İçeriğe geç
Akıllı Soru

2026 KPSS Ortaöğretim Vatandaşlık Yasama ve Yürütme Konu Anlatımı

12 hap bilgi · 62 kilit bilgi

Bu konudan test çözÖzgün soruları online çöz, anında doğru cevabı ve açıklamasını gör.Deneme PDF olarak indir (cevap anahtarı dahil)
Bu sayfada

Bu anlatımda TBMM’nin yasama organı oluşu, yasama yetkisinin anlamı, egemenliğin millete ait olması, anayasal hükümler ve milletvekilliğiyle ilgili temel kurallar ele alınır. Ayrıca TBMM’nin kuruluşu, milletvekili sayısı, grup kurma şartı ve yürütmeyi denetleme görevi sınav mantığıyla açıklanır.

Giriş

Türkiye’de devlet düzenini anlamanın en önemli basamaklarından biri, yasama ve yürütme arasındaki ilişkiyi doğru kurmaktır. Bu iki alan, vatandaşlık bilgisinin omurgasını oluşturur. Yasama, kural koyma ve kanun yapma tarafını anlatırken; yürütme, bu kuralların uygulanmasıyla ilgilidir. KPSS’de bu konu yalnızca ezber bilgi olarak değil, anayasa hükümlerini birbiriyle bağlama becerisi olarak da sorulur. Bu nedenle TBMM’nin ne olduğu, hangi anayasal dayanaklarla çalıştığı ve neden merkezi bir konumda bulunduğu açık biçimde anlaşılmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde temel mantık şudur: Egemenlik millete aittir ve bu egemenlik, millet adına TBMM aracılığıyla kullanılır. Bu yüzden TBMM, yalnızca bir meclis değil, devletin iradesinin temsil edildiği ana kurumdur. Yasama yetkisinin devredilemez oluşu da bu yapının önemini artırır. Bir başka deyişle, kanun yapma yetkisi sıradan bir idari görev değil, doğrudan anayasanın koruma altına aldığı bir devlet yetkisidir.

TBMM’nin yapısını, görevini ve anayasal konumunu öğrenirken sadece madde numaralarını değil, bu maddelerin birlikte nasıl bir devlet anlayışı kurduğunu görmek gerekir. Cumhuriyet ilkesi, demokratik yapı, laiklik, sosyal devlet anlayışı, hukuk devleti ve egemenliğin millete ait olması gibi kavramlar birbirinden kopuk değildir. Hepsi, yasama organının neden TBMM olduğunu ve bu kurumun neden özel bir konuma sahip bulunduğunu açıklar.

TBMM’nin Hukuki Konumu

TBMM, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasama organıdır. Bu ifade çok temel görünse de, sınavlarda karşınıza çıkabilecek birçok sorunun çıkış noktasıdır. Yasama organı demek, devlet adına kanun koyma yetkisini kullanan kurum demektir. Dolayısıyla TBMM’nin varlığı, sıradan bir temsil kurumu olmanın ötesindedir; anayasal düzen içinde kanun yapma yetkisinin merkezidir.

Yasama yetkisi, kanun yapma yetkisi olarak tanımlanır. Bu tanım kısa olsa da anlamı büyüktür. Çünkü bir devletin hangi kurallara göre işleyeceği, hangi alanlarda nasıl düzenleme yapılacağı ve temel hukuki çerçevenin nasıl çizileceği doğrudan bu yetkiyle belirlenir. KPSS’de bu tür tanımlar çoğu zaman doğrudan sorulur; bazen “yasama yetkisi nedir?” diye sorulur, bazen de “kanun yapma yetkisi” ifadesi ile doğru eşleştirme istenir.

TBMM’nin yasama organı oluşu, onun devlet yapısındaki merkezi rolünü gösterir. Ancak burada önemli olan yalnızca kanun yapmak değildir. TBMM aynı zamanda yürütmeyi denetlemekle de görevlidir. Bu görev, meclisin sadece yasa çıkaran bir yapı olmadığını, yürütme üzerinde kontrol işlevi de bulunduğunu ortaya koyar. Bu nedenle TBMM’nin rolü iki yönlüdür: hem kural koyar hem de yürütme üzerinde gözetim sağlar.

