2026 DGS Türkçe Sözcükte Anlam Test Çöz
10 özgün soru · online çöz, anında cevabı gör
- 1.
Bir sözcük, kullanıldığı cümledeki ilişki nedeniyle alışılmış anlamından uzaklaşabilir. Örneğin “Bu sözler, yıllardır içimde büyüyen düğümü çözdü.” cümlesinde “düğüm” sözcüğü, iplerin birleştiği yeri değil, zihinsel bir sıkıntıyı karşılar. Buna karşılık “Dairenin alanını bulmak için yarıçapı kullandık.” cümlesinde “alan” sözcüğü belirli bir bilim dalına özgü kavramı belirtir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Parçada “düğüm” sözcüğünün temel anlamından uzaklaşıp başka bir kavramı karşıladığı belirtilmektedir. Bu durum, bir sözcüğün temel anlamdan uzaklaşarak yeni anlam kazanabileceğini gösterir; B ise özel alan kullanımını mecazla karıştırmaktadır.
- 2.
“Bu iki sözcük, cümlede birbirinin yerine kullanılabilse de her durumda aynı anlamı taşımaz.” cümlesinden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Cümle, sözcüklerin bazı bağlamlarda birbirinin yerine kullanılabildiğini ancak bütünüyle özdeş olmadığını belirtir. Bu nedenle tam anlam eşitliği bulunmadığı sonucu çıkar; E, cümledeki koşullu kullanımı yok saymaktadır.
- 3.
Bir metinde aynı yazılan iki sözcük, okurun karşısına farklı anlamlarla çıkabilir. “Bahçedeki gül, sabah güneşinde parlıyordu.” cümlesinde “gül” bir çiçeği belirtirken “Bu habere biraz gül.” cümlesinde eylem bildirmektedir. Yazım biçimi değişmediği hâlde anlamın değişmesi, sözcükler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde bağlamın önemini ortaya koyar.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Parçada “gül” sözcüğünün aynı yazılışla çiçek ve eylem anlamlarında kullanıldığı gösterilmiştir. Bu nedenle yazılışı aynı olan sözcüklerin farklı cümlelerde farklı anlamlar kazanabileceği söylenebilir; B bunun tersini savunur.
- 4.
“Toplantıdaki ağır hava, konuşmacının esprisiyle bir anda dağıldı.” cümlesinde “ağır” sözcüğüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
“Ağır hava” ifadesi, havanın fiziksel ağırlığını değil toplantı ortamındaki gerginliği anlatmaktadır. Sözcük temel anlamından uzaklaşarak başka bir anlam kazandığı için A doğrudur; C ise sözcüğü gerçek anlamıyla değerlendirmektedir.
- 5.
Sözcüklerin anlam ilişkilerini belirlerken yalnızca yazılışlarına bakmak yeterli değildir. Bazı sözcükler aynı yazıldığı hâlde farklı anlamlar taşır; bazıları ise farklı yazıldığı hâlde aynı anlamı karşılar. ---- Bu nedenle bir sözcük grubunu sınıflandırmadan önce hem biçim hem de anlam yönünü birlikte değerlendirmek gerekir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Önceki cümlelerde aynı yazılışta farklı anlam ve farklı yazılışta aynı anlam ilişkileri açıklanmıştır. A seçeneği bu iki ayrımı birlikte adlandırarak sonraki genel sonuca bağlanır; E ise parçanın ana düşüncesine ters düşer.
- 6.
I. “Bu sorunun çözümü için yeni bir yöntem geliştirdi.” II. “Çözüm, kimya dersinde önemli bir terimdir.” III. “Küçük çocuk, renkli balonlara baktı.” IV. “Onun soğuk tavrı herkesi şaşırttı.” V. “Eşyalarını dağınık dağınık bıraktı.”
Numaralanmış cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
Çözümü gör
Doğru cevap: D
IV. cümlede “soğuk” sözcüğü sıcaklığın düşük olması anlamında değil, ilgisiz ve uzak davranış anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım IV’tedir; II. cümledeki “çözüm” ise kimya alanına ait terim olarak verilmiştir.
- 7.
I. Bu eleştiri, genç yazarın önünü “açtı”. II. Üçgenin iç açıları toplamı “180 derece”dir. III. “Yanıt” sözcüğü, “cevap” sözcüğüyle aynı anlamdadır. IV. Bahçedeki “gül” her sabah yeniden açıyordu. V. Eski evin duvarı “taş”tan yapılmıştı.
Numaralanmış cümlelerin hangisinde tırnak içinde verilen sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
I. cümlede “açtı” sözcüğü, fiziksel bir açma eylemini değil, ilerleme olanağı sağlama anlamını karşılamaktadır. Bu kullanım temel anlamdan uzaklaştığı için mecazdır. II. cümledeki ifade terim anlamlıdır; III. cümlede eş anlamlılık, IV. cümlede sesteşlik, V. cümlede ise somutluk vardır.
- 8.
Bir sözcük, kimi zaman günlük kullanımındaki anlamdan ayrılarak başka bir kavramı karşılar. Örneğin bir yazar, yaşadığı düş kırıklığını anlatırken “içimdeki ışık söndü” diyebilir. Buradaki “ışık” sözcüğü, fiziksel bir aydınlığı değil, umut duygusunu düşündürür. Bu tür kullanımlarda sözcüğün anlamı, benzetme veya ilgi yoluyla genişler.
Bu parçaya göre “ışık” sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Sözcük, gerçek aydınlık anlamından uzaklaşıp umut kavramını karşılamıştır. Bu nedenle benzetme veya ilgi yoluyla oluşan yeni kullanım söz konusudur; terim, sesteş ve zıt anlam ilişkileri burada açıklayıcı değildir.
- 9.
“Ak” ve “kara” sözcüklerinin aynı cümlede birbirinin karşıtı olarak kullanılması, bu sözcükler arasında hangi anlam ilişkisinin bulunduğunu kesin olarak gösterir?
Çözümü gör
Doğru cevap: A
Cümlede iki sözcüğün anlam bakımından birbirinin karşıtı olduğu açıkça belirtilmiştir. Birbirinin tam tersini ifade eden sözcükler zıt anlamlıdır; yakın anlamlılık veya sesteşlik bu ilişkiyi karşılamaz.
- 10.
Bir sözcüğün duyularla algılanabilen bir varlığı göstermesi, onun anlam bakımından somut olduğunu düşündürür. “Taş”, “ses” ve “koku” gibi sözcükler bu yönüyle günlük yaşamda doğrudan deneyimlenebilir. Buna karşılık özlem, adalet ve kaygı gibi kavramlar herhangi bir duyu organıyla doğrudan algılanamaz. Bu ayrım, sözcüklerin karşıladığı varlık veya kavramın niteliğine dayanır.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Çözümü gör
Doğru cevap: B
Parçada somut anlamın ölçütü olarak beş duyu organıyla algılanabilme gösterilmiştir. A, C, D ve E seçenekleri parçadaki sınırlı açıklamayı aşan veya anlam ilişkilerini karıştıran yargılardır.