İçeriğe geç
Akıllı Soru

2026 KPSS Lisans Türkçe Yazım Kuralları Konu Anlatımı

12 hap bilgi · 15 kilit bilgi

Bu konudan test çözÖzgün soruları online çöz, anında doğru cevabı ve açıklamasını gör.Deneme PDF olarak indir (cevap anahtarı dahil)
Bu sayfada

Bu anlatım, Türkçede yazım kurallarının KPSS düzeyinde en çok sorulan noktalarını ayrıntılı biçimde ele alır. De/da ve ki’nin yazımı, soru eki mi, büyük ünlü uyumu, ünsüz yumuşaması, kesme işareti, büyük harf kullanımı, tırnak içi cümleler, sayıların yazımı, ikilemeler ve birleşik fiiller gibi başlıklar örneklerle açıklanır.

Giriş

Yazım kuralları, Türkçede sözcüklerin ve eklerin nasıl doğru biçimde yazılacağını gösteren kurallar bütünüdür. KPSS’de bu konu çok önemlidir; çünkü sorular çoğu zaman tek bir ekin, tek bir boşluğun ya da tek bir büyük harfin doğru kullanılmasına dayanır. Bu nedenle yazım kurallarını sadece ezberlemek yetmez. Kuralın mantığını, hangi durumda ayrı hangi durumda bitişik yazıldığını ve benzer görünen yapıların nasıl ayırt edildiğini de bilmek gerekir.

Bu konuda en çok karıştırılan noktalar genellikle de, ki, soru eki mi, kesme işareti, büyük harf kullanımı ve ses olaylarıdır. Çünkü bunların hepsi günlük yazıda sık karşılaşılan yapılardır. Aday, cümleyi okurken kulağına doğru gelen biçimin her zaman yazım açısından doğru olduğunu sanabilir. Oysa Türkçede birçok yapı sesçe birbirine benzese de yazım bakımından farklı davranır. İşte bu yüzden bu konu, dikkat ve sistemli öğrenme gerektirir.

Bağlaçlar ve ekler

Türkçede en çok soru gelen alanlardan biri de ve ki’nin yazımıdır. Çünkü bu iki unsur hem bağlaç olarak hem de ek olarak kullanılabilir. Yazım bakımından belirleyici olan şey, sözcüğe ayrı mı bağlı mı olduklarıdır. Bağlaç olduklarında ayrı yazılırlar; ek olduklarında ise kendilerinden önceki sözcüğe bitişik yazılırlar. Bu ayrım, anlamı doğru kurmanın yanı sıra yazımda da doğru tercihi yapmayı sağlar.

Bağlaç olan de/da her zaman ayrı yazılır. Bu nokta çok önemlidir, çünkü birçok aday bunu hâl ekiyle karıştırır. Bağlaç olan de/da, cümleye “dahi, ayrıca, üstelik” gibi bir anlam katar ve sözcükten kopuk durur. Bu yüzden “Ben de geldim” biçiminde ayrı yazılır. Burada “de” sözcüğe birleşmediği için bitişikleşme olmaz. Bir başka önemli ayrıntı da bağlaç olan de/da’nın “te/ta” biçiminde yazılamamasıdır. Bu tür bir yazım yanlıştır; bağlaç görevindeki unsur, sertleşme göstererek t/ta biçimine dönüşmez.

Buna karşılık bulunma durumu eki olan -de/-da/-te/-ta sözcüğe bitişik yazılır. Bu ek, yer ve bulunma anlamı kurar. “Evde” örneğinde olduğu gibi sözcüğe yapışık durur. Buradaki farkı görmek için cümlenin anlamına bakmak gerekir. Eğer sözcükten sonra gelen unsur yer bildiriyor ve isim çekimi yapıyorsa bitişiktir; eğer ayrıca bir vurgu ya da ek anlam katıyorsa ayrı yazılır. KPSS’de bu ayrım çok sık ölçülür. Çünkü aynı biçim sesli olarak birbirine çok yakın görünür, ancak görevleri farklıdır.

