2026 AYT Coğrafya-2 Doğal Afetler Konu Anlatımı
4 hap bilgi · 16 kilit bilgi
Bu sayfada
Bu anlatımda afet kavramının ne olduğu, bir olayın ne zaman afet sayıldığı ve afetlerin temel sonuçları ayrıntılı biçimde ele alınır. Ayrıca beşeri afetlerin nasıl ortaya çıktığı, kayıpların nasıl sınıflandığı ve sel sonrası oluşan dolaylı zararların neden uzun süreli etkiler doğurduğu açıklanır.
Giriş
Doğal afetler konusunu öğrenirken önce en temel sorudan başlamak gerekir: Afet nedir? Bu soru, yalnızca bir tanım ezberi değildir; çünkü sınavda olayları doğru sınıflandırmanın anahtarıdır. Afet, insanların normal yaşamını kesintiye uğratan, eldeki imkânların yetersiz kaldığı ve fiziksel, ekonomik ile sosyal kayıplara yol açan olay olarak düşünülür. Burada önemli olan, afetin sadece olayın kendisi değil, o olayın insanlar üzerindeki etkisi olduğudur. Yani aynı büyüklükte bir olay, bir yerde küçük sonuçlar doğururken başka bir yerde çok daha ağır bir afete dönüşebilir.
Bu yüzden afet kavramı incelenirken, olay ile sonuç arasındaki farkı iyi görmek gerekir. Metinde afetin bir olaydan çok o olayın ortaya çıkardığı sonuç olarak açıklanması tam da bu nedenle önemlidir. Bir başka ifadeyle, dikkat edilmesi gereken şey yalnızca doğada ya da çevrede bir hareketlilik olması değildir; asıl mesele bu hareketliliğin insanların yaşam düzenini bozup bozmadığıdır. Sınavlarda bu ayrım, kavram bilgisi sorularında sıkça yoklanır.
Afet kavramı
Afeti doğru anlamak için önce “normal yaşamın kesintiye uğraması” ifadesi üzerinde durmak gerekir. İnsanların günlük düzeninin bozulması, işlerin aksaması, ulaşımın zorlaşması, üretimin sekteye uğraması ya da yaşam alanlarının kullanılamaz hâle gelmesi, afeti diğer sıradan olaylardan ayırır. Böyle bir durumda artık yalnızca bir doğa olayı ya da çevresel değişimden söz edilmez; insan yaşamını etkileyen ciddi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu nedenle afetin tanımında, yaşamın olağan akışının bozulması merkezi bir yer tutar.
Tanımın ikinci önemli yönü, imkânların yetersiz kalmasıdır. Normal zamanlarda insanlar karşılaştıkları sorunları kendi araçlarıyla çözebilir. Ancak afet durumunda mevcut olanaklar, sorunun büyüklüğünü karşılamaya yetmez. Bu yetersizlik, afeti farklı kılan temel göstergelerden biridir. Demek ki bir olayın afet olabilmesi için yalnızca zararlı olması yetmez; aynı zamanda toplumun mevcut gücüyle baş edemeyeceği ölçüde etkili olması gerekir.
Tanımın bir başka parçası da fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplardır. Bu kayıplar, afetin geniş bir etkiler zinciri oluşturduğunu gösterir. Fiziksel kayıp, doğrudan oluşan yıkım ve hasarı düşündürür. Ekonomik kayıp, üretimden altyapıya kadar uzanan maddi sonuçları ifade eder. Sosyal kayıp ise insanların yaşam düzeninin, ilişkilerinin ve toplumsal işleyişinin zarar görmesidir. Sınavlarda bu üçlü yapı karıştırılmadan bilinmelidir; çünkü afet yalnızca bir kırılma ya da yıkım değil, toplumu çok yönlü etkileyen bir sonuçlar bütünüdür.
