2026 AGS Eğitim Mevzuatı İlköğretim Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 10 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatımda ilköğretimin kapsamı, mecburi ilköğretim çağı, ilkokula başlama yaşı, okulların kuruluş yapısı, erken başlama ve erteleme hükümleri ile ortaokullarda seçimlik derslerin nasıl düzenlendiği ayrıntılı biçimde ele alınır. Konu, ÖSYM mantığına uygun şekilde kavramsal bağlantılar ve sık karıştırılan noktalarla birlikte açıklanır.
İlköğretimin Çerçevesi
İlköğretim, eğitim sisteminin en temel basamaklarından biridir ve çocukların hem akademik hem de gelişimsel yönden okula adım attığı ilk geniş çerçeveyi oluşturur. Bu basamak yalnızca derslerin başladığı bir dönem değildir; aynı zamanda çocuğun toplumsal yaşama uyum sağlaması, öğrenme alışkanlığı kazanması ve sonraki eğitim kademelerine hazırlanması bakımından da kritik bir geçiş alanıdır. Bu nedenle ilköğretimle ilgili hükümler, sadece kayıt yaşı ya da okul türü gibi teknik ayrıntılar olarak görülmemelidir. Bunlar, çocuğun eğitim hayatının nasıl başlayacağını ve nasıl ilerleyeceğini belirleyen temel kurallardır.
İlköğretim mevzuatında dikkat edilmesi gereken ilk nokta, bu kademenin kapsamının açık biçimde çizilmiş olmasıdır. Mecburi ilköğretim çağı 6 ile 14 yaş arasındaki çocukları kapsar. Bu bilgi sınavlarda doğrudan sorulabilecek kadar nettir ve çoğu zaman yaş aralığı üzerinden adayın dikkatini ölçer. Burada önemli olan yalnızca rakamları ezberlemek değil, bu yaş aralığının zorunlu eğitimle ilişkisinin farkına varmaktır. Çünkü ilköğretim, belirli bir yaş grubunun sistemli ve zorunlu biçimde eğitime dahil edilmesini ifade eder.
Bu çerçevede ilköğretimle ilgili diğer hükümler de bu zorunlu yaş aralığına ve çocuğun gelişim özelliklerine göre şekillenir. Kayıt yaşı, okulun nasıl kurulacağı, hangi koşullarda erken başlama veya erteleme yapılacağı ve ortaokul düzeyinde derslerin nasıl düzenleneceği gibi konuların hepsi bu ana yapının parçalarıdır. Bir başka ifadeyle, ilköğretim mevzuatı tek bir kuraldan ibaret değildir; birbirini tamamlayan hükümler bütünü olarak düşünülmelidir.
Mecburi Çağın Sınırı
Mecburi ilköğretim çağı 6 ile 14 yaş arasındaki çocukları kapsar. Bu aralık, ilköğretimle ilgili tüm diğer hükümleri anlamak için temel noktadır. Çünkü eğitim sisteminde zorunluluk, çocukların belirli bir yaş döneminde eğitim sürecine dahil edilmesini amaçlar. Bu nedenle ilköğretim yaşına ilişkin hükümler, hem kayıt işlemlerinde hem de okul türlerinin örgütlenmesinde belirleyici rol oynar.
Bu yaş aralığının bilinmesi sınav açısından önemlidir; çünkü soru çoğu zaman doğrudan “kaç yaş arası?” biçiminde gelebilir. Bunun yanında, bu yaş sınırı ile ilkokula başlama yaşı arasında fark olduğu da unutulmamalıdır. Mecburi ilköğretim çağı, zorunlu eğitim döneminin genel çerçevesini verirken, ilkokul birinci sınıfa kayıt için esas alınan yaş ölçütü daha özel bir düzenlemeye karşılık gelir. Bu iki bilgi birbirine yakın görünse de farklı amaçlara hizmet eder.
Burada adayın yapması gereken, genel zorunlu eğitim çağını özel başlangıç ölçütünden ayırmaktır. Mecburi çağ, 6 ile 14 yaş arasını kapsar; ama birinci sınıfa kayıt için esas alınan ölçüt, yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayı doldurmuş olmaktır. Dolayısıyla aynı konuda iki ayrı yaş mantığı vardır: biri zorunluluk alanını belirler, diğeri okula fiilen başlama koşulunu gösterir. Sınavlarda karışıklık yaratılmak istenirse bu iki bilgi ardışık biçimde sorulabilir.