Ki’nin yazımı da benzer biçimde önemlidir. Bağlaç olan ki ayrı yazılır. Bu kullanımda ki, kendinden önceki cümleyi ya da ifadeyi sonrasına bağlar. “Duydum ki” örneğinde olduğu gibi ayrı kullanılır. Burada ki’nin bitişik yazılması yanlıştır. Buna karşılık sıfat ya da ilgi zamiri yapan -ki eki sözcüğe bitişik yazılır. “Evdeki”, “seninki” gibi örneklerde bu ek, sözcüğün anlamını genişletir ya da bir aitlik ilişkisi kurar. Bu noktada adayın dikkat etmesi gereken şey, ki’nin tek başına bağımsız bir bağlaç gibi mi durduğu, yoksa sözcüğün ayrılmaz bir parçası gibi mi kullanıldığıdır.

Bu iki unsurun birlikte öğrenilmesi gerekir, çünkü sınavda aynı soru içinde de/da ve ki birlikte karşınıza çıkabilir. Böyle durumlarda yalnızca kurala bakmak yetmez; cümledeki görevini anlamak gerekir. Örneğin bir sözcüğün ardından gelen de ek gibi görünse bile bağlaç olabilir. Ya da ki bir cümle kuruyor gibi görünse bile aslında ek olabilir. Bu yüzden yazım sorularında ilk adım, sözcükler arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Ayrı yazılan bağlaçlarla bitişik yazılan ekleri doğru ayırabilen aday, bu bölümde önemli bir avantaj sağlar.

Soru eki ve büyük ünlü uyumu

Soru eki mi/mı/mu/mü de yazım kurallarında sık sorulan alanlardan biridir. Bu ek kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Bu kural değişmez ve temel bir sınav bilgisidir. Cümlede soru anlamı oluşturan bu unsur, sözcüğe yapışmaz. “Geliyor musun?” ve “Güzel mi?” örneklerinde görüldüğü gibi soru eki sözcükten ayrı durur. Ancak ondan sonra gelen eklerle bitişik yazılır. Yani soru eki ile çekim eki arasında boşluk bırakılmaz. Bu özellik, ekin cümledeki işleyişini doğru anlamayı sağlar.

Soru ekinin bir diğer önemli özelliği büyük ünlü uyumuna uymasıdır. Türkçede ses uyumu yazımın temel taşlarından biridir. Büyük ünlü uyumuna göre bir Türkçe sözcükte kalın ünlüden sonra kalın, ince ünlüden sonra ince ünlü gelir. Bu, dilin doğal ses düzenine uygun bir yazım ve söyleyiş sağlamaya yarar. Dolayısıyla soru ekinin hangi biçimi alacağı da önceki sözcüğün ünlüsüne göre değişir. “Geliyor musun?” örneğinde uygun biçim seçilirken bu uyuma dikkat edilir.

Büyük ünlü uyumu konusu yalnızca soru eki için değil, birçok Türkçe sözcük ve ek ilişkisi için de önemlidir. Kalın ünlüler a, ı, o, u; ince ünlüler e, i, ö, ü olarak düşünülür. Bir Türkçe sözcükte ilk ünlüye göre sonraki ünlünün de aynı doğrultuda gelmesi beklenir. Bu kural, Türkçenin iç düzenini gösterir ve yazım sorularında adayın ses yapısını fark etmesini sağlar. Örneğin “kapılar” uyumludur. Çünkü kalın ünlüden sonra kalın ünlü düzeni korunur. Buna karşılık “kitap” yabancı kökenli olduğu için uyum sağlamaz. Bu ayrıntı önemlidir; çünkü her sözcüğün Türkçe kökenli olmadığı durumlarda uyumun bozulabileceği bilinmelidir.

Bu bölümde sınav açısından en önemli nokta şudur: soru eki mi ve büyük ünlü uyumu birlikte değerlendirilmelidir. Aday yalnızca ayrı yazılmayı değil, ekin doğru biçimini de kontrol etmelidir. Çünkü yazım sorularında bir kelimenin doğru biçimi, hem ayrılma-bitişiklik hem de ünlü uyumu açısından tam uyum göstermelidir. Bu yüzden bir cümleyi incelerken “soru eki ayrı mı”, “doğru ünlü biçimini almış mı” ve “ondan sonra gelen ekler bitişik mi” soruları birlikte düşünülmelidir.

