçbir kanun veya yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin kuralları bir bütün oluşturur ve bu bütünün en üstünde anayasa bulunur. Sınavda bu başlık, genellikle “anayasaya uygunluk”, “üst norm” veya “kanunların anayasa ile çatışmaması” biçiminde ölçülür.
Anayasanın üstünlüğünü anlamak, sadece teorik bilgi değildir. Bu ilke, devletin keyfî davranmasını engelleyen temel güvencedir. Devlet organları yetkilerini anayasadan alır ve bu yetkilerin sınırını yine anayasa çizer. Böylece hem kamu düzeni korunur hem de bireyler için öngörülebilir bir hukuk ortamı oluşur.
Egemenlik ve Millet İradesi
Anayasa denilince en temel kavramlardan biri egemenliktir. Türkiye’de anayasal anlayışın merkezinde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesi yer alır. Bu ifade hem genel ilke olarak önemlidir hem de Anayasa’nın 6. maddesinde açıkça yer alır. Buradaki ana fikir şudur: devlet gücünün asıl sahibi millettir.
Bu ilkenin sınav açısından önemi çok büyüktür. Çünkü egemenliğin kaynağı sorulduğunda cevap, millettir. Devletin tüm organları, yetkilerini millet adına kullanır. Bu nedenle egemenlik, kişiye, zümreye veya herhangi bir otoriteye değil; doğrudan millete aittir. KPSS’de özellikle “kayıtsız şartsız” ifadesine dikkat etmek gerekir, çünkü bu ifade millet egemenliğinin hiçbir koşula bağlanmadığını anlatır.
Anayasa’nın 6. maddesi bu anlayışı somutlaştırır. Egemenlik millete aittir ve millet bu yetkiyi anayasal kurumlar aracılığıyla kullanır. Burada amaç, yönetimin meşruiyetini halk iradesine dayandırmaktır. Bu yüzden milletin adına hareket eden kurumlar vardır; bunların başında da yasama yetkisini kullanan Türkiye Büyük Millet Meclisi gelir.
TBMM ve Yasama Yetkisi
Anayasanın devlet yapısını düzenleyen yönü, en açık biçimde TBMM üzerinden görülebilir. Anayasa’nın 7. maddesine göre yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir ve bu yetki devredilemez. Bu cümle sınavda çok önemlidir çünkü yasama yetkisinin sahibi ve bu yetkinin devredilemez oluşu birlikte sorulabilir.
TBMM’nin yapısı da Anayasa’da açık şekilde belirlenmiştir. Anayasa’nın 75. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi altı yüz milletvekilinden oluşur. Bu bilgi, Meclis’in temsil gücünü ve millet iradesini ne şekilde yansıttığını gösterir. Meclisin kaç üyeden oluştuğu sorusu, doğrudan anayasa maddesi bilgisiyle ölçülür.
Milletvekili seçilme yeterliliği de yine anayasa içinde düzenlenmiştir. Anayasa’nın 76. maddesine göre milletvekili seçilebilmek için en az on sekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir. Bu bilgi, seçme ve seçilme haklarıyla birlikte düşünülmelidir. Sınavlarda yaş sınırlamaları, kurumların görevleri ve anayasal organların sayısal bilgileri sık karıştırılır; bu yüzden madde numarasıyla birlikte öğrenmek faydalıdır.
Anayasa Değişikliği ve Teklif Süreci
Anayasa, en üst hukuk metni olsa da tamamen değiştirilemez bir yapı değildir. Ancak değiştirme süreci sıradan kanunlara göre çok daha sıkıdır. Anayasa değişiklikleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte biri tarafından teklif edilebilir. Bu, değişiklik sürecinin belli bir ciddiyet ve temsil ağırlığıyla başlamasını sağlar.
Teklif aşamasından sonra kabul için gereken çoğunluk da önemlidir. Anayasa değişikliğinin kabulü için TBMM’de en az beşte üç çoğunluk gerekir. Bu oran, anayasanın kolayca değiştirilmesini önleyen bir güvenlik mekanizmasıdır. Çünkü anayasa, devletin temel çerçevesi olduğundan sık değişen bir metin olmamalıdır.