İlkokula Başlama Ölçütü
İlkokul birinci sınıfa kayıt için esas alınan yaş ölçütü, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayı doldurmuş olmaktır. Bu ifade çok önemlidir; çünkü ilkokula girişte esas alınan tarih ve ay hesabı açıkça belirlenmiştir. Burada anahtar nokta, çocuğun sadece belirli bir yaşta olması değil, o yılın son günü itibarıyla bu yaşı tamamlamış bulunmasıdır. Bu yüzden sınav sorularında tarih ve ay birlikte düşünülmelidir.
Bu ölçütün sınavda sık sorulmasının nedeni, adayların bazen “altı yaş” ile “72 ay” arasındaki ilişkiyi yüzeysel biçimde hatırlamasıdır. Oysa mevzuat, yaşı ay cinsinden ifade ederek daha net bir kayıt standardı oluşturur. Bu durum, özellikle yıl içinde doğum tarihi farklı olan çocuklar açısından önem taşır. Çünkü 31 Aralık tarihi, kayıt değerlendirmesinde ortak ölçü olarak kullanılır. Böylece aynı eğitim yılı içinde çocuğun okula başlayıp başlamayacağı belirlenirken yıl sonu esas alınır.
Bu husus, mecburi ilköğretim çağıyla birlikte okunmalıdır. Zorunlu eğitim yaşı geniş çerçeveyi verirken, 31 Aralık’ta 72 ayı doldurma ölçütü ilkokula başlangıç kapısını belirler. ÖSYM tarzı sorularda adaydan sadece yaşı ezberlemesi değil, hangi yaşın hangi işleve sahip olduğunu ayırt etmesi beklenir. Bu yüzden “mecburi çağ” ile “kayıt yaşı” aynı şey değildir; biri kapsamı, diğeri giriş şartını anlatır.
Burada ayrıca şunu da görmek gerekir: İlkokula başlama yaşı düzenlemesi, eğitimde düzen ve eşitlik sağlama amacı taşır. Tek tek ailelerin yorumuna bırakılmış bir konu değildir; resmi ölçüye bağlanmıştır. Bu yaklaşım, kayıt süreçlerinde belirsizliği azaltır ve çocukların eğitim hakkına erişimini daha düzenli hale getirir. Sınavda bu maddeden soru gelirken genellikle “esas alınan ölçüt” ya da “hangi tarihte kaç ay” gibi ifadelerle yönlendirme yapılır.
Erken Başlama ve Erteleme
Çocuğun gelişim durumuna göre okula erken başlama veya kaydı erteleme hükümleri yönetmelikle düzenlenir. Bu ifade, ilköğretim mevzuatının çocuk merkezli yönünü gösterir. Her çocuk aynı gelişim hızına sahip olmadığı için yaş tek başına yeterli bir ölçü olarak görülmez; gelişim durumu da dikkate alınır. Bu nedenle mevzuat, kesin bir esneklik alanı tanımış ve ayrıntıların yönetmelikle belirlenmesini öngörmüştür.
Burada önemli olan nokta, erken başlama veya ertelemenin keyfi biçimde yapılmadığıdır. Uygulama, doğrudan yönetmelik düzenlemesine bağlıdır. Bu da sınav açısından güçlü bir ayrımdır: Kanun düzeyindeki temel çerçeve ile yönetmelikle ayrıntılandırılan uygulama birbirine karıştırılmamalıdır. Soru, “hangi hükümler düzenlenir?” ya da “neye göre belirlenir?” şeklinde geldiğinde cevap, gelişim durumuna göre ve yönetmelikle düzenlenir biçiminde düşünülmelidir.