Ses olayları ve ünsüz yumuşaması

Türkçede yazımı etkileyen önemli ses olaylarından biri ünsüz yumuşamasıdır. Süreksiz sert ünsüzlerle biten sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldığında bu ünsüzlerin yumuşadığı görülür. Süreksiz sert ünsüzler p, ç, t, k’dir. Bu sesler, ek geldiğinde sırasıyla b, c, d, g/ğ ünsüzlerine dönüşür. Bu durum yalnızca konuşmada değil, yazımda da karşılık bulur. Bu yüzden adayın ses değişimini fark etmesi gerekir. Çünkü soru, sadece ekin gelişiyle sözcük kökünün nasıl değiştiğini ölçebilir.

Bu kuralın örnekleri çok açıklayıcıdır. Kitap sözcüğü ünlüyle başlayan bir ek aldığında kitabı biçimine dönüşür. Burada son ses p’den b’ye yumuşamıştır. Ağaç sözcüğünde ç, ek geldiğinde c’ye dönüşür ve ağacı biçimi ortaya çıkar. Kanat sözcüğü, ek aldığında kanadı olur; burada t, d’ye yumuşamıştır. Renk sözcüğü ise rengi biçimini alır; burada k, g’ye dönüşür. Bu örnekler, kuralın tek tek harf ezberinden ibaret olmadığını gösterir. Asıl önemli olan, sert ünsüzlerle biten sözcüklerin ünlüyle başlayan ek karşısında nasıl bir dönüşüm geçirdiğini bilmektir.

Ünsüz yumuşaması özellikle yazım sorularında dikkat gerektirir, çünkü aday bazen sözcüğün kök biçimini koruyacağını zannedebilir. Oysa ek geldiğinde yazım, konuşma akışına uygun olarak değişir. Bu nedenle bir sözcüğün son harfi ile ekin başındaki ses arasında ilişki kurulmalıdır. Eğer ek ünlüyle başlıyorsa, yumuşama ihtimali düşünülmelidir. KPSS’de bu, hem doğru yazımı seçme hem de yanlış yazımı ayıklama açısından çok değerlidir.

Bu konunun soru mantığı da önemlidir. Bir seçenek ilk bakışta doğru görünebilir; fakat ses değişimi uygulanmadığı için yanlıştır. Buna karşılık bir başka seçenek, sözcüğün yüzey biçiminden farklı görünse de kural gereği doğrudur. Bu nedenle yumuşamayı bir istisna gibi değil, Türkçenin doğal yazım-ses ilişkisi gibi öğrenmek gerekir. Böylece aday, sözcüğün nasıl yazılması gerektiğini daha güvenli biçimde belirler.

Kesme işareti ve özel adlar

Kesme işareti, yazım kurallarında özel adlarla çok yakından ilişkilidir. Özel adlara getirilen yapım ve çekim ekleri bazı durumlarda kesme işaretiyle ayrılır, bazı durumlarda ise ayrılmaz. Bu ayrım, sınavda çok dikkat çeken alanlardan biridir. Çünkü özel adın türü, ekin türü ve ekin ondan önce nasıl geldiği birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca “özel ada ek geldi” diye düşünmek yetmez; ekin çekim eki mi yapım eki mi olduğuna da bakılmalıdır.

Özel adlara getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır. “Ankara’da” örneği bunu açık biçimde gösterir. Burada özel ada gelen ek, çekim ekidir ve kesme işareti kullanılır. Bu kullanım, özel adın korunmasını ve ekin sınırının görünmesini sağlar. Sınavda bu konu çok önemlidir; çünkü özel adların yazımı, eklerin doğru ayrılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Kesme işareti olmadan yazılan bir özel ad-çekim eki birleşimi çoğu zaman yanlış kabul edilir.

Ancak özel ada getirilen yapım ekleri ve bunlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Bu, en çok karıştırılan noktalardan biridir. “Türkçeyi” örneğinde kesme işareti kullanılmaz. Çünkü burada özel ada gelen unsur, yapım eki sonrası oluşmuş bir yapının parçasıdır. Yapım eki, sözcüğün anlamını ya da türünü değiştiren bir ek olduğu için, ondan sonraki çekim ekleri artık özel ada doğrudan gelmiş sayılmaz. Bu yüzden kesme işareti konmaz. Adayın burada dikkat etmesi gereken temel nokta, ekin doğrudan özel ada mı geldiği, yoksa önce bir yapım ekiyle bütünleşip sonra mı çekim eki aldığıdır.