Bu iki yönlü yapı sınavlarda sıklıkla karıştırılır. Adaylar yasama ile yürütmeyi ayrı ayrı öğrenirken, TBMM’nin denetim yönünü gözden kaçırabilir. Oysa verilen bilgilere göre TBMM’nin asli görevi yürütmeyi denetlemektir. Bu ifade, meclisin yalnızca yasa yapma işine indirgenemeyeceğini gösterir. Yürütmeyi denetlemek, devlet gücünün dengeli kullanılmasını sağlayan önemli bir anayasal işlevdir.

Anayasal Temel

1982 Anayasası, TBMM’nin ve devlet düzeninin temel çerçevesini çizen ana metindir. Bu nedenle yasama ve yürütme konusunu anlatırken anayasa maddeleri birlikte düşünülmelidir. Birinci maddeye göre Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Bu hüküm, devletin yönetim biçimini belirler ve TBMM’nin bulunduğu sistemin temelini oluşturur. Cumhuriyet, egemenliğin bir kişiye değil, halk iradesine dayandığı yönetim biçimidir.

İkinci madde, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu söyler. Bu dört unsur, meclis ve yürütme ilişkisini anlamada çok önemlidir. Demokratik olma, halkın iradesinin yönetimde etkili olması demektir. Laik olma, devlet düzeninin din kurallarından bağımsız işlediğini gösterir. Sosyal devlet, devletin toplumun ihtiyaçlarını gözeten bir anlayışa sahip olduğunu anlatır. Hukuk devleti ise devletin tüm işlemlerinin hukuk kurallarıyla bağlı olduğunu ifade eder.

Bu iki madde birlikte ele alındığında, TBMM’nin neden merkezi bir kurum olduğu daha açık görünür. Cumhuriyet ve demokratik hukuk devleti anlayışı, milletin temsil edildiği bir yasama organını zorunlu kılar. TBMM’nin yasama yetkisini kullanması, aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin bir sonucudur. Çünkü kurallar keyfi biçimde değil, anayasal sınırlar içinde oluşturulur.

Anayasanın 6. maddesi, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu açıkça belirtir. Bu ilke, TBMM’nin varoluşunun temel dayanağıdır. Yani TBMM’nin kuruluş mantığı, yetkisinin kaynağı ve meşruiyeti bu ilkeye dayanır. Egemenlik millete ait olduğuna göre, devlet gücünün gerçek sahibi millet olur; TBMM de bu egemenliği millet adına kullanan kurum olarak ortaya çıkar.

Egemenlik ve TBMM İlişkisi

“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ifadesi, sadece bir anayasa cümlesi değildir; devletin bütün yapısına yön veren temel ilkedir. Bu ilke, yönetim yetkisinin kaynağını doğrudan millete bağlar. Dolayısıyla TBMM’nin varlığı, milletin siyasal iradesinin kurumsal karşılığıdır. Meclis, millet adına hareket ettiği için önemlidir; kendi başına, bağımsız ve keyfi bir güç olarak değil.

Egemenliğin millete ait olması, yasama yetkisinin neden TBMM’ye verildiğini de açıklar. Eğer egemenlik halka aitse, kanun yapma yetkisinin de halk adına çalışan temsil kurumunda olması gerekir. Bu yüzden Anayasa’nın 7. maddesi, yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olduğunu söyler. Burada iki vurgu vardır: yetki millet adına kullanılır ve bu yetki TBMM’ye aittir.

Bu noktada devredilemezlik kavramı önem kazanır. Anayasa’ya göre yasama yetkisi TBMM’nindir ve bu yetki devredilemez. Bu ifade, yasama alanının özel korunması anlamına gelir. Yani kanun yapma yetkisi başka bir organa bırakılarak kullanılamaz. KPSS’de bu, çok dikkat edilmesi gereken bir ayrıntıdır; çünkü “TBMM’nin yetkisi” ile “devredilebilir” gibi ifadeler birbirine karıştırılmamalıdır. Doğru bilgi, yasama yetkisinin devredilemez olduğudur.