Bu düzenleme, eğitim sisteminde çocukların sadece yaşa göre değil, gelişim özelliklerine göre de değerlendirilmesini sağlar. Bir çocuk yaş olarak uygun görünse bile gelişim bakımından hazır olmayabilir; başka bir çocuk ise daha erken uyum gösterebilir. Mevzuatın bu esnek yaklaşımı, eğitimin çocuğun yararını gözeten yönünü ortaya koyar. Ancak burada kesin karar mekanizmasının ayrıntıları verilmemiştir; yalnızca bu hükümlerin yönetmelikle düzenlendiği bilinmelidir. Sınavda da adaydan fazlası değil, tam olarak bu ifade beklenir.
İlköğretim Kurumlarının Yapısı
İlköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar şeklinde kurulması esastır. Bu, ilköğretim örgütlenmesinin temel ilkesini ifade eder. Yani ilkokul ve ortaokul, kural olarak kendi içinde ayrı yapıların oluşturulmasıyla yürütülür. Buradaki “esastır” ifadesi çok önemlidir; çünkü mevzuat önce ana kuralı koyar, sonra bazı durumlarda farklı kurulum biçimlerine izin verir.
Bağımsız okul olarak kurulma ilkesi, eğitim kademelerinin netleşmesini sağlar. İlkokul, çocuğun temel eğitim becerilerinin yerleştiği ilk basamakken ortaokul daha sonraki akademik ve gelişimsel aşamaya geçiş sağlar. Bu iki yapının ayrı kurumsal kimliğe sahip olması, hem yönetim hem de eğitim düzeni açısından açıklık yaratır. Sınavlarda bu madde çoğu zaman “esas olan nedir?” sorusuyla gelir ve adayın “bağımsız okullar hâlinde kurulması esastır” ifadesini doğru hatırlaması beklenir.
Bu hükmü anlamanın pratik yolu şudur: Temel tercih ayrı kuruluştur, yani ilkokul ile ortaokul birbirinden bağımsız olarak örgütlenir. Böylece her kademe kendi ihtiyaçlarına göre planlanabilir. Ancak mevzuat burada sadece katı bir ayrılık getirmez; imkân ve şartlara göre bazı birleştirme biçimlerine de kapı açar. Dolayısıyla ana ilke ile istisnai veya tamamlayıcı kurulum yolları birlikte düşünülmelidir.
Ortaokulun Birlikte Kurulması
İmkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla ya da liselerle birlikte de kurulabilir. Bu hüküm, ana ilkenin yanında düzenlemeye getirilen esnekliği gösterir. Yani temel esas bağımsız okul kurulması olsa da, koşulların gerektirdiği durumlarda ortaokulun başka bir okul kademesiyle birlikte örgütlenmesi mümkündür. Bu durum, özellikle kuruluş imkanlarının sınırlı olduğu yerlerde mevzuatın uygulanabilirliğini artıran bir yaklaşımdır.
Bu bilgi sınav açısından önemlidir; çünkü adaylar çoğu zaman sadece “bağımsız okul” ifadesine odaklanıp birlikte kurulabilme ihtimalini gözden kaçırabilir. Oysa mevzuat, ilköğretim kurumları için iki katmanlı bir yapı kurar: Esas olan bağımsızlıktır, fakat imkân ve şartlara göre birlikte kurulma da mümkündür. Bu nedenle sorularda “esas” ve “olabilir” ayrımı dikkatle okunmalıdır.
Ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte kurulabilmesi, eğitim örgütlenmesinde esneklik sağlar. Ancak bu esneklik, ana kuralı ortadan kaldırmaz. Sınav mantığında sık yapılan hata, istisnai veya koşullu ifadeyi genel ilke sanmaktır. Halbuki burada ilke ile imkan ilişkisi vardır. Önce okulun bağımsız olarak kurulması esastır; sonra koşullara bağlı olarak birlikte kurulumdan söz edilir. Bu ayrım, mevzuat dilini doğru anlamanın en önemli yollarından biridir.
Ortaokul Düzeyinde Seçimlik Dersler
Ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında, öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulur. Bu hüküm, ortaokul düzeyindeki öğretim anlayışının öğrenci merkezli boyutunu ortaya koyar. Burada yalnızca derslerin varlığından değil, derslerin öğrencinin özellikleri dikkate alınarak oluşturulmasından söz edilir. Yani her öğrenci için aynı ölçüde, aynı içerikte ve aynı yönlendirmede katı bir yapı kurulmamakta; bireysel farklılıklar gözetilmektedir.