Aynı başlık altında verilen bir diğer önemli bilgi, özel adlara getirilen yapım ve çekim eklerinin kesme işaretiyle ayrılma durumlarının birbirinden farklı olduğudur. Bu farklılık, Türkçede eklerin işlevine bakma alışkanlığı kazandırır. Her ek aynı şekilde davranmaz. Çekim ekleri, özel adın dışındaki biçimsel ilişkiyi gösterirken; yapım ekleri sözcüğün gövdesini değiştirir. Bu yüzden sınavda yalnızca işarete değil, ekin görevine de bakmak gerekir. Bu ayrım yapıldığında hem doğru cevap daha kolay bulunur hem de benzer yanlışlar elenir.

Kurum adları ve büyük harfler

Yazım kurallarında büyük harf kullanımı da önemlidir. Kurum, kuruluş, organ ve kurul adlarındaki her önemli kelime büyük harfle başlar. Bu kural, yalnızca bir kelimeyi değil, adın bütün yapısını ilgilendirir. Yani isim tamlaması ya da birden fazla kelimeden oluşan resmi adlarda önemli kelimelerin baş harfi büyük yazılır. Bu kullanım, özel adın kurumsal kimliğini vurgular ve metin içinde doğru görünmesini sağlar.

Bu noktada adayın dikkat etmesi gereken şey, bütün kelimelerin değil, önemli kelimelerin büyük harfle başlamasıdır. Kurum ya da kuruluş adı birden çok kelimeden oluşuyorsa, adın içinde yer alan esas kelimeler büyük harfle yazılır. Bu kural, sınavda yazım yanlışlarını tespit ederken çok işe yarar. Çünkü bazı seçeneklerde bir kelime küçük, diğerleri büyük yazılmış olabilir. Aday, kurum adının yapısını bilerek doğru biçimi seçmelidir.

Büyük harf kullanımı yalnızca görsel bir düzen değil, anlamlı bir yazım ilkesidir. Resmî ve kurumsal adların ayırt edilmesini sağlar. Bu nedenle sınavlarda çoğu zaman küçük bir harf hatası, tüm seçeneği yanlış yapar. Adayın burada yapacağı en doğru şey, adın kurumsal isim olup olmadığını fark etmek ve önemli kelimelerin başını büyük yazma ilkesini uygulamaktır. Böylece özellikle resmî adların geçtiği cümlelerde hata oranı düşer.

İkilemeler, birleşik fiiller ve tırnak içi yazım

Türkçede anlatımı güçlendiren yapıların başında ikilemeler gelir. İkilemeler arasına kısa çizgi değil, boşluk konur. Bu çok net bir kuraldır ve karıştırılmamalıdır. İkilemelerin amacı anlamı pekiştirmek, çoğaltmak ya da vurguyu artırmaktır. Bu nedenle iki öğe arasında kesme, kısa çizgi ya da başka bir ayırıcı değil, doğrudan boşluk kullanılır. Yazım sorularında kısa çizgili biçim çok çekici görünse de yanlıştır.

Bu kuralın önemi, ikilemelerin cümle içinde bağımsız bir yapı olarak davranmasından gelir. İki sözcük yan yana gelir ama ayrı kimliklerini korur. Bu yüzden bitişik yazılmazlar. Aday, ikilemeyi birleşik kelime sanmamalıdır. Sınavda özellikle bu tür sorularda doğru seçenek ile yanlış seçenek arasındaki tek fark boşluk ya da çizgi olabilir. Bu nedenle ikilemelerin yazımı, ayrıntıya dikkat etmeyi öğretir.

Birleşik fiillerin ayrı yazılan türlerinde yardımcı fiil ile isim arasına boşluk bırakılır. Bu da yazım kurallarında önemli bir başlıktır. Birleşik fiil, bir isim unsuruyla yardımcı fiilin bir araya gelmesiyle oluşabilir. Eğer bu yapı ayrı yazılan türdeyse, yardımcı fiil ile isim arasında boşluk olmalıdır. Bu kurala uymamak, birleşik fiilin yanlış yazılmasına yol açar. Adayın burada yapacağı şey, yapıyı tek bir sözcük gibi değil, iki parçalı bir fiil grubu gibi düşünmektir.