Afeti olaydan ayıran bakış
Afetin bir olaydan çok sonuç olarak açıklanması, coğrafya sorularında çok işlevsel bir düşünme biçimi kazandırır. Çünkü doğada meydana gelen her olay afet değildir. Bir olayın afet sayılması için insanları ya da onların yaşadığı çevreyi etkili biçimde etkileyecek kadar büyük olması gerekir. Buradaki “büyük” ifadesi, sadece fiziksel büyüklük anlamına gelmez; etki alanının genişliği ve sonuçların ağırlığı da bu değerlendirmeye dahildir. Yani bir olay, insanlar üzerinde belirgin ve güçlü bir bozucu etki oluşturuyorsa afet niteliği kazanır.
Bu ölçüt sınav açısından çok önemlidir. Bir olayın afete dönüşmesi, onun insan yaşamı ve çevresi üzerindeki etkisine bağlıdır. Dolayısıyla sorularda yalnızca olayın adı verildiğinde hemen afet saymak doğru olmaz. Önce etkisinin, yani sonuçlarının ne derece ağır olduğu düşünülmelidir. Bu yaklaşım, ezbere değil kavrama dayalı çözüm yapmayı sağlar. Özellikle “insanları ya da yaşadıkları çevreyi etkili biçimde etkileyebilecek büyüklükte olması” ifadesi, bir olayın afet sayılmasının temel şartı olarak akılda tutulmalıdır.
Bu noktada şu ayrım da önemlidir: Olay, neden olabilir; afet ise sonuçtur. Bu nedenle afet kavramı, doğrudan fiziksel oluşumdan ziyade, insanların yaşamını zorlaştıran ve normal düzeni bozan sonuçlarla ilgilidir. Böyle bakıldığında coğrafya bilgisinin sadece doğayı değil, insan-doğa etkileşimini de anlamak üzerine kurulu olduğu görülür. Sınavda bu bakış açısı, yorum sorularında doğru seçeneği bulmayı kolaylaştırır.
Kayıpların temel niteliği
Afetlerin en temel sonucu can ve mal kaybıdır. Bu ifade, konunun çekirdeği sayılır ve sınavda doğrudan sorulabilecek kadar önemlidir. Can kaybı, afetlerin en ağır ve en görünür sonucudur; çünkü insan hayatı geri getirilemeyen bir değerdir. Mal kaybı ise evlerin, iş yerlerinin, eşyaların, üretim araçlarının ve altyapının zarar görmesini kapsar. Bu iki kayıp, afetin yalnızca duygusal değil, aynı zamanda maddi bir yıkım oluşturduğunu gösterir.
Can ve mal kaybının birlikte anılması, afetlerin çok katmanlı etkisini anlatır. Sadece insan hayatının zarar görmesi değil, insanların yaşamlarını sürdürebilecek maddi temelinin de sarsılması söz konusudur. Bir evin yıkılması ya da bir iş yerinin kullanılamaz hâle gelmesi, yalnızca fiziksel bir zarar değildir; aynı zamanda barınma, gelir ve güvenlik sorunlarını da beraberinde getirir. Bu nedenle can ve mal kaybı, afetlerin neden bu kadar ciddi kabul edildiğini açıkça ortaya koyar.
Sınavda bu başlık genellikle temel tanım sorularının içinde ya da sonuçların sınıflandırılmasında karşımıza çıkar. Adayın burada dikkat etmesi gereken nokta, afetlerin birçok etkisi olsa da en temel sonucun can ve mal kaybı olduğudur. Yani psikolojik, ekonomik ya da sosyal başka sonuçlar da olabilir; fakat bunların temelinde çoğu zaman insan ve eşya kayıpları yer alır. Bu yüzden öğrenme sırasında ana omurga olarak bu iki kavramı akılda tutmak gerekir.