Bu anayasal yapı aynı zamanda hukuk devletini güçlendirir. Devredilemeyen yasama yetkisi, kuralların meşru temsil organı tarafından konulmasını sağlar. Böylece devletin temel düzeni, halk iradesi ve anayasal sınırlar içinde korunmuş olur. TBMM’nin önemi de tam burada ortaya çıkar: milletin egemenliği, meclis eliyle somut bir kurumsal işleyişe dönüşür.

TBMM’nin Kuruluşu ve Tarihsel Yeri

TBMM, 23 Nisan 1920’de Ankara’da kurulmuştur. Bu bilgi, tarihsel olarak çok önemli olduğu kadar, sınavlarda da doğrudan sorulabilecek temel bir bilgidir. Kuruluş tarihi ve yeri, TBMM’nin devlet yapısındaki köklü yerini anlamayı sağlar. Ankara’da kurulmuş olması, merkezî karar alma ve milli irade vurgusuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Kuruluş tarihini yalnızca bir tarih bilgisi olarak ezberlemek yeterli değildir. 23 Nisan 1920, milletin egemenliğini temsil eden yeni bir siyasi düzenin başlangıcını simgeler. TBMM’nin bu tarihte kurulması, egemenliğin millete ait olduğu ilkesinin kurumsal hale gelişiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden tarih soruları ile ilke soruları çoğu zaman birlikte düşünülmelidir.

TBMM’nin kuruluşu, aynı zamanda yasama organının hangi temel anlayış üzerine kurulduğunu da gösterir. Meclis, milletin temsilini esas alan yapısıyla ortaya çıkmıştır. Bu nedenle TBMM’nin tarihsel değeri, yalnızca kuruluş günüyle sınırlı değildir; onun temsil ettiği egemenlik anlayışıyla da ilgilidir. Sınavlarda bir tarih verilip “hangi kurum?” diye sorulursa, 23 Nisan 1920 ve Ankara bilgisi TBMM’yi işaret eder.

Meclisin Oluşumu ve Milletvekilleri

Anayasa’nın 75. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi altı yüz milletvekilinden oluşur. Bu sayı, TBMM’nin temsil gücünü gösteren temel bir anayasal bilgidir. Milletvekili sayısının belirli olması, meclisin yapısının kanunla değil anayasal düzeyde düzenlendiğini gösterir. Dolayısıyla TBMM’nin bileşimi, devlet düzenindeki ciddiyetin ve kurumsal sınırların bir parçasıdır.

Milletvekili sayısı yalnızca bir rakam olarak düşünülmemelidir. Bu sayı, temsilin genişliği ve meclisin işleyişiyle ilgilidir. TBMM’nin 600 milletvekilinden oluşması, yasama organının millet iradesini toplu biçimde yansıtma amacını taşır. KPSS’de bu bilgi doğrudan sorulabilir ve seçenekler arasında farklı sayılar verilerek adayın dikkatinin ölçülmesi mümkündür.

Milletvekili olabilmenin şartlarından biri de yaştır. Anayasa’nın 76. maddesine göre milletvekili seçilebilmek için en az 18 yaşını doldurmuş olmak gerekir. Bu bilgi, seçilme yeterliliği içinde yer alan temel bir kuraldır. Sınavda genellikle “kaç yaş?” sorusu açık biçimde gelebilir; bu nedenle rakamı doğru bilmek önemlidir. 18 yaş, milletvekilliği için alt sınırı ifade eder.

Yaş şartının bulunması, temsil görevine gelecek kişilerin belli bir olgunluk ve hukuki yeterlilik düzeyine ulaşmış olması gerektiğini gösterir. Bu tür anayasal şartlar, meclisin yapısını düzenlerken aynı zamanda seçilme hakkının sınırlarını da belirler. KPSS’de bu bilgi, anayasa maddeleriyle birlikte sorulabileceği gibi, doğrudan seçilme koşulu olarak da karşınıza çıkabilir.