KPSS açısından burada iki ayrı sayı ayrı ayrı akılda tutulmalıdır: teklif için en az üçte bir, kabul için en az beşte üç. Soru kökünde hangi aşamanın sorulduğunu iyi okumak gerekir. Bazen “teklif edilebilmesi için”, bazen “kabul edilmesi için” ifadeleri kullanılır. Bu iki aşamayı karıştırmamak sınav başarısı açısından önemlidir.
Değiştirilemez İlk Üç Madde
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Bu, anayasanın temel omurgasını koruyan en güçlü güvencelerden biridir. Çünkü ilk üç madde, devletin temel niteliklerini ve kuruluş mantığını belirler.
Birinci maddeye göre Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. İkinci maddeye göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Üçüncü madde ise ülkenin bütünlüğü ve devletin birliğiyle ilgilidir. Bu nedenle ilk üç maddeye yönelik koruma, devletin varlık esaslarını koruma anlamı taşır.
Sınavlarda bu konu çok sık “hangileri değiştirilemez?” ya da “hangileri değiştirilmesi teklif edilemez?” biçiminde gelir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca maddenin içeriğini değil, anayasal statüsünü de bilmektir. İlk üç madde sıradan anayasa hükümleri değildir; bunlar anayasanın değiştirilemeyen çekirdeğidir.
Cumhuriyet, Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti
Anayasa’nın 1. maddesi Türkiye Devleti’nin bir Cumhuriyet olduğunu söyler. Cumhuriyet, yönetim biçimini ifade eder ve devletin temel niteliklerinden biridir. Bu madde, monarşik ya da başka tür bir yönetim anlayışının yerine halk egemenliğine dayalı bir yapı kurulduğunu gösterir.
Anayasa’nın 2. maddesi ise Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirtir. Bu ifade KPSS’nin en temel ve en çok sorulan anayasa cümlelerinden biridir. Demokratik olması, yönetimde millet iradesinin esas alınmasını; laik olması, din ve devlet işlerinin ayrılığına işaret eder. Sosyal devlet, devletin toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hareket ettiğini; hukuk devleti ise bütün işlemlerin hukuk kuralları içinde yapılması gerektiğini anlatır.
Bu maddeyi ezberlemek yetmez, mantığını anlamak gerekir. Çünkü bu sıfatların her biri devletin farklı bir yönünü açıklar. Birlikte ele alındığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin hem yönetim biçimini hem de hukuk anlayışını tanımlar. Sınavlarda bu dört kavramın birlikte veya ayrı ayrı sorulması çok mümkündür.
Ülkenin ve Milletin Bölünmez Bütünü
Anayasa’nın 3. maddesi, Türkiye Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu ortaya koyar. Bu ifade, devletin hem coğrafi hem de toplumsal bakımdan bütünlüğünü vurgular. Devletin parçalara ayrılamayacağı, ülke ve millet unsurunun bir bütün halinde korunacağı düşüncesi bu maddede yer alır.
Bu bilgi özellikle ilk üç maddeyle birlikte düşünülmelidir. Çünkü birinci madde cumhuriyeti, ikinci madde devletin niteliklerini, üçüncü madde ise bütünlüğü korur. Bu nedenle üç madde birlikte anayasanın değiştirilemez çekirdeğini oluşturur. Soru geldiğinde sadece “değiştirilemez” demek yetmez; hangi maddelerin ve hangi temel ilkelerin korunduğunu da bilmek gerekir.
KPSS’de sık yapılan hatalardan biri, bu maddeyi yalnızca “bölünmez bütünlük” şeklinde yüzeysel hatırlamaktır. Oysa doğru bağlantı, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.” cümlesidir. Bu ifade, anayasal düzenin bütünlük ilkesini doğrudan anlatır.
Anayasa Tarihine Kısa Bakış
Anayasa yalnızca günümüzün değil, tarihsel gelişimin de ürünüdür. Modern anayasa anlayışına giden yolda bazı önemli belgeler vardır. Bunların başında 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi gelir. Bu belgeler, anayasal düşüncenin güçlenmesinde önemli işaretler olarak kabul edilir.
Amerikan Bağımsızlık Bildirisi 1776’da ilan edilmiştir. Bu tarih, hak ve özgürlüklerin, yönetimin meşruiyetinin ve halk iradesinin tartışıldığı anayasal düşünce açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Fransa’daki İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ise 1789’da düzenlenmiştir ve modern anayasacılığa geçişin önemli bir işaretidir.