Beşeri afetlerin oluşumu
Afetler sadece doğayla ilgili süreçlerden doğmaz; insan etkinlikleri de afet oluşumuna yol açabilir. Beşeri afetler, insanın doğa ile etkileşiminin aşırılaşması sonucu ortaya çıkar. Bu ifade, insanın çevre üzerindeki etkisinin belli bir sınırı aştığında sorunların afet boyutuna ulaşabildiğini anlatır. Buradaki kritik nokta, insan-doğa ilişkisinin tamamen olumsuz olması değil, bu ilişkinin aşırı hâle gelmesidir. Yani insanın doğayı kullanma, dönüştürme ya da etkileme biçimi dengeyi bozduğunda afet riski ortaya çıkar.
Beşeri afetleri anlamak, doğal afetlerle karıştırmamak açısından da önemlidir. Doğal süreçler kendi içinde gelişebilirken, beşeri afetlerde insan etkisi belirleyicidir. İnsanların doğayla etkileşiminin aşırılaşması sonucu oluşan bu tür afetler, aslında çevreye müdahalenin sınırlarını göstermesi bakımından öğreticidir. Sınavlarda bu bilgi, afetin kaynağını sorgulayan sorularda kullanılır. Adayın burada yalnızca olayın sonucuna değil, oluşum sürecine de bakması gerekir.
Beşeri afetler konusunu öğrenirken, olayların arkasında insan faaliyetlerinin bulunduğunu anlamak gerekir. Bu, coğrafyada beşeri unsurların çevreyle ilişkisini kavramanın bir parçasıdır. İnsan doğayla etkileşime girdikçe çevre koşulları değişir; bu değişim kontrolsüzleşirse sonuçlar afet hâline gelebilir. Dolayısıyla afet, sadece doğanın gücüyle değil, insanın müdahale biçimiyle de ilişkilidir. Bu bağlantı, konuyu yalnızca tanım düzeyinde değil, yorum düzeyinde de öğrenmeyi sağlar.
Doğrudan ortaya çıkan kayıplar
Afetler meydana geldiğinde kayıpların bir kısmı hemen ortaya çıkabilir. Bu, afetin doğrudan etkilerinin varlığını gösterir. Örneğin olayın yaşandığı anda oluşan yıkım, can kaybı, mal hasarı ya da kullanım dışı kalan yapılar doğrudan kayıp sayılır. Bu tür kayıplar, afetin ilk ve en görünür yüzüdür. İnsanlar genellikle önce bu sonuçlarla karşılaştıkları için afetin şiddeti de ilk anda bu doğrudan etkiler üzerinden anlaşılır.
Doğrudan kayıpların hemen ortaya çıkması, afet yönetiminde de önemlidir. Çünkü acil müdahale ihtiyacı bu aşamada belirir. Olayın hemen ardından yaşanan bu zararlar, toplumun normal işleyişini daha ilk anda sarsar. Bu nedenle kayıpların bir kısmının afetle birlikte hemen ortaya çıkabilmesi, afet kavramının neden acil ve ağır bir durum olarak ele alındığını açıklar. Sınavda bu bilgi, “hemen ortaya çıkan sonuçlar” ile “sonradan gelişen sonuçlar” ayrımı içinde sorulabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken şey, her kaybın aynı anda ve aynı biçimde ortaya çıkmamasıdır. Afetlerin bazı etkileri anlıktır; bazı etkileri ise zamanla belirginleşir. Bu ayrım, konunun sonraki kısmında görülecek dolaylı zararları anlamak için de zemin hazırlar. Aday, afetin yalnızca ilk dakikadaki yıkım olmadığını, daha sonra da etkiler üretebildiğini bilmelidir. Böylece sorularda verilen bir sonucun doğrudan mı dolaylı mı olduğunu daha doğru değerlendirebilir.
Dolaylı ve uzun süreli zararlar
Afetler bazen ilk anda yalnızca görünür bir yıkım bırakmaz; uzun süre devam eden dolaylı zararlar da oluşturur. Sel sonrası taşınan moloz, kum ve çamur tarım alanlarını verimsizleştirerek dolaylı ve uzun süreli zarar oluşturabilir. Bu örnek, afetlerin etkisinin yalnızca olay anıyla sınırlı olmadığını en iyi gösteren durumlardan biridir. İlk bakışta selin etkisi su baskını gibi görünse de geride bıraktığı malzeme, toprağın niteliğini bozarak üretimi etkileyebilir.