Siyasi Partiler ve Grup Kurma

TBMM’de en az 20 milletvekili bulunan siyasi partiler grup kurabilir. Bu bilgi, meclis içi örgütlenme açısından önemlidir. Siyasi partilerin grup kurabilmesi, meclis çalışmalarında belirli bir düzen ve toplu hareket imkânı sağlar. Sınavlarda bu sayı özellikle dikkat ister; çünkü benzer konularda farklı sayılarla karışıklık yaratılabilir. Burada doğru eşik 20 milletvekilidir.

Grup kurma şartı, TBMM’nin işleyişinde siyasi partilerin ağırlığını gösteren bir unsurdur. En az 20 milletvekili bulunan partiler, meclis içinde grup oluşturabildiği için daha düzenli ve kurumsal bir temsil gücüne sahip olur. Bu durum, yasama sürecinde siyasi birliklerin etkisini artıran bir yapıdır. Ancak burada önemli olan, bu bilginin yalnızca sayısal değil, işlevsel bir anlam taşımasıdır.

KPSS’de bu konu, çoğu zaman “hangi sayıya ulaşan partiler grup kurabilir?” şeklinde sorulur. Adayın burada 20 sayısını doğru hatırlaması gerekir. Sayısal ayrıntılar, vatandaşlık dersinde en çok hata yapılan alanlardan biridir. Bu yüzden meclis içi düzeni anlatan her bilgi, sayı ile birlikte akılda tutulmalıdır.

Yasama Yetkisinin Anlamı

Yasama yetkisi, kanun yapma yetkisidir. Bu tanım, konunun kalbidir. Devletin temel kurallarının oluşturulması, değiştirilmesi ve toplumsal düzeni şekillendiren genel hükümlerinin konulması yasama alanına girer. TBMM’nin yasama organı olması, onun bu yetkiyi kullanması anlamına gelir. Bu nedenle yasama, devlet gücünün en temel kaynaklarından biridir.

Kanun yapma yetkisinin önemi, sadece yeni kurallar koymasından gelmez. Bu yetki, toplumun ortak yaşamını düzenleyen esasların oluşturulması demektir. TBMM’nin bu yetkiyi taşıması, onu devletin karar merkezlerinden biri haline getirir. Ancak bu yetki sınırsız değildir; anayasal çerçeve tarafından çevrilidir. Bu sınırların başında da Anayasa’ya aykırı olamama kuralı gelir.

Yasamanın anayasal sınır içinde kalması, hukuk devletinin doğal sonucudur. Kanunlar, üst norm olan Anayasa’ya uygun olmak zorundadır. Bu düzen, meclisin yetkisini güçsüzleştirmez; tam tersine meşrulaştırır. Çünkü anayasal düzene uygun yapılan kanunlar, millet iradesinin hukuki ifadesi haline gelir. KPSS’de bu nokta, “yasama yetkisi var ama sınırsız mı?” şeklinde düşünüldüğünde, doğru cevabın hayır olduğu görülmelidir.

Kanunlar ve Anayasa İlişkisi

Yasalar Anayasa’ya aykırı olamaz. Bu kısa kural, aslında bütün hukuk düzeninin temel mantığını anlatır. TBMM kanun yapar; ancak yaptığı kanunlar Anayasa’nın üstünde değildir. Anayasa, devletin en temel hukuk çerçevesidir ve tüm alt düzenlemeler bu çerçeveye uygun olmalıdır. Bu nedenle yasa ile anayasa arasında bir hiyerarşi vardır.

Bu ilke, TBMM’nin önemini azaltmaz. Aksine, yasama faaliyetinin anayasal sorumluluğunu gösterir. TBMM kanun yaparken sadece toplumsal ihtiyacı değil, anayasal sınırları da dikkate almak zorundadır. Bu durum, meclisin her istediğini yapabilen bir kurum olmadığını; hukuk düzeni içinde çalışan bir anayasal organ olduğunu kanıtlar.