Bunun yanında 1689 Haklar Beyannamesi de anayasal metinler arasında yer alır. Bu belge, anayasal gelişim çizgisinde anılabilecek önemli metinlerden biridir. Sınavlarda bu tür belgeler çoğu zaman “hangi tarihte?” ya da “anayasal metinler arasında yer alır mı?” şeklinde sorulur. Bu yüzden kronolojik sıralamayı karıştırmadan bilmek gerekir.
Türk Tarihinde İlk Anayasal Gelişmeler
Türk tarihindeki ilk anayasal düşünce belgesi 1808 Sened-i İttifak’tır. Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır: Sened-i İttifak anayasa değildir. Yani anayasal düşüncenin izlerini taşıyan bir belgedir, fakat doğrudan bir anayasa kabul edilmez.
Bu ayrım KPSS’de çok sorulur. Çünkü bazı sorular “ilk anayasal belge” ile “ilk anayasa” kavramlarını birbirine karıştırır. Sened-i İttifak, tarihî olarak bir başlangıç noktasını temsil eder; fakat Türk tarihinin ilk anayasası 1876 Kanun-i Esasi’dir. Bu nedenle iki bilgi birlikte öğrenilmeli ve birbirinden net biçimde ayrılmalıdır.
Sened-i İttifak’ın anayasa olmaması, onun önemini azaltmaz. Aksine, anayasal düşüncenin gelişiminde bir basamak olduğunu gösterir. Sınavda bu belgeyle ilgili temel ipucu şudur: 1808’de kabul edilmiştir, anayasa değildir. Bu ikili bilgi, çoktan seçmeli sorularda ayırt edici olur.
1876 Kanun-i Esasi ve Osmanlı Dönemi
Osmanlı’nın ilk yazılı anayasası 1876 Kânûn-ı Esâsî’dir. Aynı belge, Türk tarihinin ilk anayasası olarak da kabul edilir. Bu yüzden 1876 tarihi, anayasa tarihi açısından son derece kritiktir. Sınavda bu tarih hem “Osmanlı’nın ilk yazılı anayasası” hem de “Türk tarihinin ilk anayasası” olarak karşınıza çıkabilir.
Osmanlı döneminde anayasa yerine kullanılan ifade “kanun-u esasi”dir. Bu, dönemin dil ve terminolojisini yansıtır. Yine aynı anlamda “Kanun-i Esasi” ifadesi de kullanılır. KPSS’de Osmanlı dönemine ait anayasal terimler sorulduğunda bu karşılığı bilmek gerekir. Çünkü bazen doğrudan “anayasa” kelimesi yerine tarihsel terim üzerinden soru gelir.
Bu bölümde kritik olan nokta şudur: Osmanlı döneminde kullanılan ad ile Cumhuriyet döneminde kullanılan ad farklıdır. Osmanlı için “kanun-u esasi” ve “Kanun-i Esasi” ifadeleri öne çıkar. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında ise anayasa için “teşkilat-ı esasiye kanunu” kullanılmıştır. Soru kökünde dönem vurgusu varsa, hangi ifadenin hangi döneme ait olduğunu ayırmak gerekir.
Cumhuriyet Döneminde Kullanılan Adlar
Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında anayasa için “teşkilat-ı esasiye kanunu” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade de tarihsel olarak önemlidir çünkü Türkiye’de anayasal düzenin isimlendirilmesindeki değişimi gösterir. Yani anayasa kavramı sabit kalırken, kullanılan dil ve adlandırma dönemlere göre değişmiştir.
Sınavda bu ayrıntı, özellikle kavramları eşleştirme sorularında önem kazanır. Osmanlı döneminde “kanun-u esasi”, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu”, günümüzde ise “anayasa” kelimesi kullanılır. Bu üçlü ayrım, adayların en çok karıştırdığı noktalardan biridir.
Türkçede bugün kullanılan karşılık, Fransızca “constitution” sözcüğüne denk gelen “anayasa” kelimesidir. Bu bilgi, kavramın dilsel evrimini gösterir. Dolayısıyla anayasa yalnızca hukuki bir terim değil, aynı zamanda tarih içinde farklı adlarla anılmış bir temel devlet metnidir.