Bu nokta özellikle cümlede anlamı bozmadan yazımın nasıl kurulduğunu gösterir. Yardımcı fiil ve isim arasındaki boşluk, yapının işlevini açık hale getirir. Sınavda bu tarz sorular, kelimenin tek başına değil, cümle içindeki görevine bakmayı gerektirir. Eğer yapı ayrı yazılan birleşik fiilse, bitişik yazmak yanlış olur. Bu yüzden birleşik fiiller konusu, sadece sözlük bilgisi değil, yazım bilincidir.

Tırnak içi cümlelerde ilk harfin büyük yazılması da önemli bir ayrıntıdır. Cümle içinde tırnak içine alınan cümlenin ilk harfi büyük yazılır. Bu kural, bir anlatımın içinde başka bir cümle yer aldığında devreye girer. Tırnak içindeki ifade bağımsız bir cümle gibi başladığı için ilk harf büyük olur. Bu uygulama, cümle sınırlarını belirginleştirir ve metnin düzenli görünmesini sağlar. Sınavda bu tür sorular, noktalama ve yazım bilgisinin birlikte çalıştığı alanlardan biridir.

Burada dikkat edilmesi gereken şey, tırnak içindeki sözün yapısıdır. Eğer içeriğe cümle biçiminde bir aktarım yapılıyorsa, başlangıç harfi büyük olmalıdır. Bu, metin içinde alıntı yapılan sözlerin doğru aktarımını sağlar. Özellikle doğrudan aktarılan sözlerde bu kurala uyulması gerekir. Aday, tırnak işaretini sadece alıntı aracı olarak değil, aynı zamanda cümle başlangıcını etkileyen bir unsur olarak görmelidir.

Sayılar ve yazım tercihi

Sayıların yazımında tek basamaklı olanlar genellikle harfle yazılır. Bu kural, yazının akıcılığını ve görünümünü düzenler. Tek basamaklı sayılar çoğu zaman harflerle yazılırken, daha büyük sayılar farklı biçimlerde kullanılabilir. Burada temel amaç, metnin akışını bozmadan sayıyı doğru biçimde vermektir. Özellikle metin içi kullanımlarda bu tercih önem kazanır. Yazım sorularında aday, sayı mı harf mi kullanılacağına dikkat etmelidir.

Bu bilgi, sınavda çoğu zaman küçük ama belirleyici bir ayrıntı olarak çıkar. Çünkü sayıların yazımı yalnızca matematiksel bir gösterim değil, dilsel bir tercihtir. Tek basamaklı sayıların genellikle harfle yazılması, Türkçede okuma kolaylığı sağlar. Ancak bu kuralın sınavda nasıl sorulacağı, cümledeki bağlama göre değişebilir. Adayın yapması gereken, verilen sayının yazım biçiminin kural ile uyumlu olup olmadığını incelemektir.

Bu bölümde ezberden çok dikkat gerekir. Çünkü sayı yazımı, görünüşte küçük bir ayrıntı gibi dursa da metnin bütünlüğünü etkiler. Doğru yazım, cümledeki diğer unsurlarla uyum sağlar. Yanlış yazım ise cümleyi biçimsel olarak zedeler. Bu nedenle sayıların yazımı da yazım kurallarının tamamlayıcı parçalarından biridir.

Sık karıştırılan noktalar

Bu konuda en sık karıştırılan şey, aynı görünen ama farklı görevde olan unsurlardır. De/da ile -de/-da/-te/-ta ayrımı bunların başında gelir. Bağlaç olan de/da ayrı yazılır ve “te/ta” biçiminde yazılamaz. Bulunma durumu eki ise bitişik yazılır. Bu iki unsur sesçe yakın olsa da yazım ve görev bakımından farklıdır. Sınavda doğru karar vermek için sözcüğün cümlede ne yaptığını anlamak gerekir.

Ki konusunda da benzer bir karışıklık olur. Bağlaç olan ki ayrı yazılır; ek olan -ki bitişik yazılır. “Duydum ki” ile “evdeki” ve “seninki” ayrımı bu farkı çok iyi gösterir. Aday, ki’nin öncesine ve sonrasına bakarak onun bağlaç mı ek mi olduğunu ayırmalıdır. Çünkü bu ayrım yapılmadan doğru yazımı bulmak zordur. Sınavda sıkça karşılaşılan bu yapı, dikkatli okuma alışkanlığı gerektirir.