Sınavlarda bu başlık genellikle çok net sorulur. “Yasalar Anayasa’ya aykırı olabilir mi?” sorusunun doğru cevabı açık biçimde olamaz. Burada adayın dikkat etmesi gereken nokta, yasa ile anayasa arasındaki üstünlük ilişkisidir. Anayasa üst normdur ve yasalar ona uygun olmak zorundadır. Bu bilgi, yasama konusundaki temel güvenlik alanlarından biridir.

TBMM’nin Denetim Görevi

TBMM’nin asli görevi yürütmeyi denetlemektir. Bu ifade, meclisin yalnızca kanun yapan bir yapı olmadığını gösteren çok önemli bir bilgidir. Yasama organı, yürütme üzerinde denetim yetkisine sahip olduğu için devlet gücünün dengeli işlemesine katkı sağlar. Böylece tek bir merkeze yığılmış güç yerine, birbirini gözeten kurumsal bir düzen oluşur.

Yürütmeyi denetlemek, TBMM’nin aktif bir siyasal ve anayasal görev alanı olduğunu gösterir. Meclis bu yönüyle, devlet yönetiminin sadece başlangıç aşamasında değil, uygulama aşamasında da etkili olur. Kanun yapma kadar, yürütmenin işleyişini izlemesi ve dengelemesi de meclisin sorumlulukları arasındadır. KPSS’de bu görev bazen “TBMM’nin asli görevi nedir?” şeklinde sorulabilir ve doğru cevap yürütmeyi denetlemek olur.

Bu bilgiyi diğer anayasal maddelerle birlikte düşündüğümüzde, TBMM’nin neden bu kadar merkezi olduğu daha iyi anlaşılır. Egemenlik millete aittir, yasama yetkisi TBMM’ye verilmiştir, bu yetki devredilemez ve TBMM yürütmeyi denetler. Böylece meclis, millet iradesinin hem kurucu hem denetleyici yüzü haline gelir. Bu yapı, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin doğal sonucudur.

Sık Karıştırılan Noktalar

Bu konuda en sık karıştırılan noktalardan biri, yasama yetkisi ile yürütme görevinin birbirine karıştırılmasıdır. Yasama yetkisi kanun yapma yetkisidir; yürütmeyi denetlemek ise TBMM’nin asli görevi olarak öne çıkar. Bu iki alan aynı kurum çatısı altında düşünülse de işlevleri farklıdır. KPSS’de seçeneklerde benzer ifadeler verildiğinde bu ayrımı doğru yapmak gerekir.

Bir başka önemli karışıklık, egemenliğin kime ait olduğu konusundadır. Doğru bilgi, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır. Bu ilke Anayasa’nın 6. maddesinde yer alır ve TBMM’nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur. Dolayısıyla TBMM, kendi başına egemenlik sahibi değil; millet adına yetki kullanan organdır.

Milletvekili sayısı ve grup kurma şartı da sık karıştırılan ayrıntılar arasındadır. TBMM 600 milletvekilinden oluşur; siyasi partiler ise en az 20 milletvekili varsa grup kurabilir. Bu iki sayı farklı alanlara aittir ve birbirine karıştırılmamalıdır. Biri meclisin toplam üye sayısını, diğeri ise parti grubu kurma eşiğini anlatır.

Bir diğer önemli nokta, anayasa maddelerinin içerikleridir. Birinci madde Türkiye Devleti’nin Cumhuriyet olduğunu söyler. İkinci madde Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirtir. Altıncı madde egemenliğin millete ait olduğunu, yedinci madde ise yasama yetkisinin TBMM’de olduğunu ve devredilemeyeceğini açıklar. Bu maddelerin birbirine bağlı olduğunu görmek, soruları doğru yorumlamayı kolaylaştırır.