Bu düzenlemenin üç dayanağı özellikle önemlidir: yetenek, gelişim ve tercih. Yetenek, öğrencinin hangi alanlara yatkın olduğunu; gelişim, yaşına ve ilerleyişine uygunluk düzeyini; tercih ise öğrencinin ilgisini ve yönelimini gösterir. Bu üç unsurun birlikte düşünülmesi, seçmeli derslerin rastgele belirlenmediğini ortaya koyar. Sınavlarda bu madde genellikle “neyi dikkate alarak?” biçiminde sorulur ve doğru cevap, öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre ifadesidir.
Ortaokul ve imam-hatip ortaokulu için aynı ilkenin geçerli olması da dikkat çekicidir. Bu, seçimlik derslerin sadece genel ortaokul değil, imam-hatip ortaokullarında da benzer bir öğrenci odaklı yapı içinde düzenlendiğini gösterir. Dolayısıyla aday, okul türünü ayrı ayrı düşünmeli ama hükmün ortak yönünü de kavramalıdır. Sınavlarda bazen okul türlerinden biri anılır ve adayın genel ilkeyi hatırlaması beklenir.
Bu hüküm aynı zamanda ilköğretimin amaçlarıyla da bağlantılıdır. Çünkü öğrenciye uygun derslerin oluşturulması, onu ilgi ve kabiliyetleri doğrultusunda geliştirmeye hizmet eder. Böylece ilköğretim yalnızca temel bilgi aktarma alanı olmaktan çıkar; bireyin özelliklerine göre şekillenen bir hazırlık süreci haline gelir. Ortaokul düzeyindeki seçimlik dersler, ilerideki öğrenme ve yönelim kararlarının zeminini de güçlendirir.
İlköğretimin Amaçları
İlköğretimin amaçlarından biri, her Türk çocuğunu ilgi, istidat ve kabiliyetlerine göre yetiştirerek hayata ve üst öğrenime hazırlamaktır. Bu ifade, ilköğretimin neden var olduğunu açıklayan temel cümlelerden biridir. Burada dikkat çeken husus, eğitimin yalnızca bilgi yüklemek için değil, çocuğu gelişimine uygun biçimde hazırlamak için düzenlenmiş olmasıdır. Amaç, öğrenciyi kendi özelliklerine göre büyütmek, güçlendirmek ve sonraki aşamalara hazırlamaktır.
Bu maddede üç önemli yön birlikte yer alır. Birincisi, “her Türk çocuğu” ifadesi ile kapsamın genel ve kapsayıcı olduğu vurgulanır. İkincisi, “ilgi, istidat ve kabiliyet” vurgusu ile öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar dikkate alınır. Üçüncüsü ise amaç sonucu gösterir: hayata ve üst öğrenime hazırlamak. Bu sonuç, ilköğretimin sadece bugüne dönük değil, geleceğe dönük bir yatırım olduğunu ortaya koyar.
Sınavlarda bu madde çok sık kavramsal olarak sorulabilir. Özellikle “ilköğretimin amaçlarından biri nedir?” sorusunda adayın, ezbere bir ifade yerine bütünlüklü anlamı kavraması gerekir. Öğrenciyi ilgi ve kabiliyetlerine göre yetiştirmek, aslında eğitimin bireyselleştirici yönünü anlatır. Hayata hazırlamak ise sosyal uyumu, günlük yaşam becerilerini ve topluma katılımı; üst öğrenime hazırlamak ise sonraki eğitim kademelerine akademik geçişi ifade eder.
Bu amaç maddesi, ortaokuldaki seçimlik ders düzeniyle de bağlantılıdır. Çünkü öğrencinin yetenek, gelişim ve tercihleri doğrultusunda ders seçebilmesi, onun ilgi ve kabiliyetlerine göre yetiştirilmesine hizmet eder. Böylece ilköğretimin amaçları ile uygulama hükümleri birbirini tamamlar. Mevzuatta amaç maddesi soyut bir hedef gibi görünse de diğer hükümler, bu hedefin nasıl gerçekleştirileceğine dair somut araçlar sunar.