Soru eki mi/mı/mu/mü de ayrı yazılır ama ardından gelen eklerle bitişik olur. Bu durum da karıştırılabilir. Birçok aday soru ekinden sonra gelen ekleri ayrı sanabilir. Oysa soru eki kendinden önceki sözcükten ayrı, kendinden sonraki eklerle bitişik davranır. Ayrıca büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Bu yüzden soru eki, hem biçim hem ses bakımından iki yönlü kontrol edilmelidir.

Kesme işareti de sık karıştırılan konulardandır. Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır; ancak yapım eki almış özel adlarda, ondan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Bu ayrım, ekin türünü bilmeden çözülemez. Dolayısıyla yalnızca özel ada bakmak yetmez. Ekin hangi görevde olduğunun belirlenmesi gerekir. KPSS’de soru, bu inceliği ölçmeyi sever.

Bir başka karışıklık da büyük harf kullanımı ve ikilemelerdedir. Kurum, kuruluş, organ ve kurul adlarındaki önemli kelimeler büyük harfle başlar. İkilemeler ise kısa çizgiyle değil, boşlukla yazılır. Bu iki kural, gözle kolay fark edilmeyen ama yazım açısından belirleyici olan noktalardır. Özellikle hızlı okunan şıklarda adayın bu ayrıntıları kaçırmaması gerekir.

Son olarak, ünsüz yumuşaması da yazım kurallarında çok önemli bir alan olarak karşımıza çıkar. Süreksiz sert ünsüzlerle biten sözcüklerin ünlüyle başlayan ek aldığında değişmesi, çoğu zaman yazımı belirler. Kitap, ağaç, kanat ve renk örnekleri, bu dönüşümün somut karşılığıdır. Bu kurala dikkat edilmediğinde sözcüğün yanlış biçimi doğru sanılabilir. O yüzden ses olaylarını yalnızca dil bilgisi konusu olarak değil, yazımı belirleyen bir unsur olarak görmek gerekir.

Kural mantığını bir arada düşünmek

Yazım kurallarını tek tek ezberlemek yerine, onları birkaç temel ilke etrafında birleştirmek daha faydalıdır. Birinci ilke, bazı unsurların ayrı yazılmasıdır: bağlaç olan de/da, bağlaç olan ki, soru eki mi ve tırnak içi cümlelerin ilk harfi gibi alanlarda ayrılık ve başlangıç biçimi önemlidir. İkinci ilke, bazı unsurların bitişikleşmesidir: bulunma durumu eki, -ki eki, soru ekinden sonraki ekler ve ünsüz yumuşamasıyla değişen sözcük biçimleri buna örnektir. Üçüncü ilke, anlam ve görev ayrımıdır. Aynı görünen yapıların farklı görevlerde olması, yazımı doğrudan değiştirir.

Bu nedenle sınavda başarılı olmak için cümleyi yalnızca okumak yetmez. Cümledeki her unsurun görevini görmek gerekir. Sözcük bir bağlaç mı, ek mi, soru eki mi, çekim eki mi, yapım eki mi, özel ad mı, kurum adı mı, ikileme mi, tırnak içi cümle mi? Bu soruların cevabı yazımı belirler. Aday bu bakışı geliştirdiğinde, karmaşık görünen seçenekler daha kolay ayıklanır.

Bir başka önemli nokta da yazımın ses ile anlam arasındaki dengedir. Büyük ünlü uyumu, ünsüz yumuşaması ve soru ekinin biçimi ses düzenini gösterirken; de/da, ki, kesme işareti ve büyük harf kullanımı anlam ve yapı düzenini gösterir. İki düzen birlikte çalışır. Bu yüzden yazım kurallarını sadece “şekil” olarak değil, Türkçenin kendi iç düzeni olarak düşünmek gerekir. Böylece aday, kuralı ezberlemek yerine anlayarak kullanır.

Kapanış

Yazım kuralları, KPSS Türkçe’de dikkat ve yorum gücü isteyen bir alandır. De/da ile ki’nin ayrı ya da bitişik yazımı, soru eki mi’nin konumu, büyük ünlü uyumu, ünsüz yumuşaması, kesme işareti, büyük harf kullanımı, tırnak içi cümleler, sayıların yazımı, ikilemeler ve birleşik fiiller bu konunun omurgasını oluşturur. Bu başlıklarda başarılı olmanın yolu, her kuralın ne işe yaradığını bilmek ve benzer yapıları birbirinden ayırabilmektir.