Tarım alanlarının verimsizleşmesi çok önemli bir sonuçtur. Çünkü tarım, doğrudan insan yaşamını ve ekonomik düzeni ilgilendiren bir faaliyet alanıdır. Toprağın verim kaybetmesi, bir günde çözülebilecek bir sorun değildir; zaman, emek ve yeniden düzenleme gerektirir. Bu yüzden sel sonrası taşınan moloz, kum ve çamur yalnızca fiziksel bir birikim değil, aynı zamanda üretimi zorlaştıran uzun süreli bir zarardır. Sınavlarda bu örnek, afetlerin dolaylı etkilerini ayırt etmek için çok değerli bir ipucu sağlar.
Bu noktada doğrudan ve dolaylı zarar arasındaki farkı iyi kavramak gerekir. Doğrudan zarar, afetin hemen doğurduğu sonuçtur; dolaylı zarar ise sonraki süreçte ortaya çıkan ikinci ve üçüncü etkileri kapsar. Selin ardından toprağın verimsizleşmesi, olay biter bitmez fark edilmeyebilir; ancak zaman geçtikçe ekonomik ve sosyal sonuçları daha belirgin hâle gelir. Bu nedenle afetler değerlendirilirken yalnızca ilk andaki görüntüye bakılmaz, sonrasında oluşabilecek etkiler de düşünülür.
Fiziksel, ekonomik ve sosyal boyut
Afetin tanımında geçen fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar, konunun çok yönlü olduğunu gösterir. Fiziksel kayıplar, doğrudan yapıların, araçların ve çevresel düzenin zarar görmesiyle ilgilidir. Bu tür kayıplar gözle görülür olduğu için çoğu zaman ilk fark edilen etkiler arasında yer alır. Ancak afetin bütün etkisini yalnızca fiziksel yıkımla sınırlamak eksik olur.
Ekonomik kayıplar, afetin üretim, gelir ve kaynak kullanımı üzerindeki etkilerini ifade eder. Sel sonrası tarım alanlarının verimsizleşmesi bu açıdan önemli bir örnek oluşturur. Çünkü üretim alanı zarar gördüğünde sadece o gün değil, sonraki dönemde de kayıp yaşanır. Bu da afetlerin neden uzun vadeli bir sorun olduğunu açıklar. Sınavlarda ekonomik sonuçlar çoğu zaman doğrudan yıkımdan farklı olarak düşünülmeli; üretimin aksaması, verimin düşmesi ve kaynakların boşa gitmesi gibi sonuçlar bu başlıkta değerlendirilmelidir.
Sosyal kayıplar ise toplumun günlük yaşamındaki bozulmaları anlatır. İnsanların yer değiştirmesi, düzenlerinin bozulması, yaşam alanlarından uzaklaşması ya da yardıma bağımlı hâle gelmesi sosyal sonuçlar doğurur. Afet, bu yönüyle yalnızca bir çevre olayı değildir; toplumsal hayatı da etkiler. Bu üçlü yapı, afetin neden geniş bir kavram olduğunu açıkça gösterir. Bir olayın afet sayılabilmesi için sadece fiziksel zarar vermesi yetmez; insan yaşamını çok yönlü biçimde bozması gerekir.
Bir olayın ne zaman afet sayılacağı
Bir olayın afet sayılması için insanları veya onların yaşadığı çevreyi etkileyebilecek büyüklükte olması gerekir. Bu cümle, konunun ölçütünü verir. Yani bir olayın afet olup olmadığına karar verirken, onun insanlar üzerindeki etkisi ve çevreye verdiği zarar dikkate alınır. Küçük ve sınırlı etkili olaylar, afet olarak değerlendirilmeyebilir; ancak etkiler büyüdüğünde afet niteliği ortaya çıkar.