1982 Anayasası’nın Kabulü
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası halkoylamasıyla 7 Kasım 1982 tarihinde kabul edilmiştir. Bu tarih, günümüz anayasal düzeninin temel başlangıç noktalarından biridir. Soruya sadece tarih olarak değil, kabul yöntemi olarak da bakmak gerekir; çünkü kabulün halkoylamasıyla yapılmış olması da önemli bir bilgidir.
1982 Anayasası denildiğinde akla yalnızca bir tarih gelmemelidir. Bu tarih, hem anayasanın kabul edildiği günü hem de Türkiye’nin mevcut anayasal düzeninin temel çerçevesini ifade eder. KPSS’de bazen tarih tek başına sorulur, bazen de “hangi anayasa?” bağlamında sorulur. Bu nedenle 7 Kasım 1982 tarihini doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile eşleştirmek gerekir.
Bu kabul, anayasanın meşruiyetini ve yürürlükteki düzenin dayanağını anlamak açısından önemlidir. Bir anayasa, devletin diğer kurallarından daha üstte olduğundan, onun kabul tarihi de hukuk düzeni içinde ayrı bir yer tutar. Bu yüzden 1982 Anayasası’nın kabul tarihi, yalnızca ezber bir bilgi değil, anayasal düzenin başlangıç çizgisidir.
Kanunların Yayımlanması ve Cumhurbaşkanı Süreci
Anayasa, yalnızca en üst normu belirlemekle kalmaz; anayasal sistemde kanunların nasıl yürürlüğe gireceğini de etkiler. Kanunlar, Cumhurbaşkanı tarafından on beş gün içinde yayımlanır veya bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilir. Bu süreç, yasama ve yürütme arasındaki anayasal ilişkiyi gösterir.
Bu bilgi sınavda işlem basamağı gibi görünse de aslında anayasal işleyişin önemli bir parçasıdır. Kanunların yayımlanması, yürürlüğe girme sürecinin aşamalarından biridir. Cumhurbaşkanının on beş günlük süre içinde iki seçeneği vardır: yayımlamak ya da geri göndermek. Bu süre ve seçenekler birlikte sorulabilir.
Özellikle sayısal ifadeleri karıştırmamak gerekir. Beş gün, on gün, on beş gün gibi seçenekler bazen yanıltıcı olabilir. Buradaki doğru ifade, on beş gün içinde yayımlama ya da bir daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderme şeklindedir. Bu madde, anayasanın devlet organları arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu göstermesi bakımından da önemlidir.
Sık Karıştırılan Noktalar
Anayasa konusunun en zor tarafı, benzer ifadelerin çok olmasıdır. Örneğin “ilk anayasal düşünce belgesi” ile “ilk anayasa” aynı şey değildir. 1808 Sened-i İttifak ilk anayasal düşünce belgesidir ama anayasa değildir. Buna karşılık 1876 Kanun-i Esasi Türk tarihinin ilk anayasası ve Osmanlı’nın ilk yazılı anayasasıdır.
Bir başka karışıklık, anayasanın adı ve dönemlere göre kullanımıdır. Osmanlı’da “kanun-u esasi” ifadesi öne çıkar. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu” kullanılmıştır. Günümüzde ise anayasa denir ve bu kelime Fransızca constitution sözcüğünün Türkçedeki karşılığıdır. Bu üç terimi birbirine karıştırmamak gerekir.
Ayrıca egemenlik ilkesinde de dikkatli olunmalıdır. Genel ilke olarak “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” denir ve bu ifade Anayasa’nın 6. maddesiyle bağlantılıdır. Yasama yetkisi ise 7. maddede TBMM’ye verilmiştir. Yani egemenliğin sahibi millet, yasama yetkisini kullanan ise TBMM’dir. Bu fark sınavda çok önemlidir.
Bir diğer önemli karışıklık ilk üç madde üzerinedir. Bunların değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez olduğu bilinmelidir. Ancak ayrıca bu maddelerin içerikleri de hatırlanmalıdır: 1. madde Cumhuriyet, 2. madde demokratik-laik-sosyal hukuk devleti, 3. madde ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük. Sadece “ilk üç madde” demek yeterli değildir; içeriklerini de bilmek gerekir.