Amaç, Yapı ve Uygulama Arasındaki İlişki
İlköğretim mevzuatını iyi anlamak için amaç, yapı ve uygulama hükümlerini birbirine bağlamak gerekir. Amaç, öğrenciyi ilgi ve kabiliyetlerine göre yetiştirip hayata ve üst öğrenime hazırlamaktır. Yapı bakımından ilköğretim kurumları kural olarak bağımsız ilkokul ve ortaokul şeklinde kurulur. Uygulama bakımından ise ortaokullar bazı durumlarda ilkokul ya da lise ile birlikte kurulabilir; öğrencilerin gelişim durumuna göre erken başlama ya da erteleme yönetmelikle düzenlenir; ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında seçimlik dersler oluşturulur.
Bu üçlü ilişki sınav açısından çok yararlıdır. Çünkü sorular bazen tek bir maddeyi değil, maddeler arasındaki bağlantıyı ölçer. Örneğin bir soru okulun kuruluş ilkesini sorarken bir başka soru seçimlik derslerin hangi gerekçeyle oluşturulduğunu sorabilir. Bu durumda aday, aynı konunun hem yapısal hem de pedagojik boyutunu birlikte hatırlamalıdır. İlke, esneklik ve amaç arasındaki ilişki doğru kurulursa soru çözümü kolaylaşır.
Ayrıca ilköğretimle ilgili hükümler, çocuğun eğitim sürecinde tek tip değil, ihtiyaçlara göre ayarlanmış bir sistem kurulduğunu gösterir. Yaş, gelişim ve tercih unsurlarının birlikte değerlendirilmesi bunun en açık örnekleridir. Bir yandan zorunlu bir çağ belirlenmekte, diğer yandan okul başlangıcı ve ders seçimi gibi alanlarda çocuğun bireysel durumu dikkate alınmaktadır. Bu denge, mevzuatın hem düzenleyici hem de çocuğu gözeten yapısını ortaya koyar.
Sık Karıştırılan Noktalar
Bu konuda adayların en sık karıştırdığı noktalardan biri, mecburi ilköğretim çağı ile birinci sınıfa kayıt ölçütünü birbirine karıştırmaktır. Mecburi çağ 6 ile 14 yaş arasını kapsar; ancak ilkokul birinci sınıfa kayıt için esas alınan ölçüt, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayı doldurmuş olmaktır. Bu iki bilgi aynı başlık altında yer aldığı için benzer görünebilir, ama işlevleri farklıdır. Biri zorunlu eğitim kapsamını, diğeri okula başlamanın somut şartını gösterir.
Bir başka karışıklık noktası, ilköğretim kurumlarının kuruluş biçimidir. Temel kural, ilkokul ve ortaokulun bağımsız okullar şeklinde kurulmasıdır. Ancak imkân ve şartlara göre ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte kurulabilmesi de mümkündür. Burada “esas” ile “olabilir” ayrımı önemlidir. Esas olan bağımsızlıktır; birlikte kurulum ise koşullara bağlı bir düzenlemedir.
Seçimlik dersler konusunda da benzer bir karışıklık olabilir. Ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında seçimlik dersler oluşturulur; bu dersler öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre belirlenir. Burada önemli olan, derslerin rastgele ya da sadece okul idaresinin keyfine göre oluşturulmadığını bilmektir. Öğrenci odaklı ölçütler açıkça sayılmıştır. Bu tür sorularda anahtar, “göre” ve “doğrultusunda” gibi yönlendirici ifadelere dikkat etmektir.
Erken başlama ve erteleme hükümlerinde de bir başka sık hata görülür. Bu konuda ayrıntılı karar ölçütleri burada verilmemiştir; yalnızca çocuğun gelişim durumuna göre böyle bir düzenleme bulunduğu ve bunun yönetmelikle belirlendiği bilinmelidir. Sınavda adaydan fazladan yorum yapması değil, bu temel çerçeveyi doğru hatırlaması beklenir. Yönetmelik vurgusu, uygulama ayrıntılarının alt düzenlemelerde yer aldığını gösterir.