Bu ölçüt, coğrafyada değerlendirme yaparken çok önemlidir. Çünkü aynı olay her yerde aynı sonuçları doğurmaz. İnsanların yoğun yaşadığı, kaynakların sınırlı olduğu ya da çevresel koşulların hassas olduğu yerlerde olaylar daha kolay afet etkisi yaratabilir. Bu yüzden afet kavramı, yalnızca fiziksel süreçlere değil, bu süreçlerin topluma etkisine de dayanır. Sınavda bu düşünce biçimi, tanım sorularını yorumla çözmeyi kolaylaştırır.
Burada “etkili biçimde etkileyecek kadar büyük” ifadesi özellikle dikkat çekicidir. Bu, olayın sıradan bir değişim olmaktan çıkıp yaşamı aksatan bir nitelik kazanmasını anlatır. Dolayısıyla afet, bir olayın yalnızca var olması değil, insan yaşamını zorlaştıracak düzeyde sonuç üretmesidir. Bu mantık, konunun en temel kavramsal anahtarlarından biridir.
Sık karıştırılan noktalar
Doğal afetler konusunda en sık yapılan hata, olay ile sonucu birbirine karıştırmaktır. Oysa afet, bir olayın doğurduğu sonuç olarak ele alınır. Bu nedenle bir doğa hareketi ya da çevresel gelişme tek başına afet demek değildir. Onun afet sayılabilmesi için insanların normal yaşamını kesintiye uğratması, imkânları yetersiz bırakması ve kayıplara yol açması gerekir.
Bir başka karışıklık, can ve mal kaybını afetin tek sonucu sanmaktır. Oysa bunlar en temel sonuçlardır. Afetler fiziksel, ekonomik ve sosyal boyutlarda daha geniş etkiler de doğurabilir. Yine de sınavda temel vurgu genellikle can ve mal kaybı üzerindedir. Bu yüzden bu iki kavramın altı özellikle çizilmelidir.
Beşeri afetler konusunda da karışıklık yaşanabilir. Burada mesele insanın varlığı değil, insanın doğa ile etkileşiminin aşırılaşmasıdır. İnsan çevreyle ilişki kurar; ancak bu ilişkinin aşırıya kaçması, afet oluşturabilecek koşullar yaratır. Yani beşeri afetler, insanın doğadan tamamen ayrı olmasıyla değil, doğaya müdahalesinin dengesizleşmesiyle ilgilidir. Bu ayrım, sorularda doğru sınıflandırma yapmak için çok önemlidir.
Aynı şekilde doğrudan ve dolaylı kayıplar da karıştırılmamalıdır. Kayıpların bir kısmı afetle birlikte hemen ortaya çıkabilir; bu doğrudan etkidir. Buna karşılık sel sonrası taşınan moloz, kum ve çamurun tarım alanlarını verimsizleştirmesi daha geç ortaya çıkan, uzun süreli bir zarardır. Bu örnek üzerinden, afetin yalnızca anlık yıkım değil, zaman içinde gelişen sonuçlar da doğurabildiği net biçimde anlaşılmalıdır.
Kavramlar arası bağ
Bu konunun en önemli yönlerinden biri, tanımların birbiriyle bağlantılı olmasıdır. Afet, normal yaşamın kesintiye uğramasıdır; bunun nedeni olayın büyük olmasıdır; sonucu ise can ve mal kaybı başta olmak üzere çeşitli kayıplardır. Bu zinciri doğru kurmak, konuyu ezberlemekten çok anlamayı sağlar. Sınavda soru hangi noktadan gelirse gelsin bu zinciri kurabilen aday daha rahat cevap verir.
Aynı zincir beşeri afetlerde de geçerlidir. İnsan-doğa etkileşimi aşırılaştığında çevre üzerindeki baskı artar; bu baskı belirli bir eşiği geçerse afet niteliği kazanabilir. Burada yine olaydan çok sonuç öne çıkar. Yani afet kavramının merkezinde, insan hayatını ve çevresini etkileyen sonuçlar bulunur. Bu bütünlük, coğrafya dersinde neden sadece bilgi değil, mantık da gerektiğini gösterir.