Son Toparlama
Anayasa, devletin temel kanunudur. Devletin yapısını, organlarını, görevlerini, yetkilerini ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerini düzenler. Aynı zamanda devletin yönetim biçimini belirler ve diğer bütün hukuk kurallarının üstünde yer alır. Bu yüzden anayasa, hem hukuk düzeninin omurgası hem de devlet hayatının çerçevesidir.
Türkiye’de anayasal düşüncenin gelişiminde 1808 Sened-i İttifak, anayasal bir başlangıç işareti olarak görülür; fakat ilk anayasa değildir. Türk tarihinin ilk anayasası ve Osmanlı’nın ilk yazılı anayasası 1876 Kanun-i Esasi’dir. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu” ifadesi kullanılmış, günümüzde ise anayasa denmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası halkoylamasıyla 7 Kasım 1982 tarihinde kabul edilmiştir.
Unutulmaması gereken en temel ilkeler şunlardır: egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, yasama yetkisi TBMM’nindir ve devredilemez, Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Anayasa değişikliği için en az üçte bir teklif, kabul için ise en az beşte üç çoğunluk gerekir. Bunlar bir arada düşünüldüğünde anayasa konusunun ana iskeleti tamamlanmış olur.
KPSS’de bu konuya çalışırken amaç yalnızca cümleleri ezberlemek olmamalıdır. Hangi ifade hangi döneme aittir, hangi madde neyi düzenler, hangi sayı hangi aşamada geçer sorularını ayırabilmek gerekir. Anayasa konusu, bu ayrımları doğru kuran aday için oldukça puan getirici bir alandır.
Vatandaşlık diğer konular
Anayasa örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Bu sözlere bakılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Devletin temel kanunu olduğuna
Açıklama: Metin, Anayasa'nın devletin temel kanunu olduğunu anlatmaktadır.
Şıkları ve tam çözümü görYukarıdakilerden hangileri Anayasa ile ilgili doğru ifadelerdendir?
Doğru cevap: I, II ve III
Açıklama: I, II ve III doğrudur; Anayasa’nın tanımı, kabul tarihi ve egemenliğin millete ait olması birlikte doğru verilmiştir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Devletin temel yetkilerinin kaynağı ve kullanılma biçimi anayasal güvence altına alınmıştır.
Açıklama: Anayasa, egemenliğin kaynağını ve devlet organlarının yetkilerini düzenler; yetkiler tek elde toplanmaz.
Şıkları ve tam çözümü gör1876 yılında kabul edilip Osmanlı Devleti'nde ilk yazılı anayasa olarak kabul edilen, Türk tarihinin ilk anayasası olarak da anılan belge aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Kânûn-ı Esâsî
Açıklama: 1876'da kabul edilen ilk yazılı anayasa Kânûn-ı Esâsî'dir.
Şıkları ve tam çözümü görBu sözlere bakılarak aşağıdaki ilke veya kavramlardan hangisine ulaşılır?
Doğru cevap: Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı
Açıklama: Metin, devlet organlarının yetkisini anayasadan almasını vurgular.
Şıkları ve tam çözümü görI. Egemenliğin kaynağı millet olarak gösterilmiştir. II. Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilmiştir. III. Yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilmiştir. Yukarıdakilerden hangileri 1982 Anayasası'nın temel ilkeleri arasında yer alır?
Doğru cevap: I, II ve III
Açıklama: Üçü de Anayasa'nın temel hükümlerindendir.
Şıkları ve tam çözümü gör“Osmanlı'nın ilk yazılı anayasası” ve “Türk tarihinin ilk anayasası” olarak anılan, 1876 yılında yürürlüğe giren metin aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Kânûn-ı Esâsî
Açıklama: 1876'da kabul edilen ve ilk yazılı anayasa olarak anılan metin Kânûn-ı Esâsî'dir.
Şıkları ve tam çözümü görI. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. II. Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aittir. III. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Yukarıdakilerden hangileri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda yer alan hükümlerdendir?
Doğru cevap: I, II ve III
Açıklama: Üçü de anayasal hükümdür.
Şıkları ve tam çözümü görBu sözlere bakılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Egemenliğin millete ait olduğuna
Açıklama: Millet iradesi vurgusu, egemenliğin millete ait olduğunu gösterir.
Şıkları ve tam çözümü görBu sözlerden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevap: Anayasa, devletin temel kanunudur.
Açıklama: Anayasa devletin temel kanunudur.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?