Kapanış

Yasama ve yürütme konusunu doğru öğrenmek, yalnızca bazı rakamları ezberlemekten ibaret değildir. Asıl önemli olan, TBMM’nin neden devlet düzeninin merkezinde yer aldığını anlamaktır. TBMM, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasama organıdır; kanun yapma yetkisini kullanır, yürütmeyi denetler, millet adına çalışır ve anayasal sınırlar içinde görev yapar. Bu yönüyle demokratik ve hukuk devleti ilkesinin somut karşılığıdır.

Anayasa’nın ilgili hükümleri bu yapıyı net biçimde kurar. Türkiye Devleti’nin Cumhuriyet olması, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması, yasama yetkisinin TBMM’ye verilmesi ve devredilememesi, TBMM’nin 600 milletvekilinden oluşması ve milletvekili seçilmek için 18 yaş şartı bulunması bu bütünün parçalarıdır. Ayrıca TBMM’de en az 20 milletvekili bulunan partilerin grup kurabilmesi, meclis içi örgütlenmenin önemli bir ayrıntısıdır.

Bu konuyu çalışırken akılda tutulması gereken ana cümle şudur: Egemenlik milletindir, yasama TBMM’nindir, yasalar Anayasa’ya aykırı olamaz ve TBMM yürütmeyi denetler. Bu dört temel düşünce, konunun tamamını bir araya getirir. Sınavda soruların biçimi değişse de mantık değişmez; bu yüzden kavramlar arasındaki ilişkiyi doğru kuran aday, soruları daha güvenli çözer.

Vatandaşlık diğer konular

Yasama ve Yürütme örnek soruları

Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.

  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı günde yenilenme aralığı aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevap: Beş yılda bir

    Açıklama: Seçimler aynı gün beş yılda bir yapılır; diğer süreler Anayasa'daki düzenlemeyle örtüşmez.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu ifade, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin zamanlamasına ilişkin aşağıdaki düzenlemelerden hangisini karşılamaktadır?

    Doğru cevap: Beş yılda bir aynı günde

    Açıklama: Her iki seçim beş yılda bir aynı gün yapılır; diğer süreler anayasal düzenlemeye aykırıdır.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı bakımından seçim zamanına ilişkin anayasal düzenleme dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

    Doğru cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir farklı günlerde yapılır.

    Açıklama: Seçimler beş yılda bir aynı gün yapılır; farklı günler ifadesi bu hükme aykırıdır.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu madde aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevap: 7. madde

    Açıklama: Yasama yetkisi 7. maddede düzenlenir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu sözlere bakılarak aşağıdakilerden hangisi ulaşılamaz?

    Doğru cevap: Meclis 600 milletvekiliyle kurulmuştur

    Açıklama: 600 milletvekili bilgisi bu sözlerden çıkarılamaz.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • 1920'de Ankara'da açılan, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini temel alan ve yasama görevini üstlenen kurum aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisi

    Açıklama: 1920’de Ankara’da kurulan ve yasama görevini üstlenen kurum TBMM’dir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • I. TBMM'de en az 20 milletvekili bulunan siyasi partiler grup kurabilir. II. Yasama yetkisi kanun yapma yetkisidir. III. Yasalar Anayasa'ya aykırı olamaz. Yukarıdakilerden hangileri 1982 Anayasası ve TBMM'nin işleyişiyle ilgili doğru ifadelerdendir?

    Doğru cevap: I, II ve III

    Açıklama: Üçü de doğrudur.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • 1982 Anayasası'na göre aşağıdakilerden hangisi TBMM ile ilgili hükümler arasında yer almaz?

    Doğru cevap: Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920'de Ankara'da kurulmuştur.

    Açıklama: Kuruluş tarihi anayasa hükmü değil, tarihsel bilgidir.

    Şıkları ve tam çözümü gör

Sıkça Sorulan Sorular

Yasama, genel ve soyut hukuk kuralları koyma yetkisidir. Türkiye'de bu yetki TBMM'ye aittir; yürütme yetkisini ise Cumhurbaşkanı kullanır.

Sınav ve ders seç, yapay zeka senin için özgün sorular üretsin; online çöz veya PDF indir.

Kaynaklar ve içerik denetimi

Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.

Bu denetim ne anlama geliyor?