Sınav Mantığıyla Hatırlama
Bu konuyu çalışırken rakamlar, ilkeler ve istisnalar arasında düzenli bir bağ kurmak faydalıdır. 6 ile 14 yaş aralığı, mecburi ilköğretim çağını gösterir. 31 Aralık tarihinde 72 ayı doldurma ölçütü, birinci sınıfa kayıt için esas alınır. Bağımsız okul olarak kurulma, ilköğretim kurumlarının temel ilkesidir; birlikte kurulum ise imkân ve şartlara bağlıdır. Erken başlama ve erteleme, gelişim durumuna göre yönetmelikle düzenlenir. Seçimlik dersler ise ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında yetenek, gelişim ve tercihlere göre oluşturulur.
Bu zinciri doğru kurmak, soruda hangi ayrıntının sorulduğunu hemen fark etmeyi sağlar. Eğer soru yaş aralığını soruyorsa 6-14 yaş düşünülmelidir. Kayıt ölçütü soruluyorsa 31 Aralık ve 72 ay hatırlanmalıdır. Okul yapısı soruluyorsa bağımsız kurulma esastır denmelidir. Birlikte kurulum sorulursa imkân ve şartlara göre ifadesi aranmalıdır. Ders düzeni sorulursa yetenek, gelişim ve tercih ölçütleri akla gelmelidir. Gelişim durumuna göre erken başlama ya da erteleme sorulursa yönetmelik vurgusu unutulmamalıdır.
Bu yaklaşım, ezberin ötesinde anlamlı öğrenme sağlar. Çünkü mevzuat soruları çoğu zaman yakın kavramlar arasındaki farkı yoklar. Aday neyi hangi bağlamda kullanacağını bilirse cevaplaması kolaylaşır. İlköğretim konusu da tam olarak bu tür bir dikkat ister. Yaş, yapı, amaç ve ders düzeni birbirinden ayrı gibi görünse de aslında aynı eğitim basamağını tamamlayan unsurlardır.
Konu Bütününün Özeti
İlköğretim, çocuğun zorunlu eğitim sürecine girdiği temel basamaktır ve mecburi ilköğretim çağı 6 ile 14 yaş arasındaki çocukları kapsar. İlkokul birinci sınıfa kayıt için esas alınan ölçüt ise o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayı doldurmuş olmaktır. Çocuğun gelişim durumuna göre okula erken başlama veya kaydı erteleme hükümleri yönetmelikle düzenlenir. Bu da sistemin yalnızca yaşa değil, gelişim özelliklerine de önem verdiğini gösterir.
Kurumsal açıdan ilköğretim kurumlarının ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar şeklinde kurulması esastır. Bununla birlikte imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla ya da liselerle birlikte de kurulabilir. Öğretim açısından ise ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulur. Bütün bu düzenlemeler, ilköğretimin temel amacına bağlanır: her Türk çocuğunu ilgi, istidat ve kabiliyetlerine göre yetiştirerek hayata ve üst öğrenime hazırlamak.
Sonuç olarak ilköğretim mevzuatı, çocukların eğitim yolculuğunu rastgele değil, belirli ilkeler doğrultusunda kurar. Zorunluluk, esneklik, bireysel gelişim ve öğrenciye uygunluk bu konunun ana kavramlarıdır. Sınavda bu başlıktan soru geldiğinde, adayın hem sayıları hem de kurumsal ve pedagojik mantığı birlikte hatırlaması gerekir. Böyle yapıldığında konu yalnızca ezberlenmiş bir liste olmaktan çıkar, anlamlı ve kolay hatırlanır bir bütün haline gelir.
Eğitim Mevzuatı diğer konular
İlköğretim örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Bu sözlere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Doğru cevap: Mecburi ilköğretim çağı 6-14 yaş aralığını kapsar.
Açıklama: Metin, kayıt yaşı ve yönetmelik düzenlemesini destekler; 6-14 yaş aralığını desteklemez.
Şıkları ve tam çözümü görİlköğretim kurumlarının kuruluş biçimine ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Doğru cevap: İlkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar hâlinde kurulması esastır.
Açıklama: İlköğretim kurumları bağımsız ilkokul ve ortaokul olarak kurulmalıdır.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?