Özetle yazım sorularında en kritik beceri, sözcüğün cümledeki görevini fark etmektir. Bağlaç ile eki, çekim eki ile yapım ekini, özel adı ile genel adı, ikilemeyi ile birleşik kelimeyi ayırt eden aday, bu konuda önemli bir üstünlük sağlar. Bu nedenle kuralları tek tek değil, birbirleriyle ilişkili biçimde öğrenmek gerekir. Böyle öğrenildiğinde yazım kuralları zorlayıcı bir ezber alanı olmaktan çıkar, düzenli ve anlaşılır bir sistem haline gelir.

Türkçe diğer konular

Yazım Kuralları örnek soruları

Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır? I. Toplantı saatini bilmiyor musun? II. Bu konuyla ilgili notlar masada ki dosyanın içindeydi. III. Üniversitenin Yazı İşleri Müdürlüğü yeni duyuru yayımladı.

    Doğru cevap: Yalnız II

    Açıklama: Yazım yanlışı II. cümlededir; “ki” bağlaç olarak ayrı yazılmalıdır.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • “Yeni projeyi tek başına hazırladığı hâlde, sunum sırasında başarının tüm ekibe ait olduğunu söyledi.” Bu cümleden aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Başarıyı kişisel emeğine değil, ortak çalışmaya bağladığına

    Açıklama: Cümle, başarının ortak çalışmaya bağlandığını gösterir; hazırlık sürecinde yardım alınıp alınmadığı kesin değildir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • “Toplantıya zamanında gelmesine rağmen kimse onun hazırlık yaptığını fark etmedi.” cümlesinden aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Hazırlık yapmış olmasına karşın fark edilmediği

    Açıklama: Cümledeki karşıtlık, hazırlık yapmasına rağmen fark edilmediği sonucunu verir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • "Toplantı yarınki programa göre bir saat erken başlayacak." cümlesinden aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Toplantının, yarın yapılacak programla ilişkili olduğu bilinmektedir.

    Açıklama: Cümle, toplantının yarınki programla bağlantılı olduğunu bildirir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Bazı sözcüklerin yazımı, cümlede üstlendikleri göreve göre değişir.

    Açıklama: Bazı sözcüklerin yazımı, görevlerine göre değişir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    Doğru cevap: Kısaltmalara getirilen eklerin de kesme işaretiyle ayrılması gerekir.

    Açıklama: Boşluk, kısaltmalara getirilen eklerde kesme işareti kullanılmasını bildirmelidir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • "Toplantıdan sonra da raporu okuyacak mısın?" cümlesiyle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Toplantı sonrasında raporun okunmasının da gündemde olduğuna

    Açıklama: Cümle, toplantı sonrasında raporun da okunacağını bildirir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

    Doğru cevap: Kurum ve kuruluş adlarında büyük harf kullanımı, özel adı belirginleştiren bir işaret görevi görür.

    Açıklama: Büyük harf, kurum ve kuruluş adlarını ayırt etmeye yarar.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • "Sınavdan sonra da kütüphaneye uğrayacaksın." cümlesinde anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    Doğru cevap: Kütüphaneye uğrama isteği kesin olarak vardır.

    Açıklama: Cümle, kütüphaneye uğramanın kesin olduğunu bildirir.

    Şıkları ve tam çözümü gör
  • "Toplantıya Ahmet de katıldı." cümlesindeki altı çizili sözcük için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    Doğru cevap: Bağlaç görevinde olduğu için ayrı yazılmıştır.

    Açıklama: Buradaki 'de' bağlaçtır ve ayrı yazılır.

    Şıkları ve tam çözümü gör

Sıkça Sorulan Sorular

Bu not, KPSS Türkçe Yazım Kuralları konusundaki temel ve sık sorulan kuralları sıfırdan öğretmek için hazırlanmıştır. de/da ve ki’nin ayrı ya da bitişik yazımı, soru eki mi, büyük ünlü uyumu, ünsüz yumuşaması, kesme işareti, büyük harf kullanımı, ikilemeler ve tırnak içi cümleler birlikte ve karşılaştırmalı biçimde anlatılır.

Sınav ve ders seç, yapay zeka senin için özgün sorular üretsin; online çöz veya PDF indir.

Kaynaklar ve içerik denetimi

Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.

Bu denetim ne anlama geliyor?