Sel örneği de bu bütünlüğü tamamlar. Afet bir anda fiziksel zarar oluşturabilir; ardından taşınan malzemeler toprağı verimsizleştirerek ekonomik kayıpları sürdürür. Böylece bir afetin etkisi kısa sürede bitmez, uzun bir zamana yayılabilir. Bu nedenle konuyu öğrenirken her zaman “ilk etki” ile “sonraki etki” birlikte düşünülmelidir.
Sınavda nasıl düşünülmeli
Sınav sorularında afet kavramı genellikle tanım, ayırt etme ve yorum biçiminde çıkar. Bu yüzden ezber cümlelerden çok, kavramların mantığını bilmek gerekir. Afetin insan yaşamını kesintiye uğratan ve imkânların yetersiz kaldığı bir sonuç olduğu hatırlandığında, seçenekler arasında doğru ifadeyi bulmak kolaylaşır. Özellikle “olay” ve “sonuç” ayrımı, yanılgıları azaltır.
Bir olayın afet sayılması için büyük olması gerektiği bilgisi de soru çözümünde kritik rol oynar. Buradaki büyüklük, etki büyüklüğüdür. İnsanları ya da yaşadıkları çevreyi etkili biçimde etkileyebilecek olaylar afet olarak değerlendirilir. Bu nedenle sorularda etki alanı dar olan gelişmelerle geniş etkili olanlar birbirinden ayrılmalıdır. Böylece kavram karmaşası yaşanmaz.
Can ve mal kaybı ise genellikle temel çıkarım sorularında karşınıza çıkar. Afetlerin en temel sonucu sorulduğunda doğrudan bu ikisini düşünmek gerekir. Daha ayrıntılı sorularda fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar birlikte değerlendirilebilir. Sel sonrası tarım alanlarının verimsizleşmesi örneğinde olduğu gibi, uzun süreli zararların da afetin bir parçası olduğu unutulmamalıdır.
Toparlayıcı bakış
Doğal Afetler konusunu sağlam öğrenmek için önce afeti bir olay olarak değil, bir sonuç olarak görmek gerekir. Afet, insanların normal yaşamını kesintiye uğratan, imkânların yetersiz kaldığı ve fiziksel, ekonomik, sosyal kayıplara yol açan durumdur. En temel sonucu can ve mal kaybıdır; ama bunun yanında daha geniş etkiler de bulunur. Bu yüzden afet, insan yaşamını çok yönlü bozan bir kavramdır.
Bir olayın afet sayılabilmesi için insanları ya da onların yaşadığı çevreyi etkileyebilecek büyüklükte olması gerekir. Beşeri afetler ise insanın doğa ile etkileşiminin aşırılaşması sonucu ortaya çıkar. Kayıpların bir kısmı hemen oluşabilir; bir kısmı ise zaman içinde belirginleşir. Sel sonrası taşınan moloz, kum ve çamurun tarım alanlarını verimsizleştirmesi, bu uzun süreli etkilerin en açık örneklerinden biridir.
Bu konuyu çalışırken ana hedefiniz, tanımları tek tek ezberlemek değil, aralarındaki ilişkiyi kurmak olmalıdır. Olay, etki, sonuç, kayıp ve süre kavramlarını birlikte düşündüğünüzde konu daha anlaşılır hâle gelir. Böylece sınavda ister kısa bir tanım, ister yorum sorusu gelsin, doğru düşünme çizgisini koruyabilirsiniz. Afetler başlığı, aslında insan yaşamı ile çevre arasındaki hassas dengeyi anlatır; bu denge bozulduğunda ortaya çıkan sonuçları anlamak da coğrafyanın temel amaçlarından biridir.
Coğrafya-2 diğer konular
Doğal Afetler örnek soruları
Bu konudan özgün sorular, doğru cevaplarıyla birlikte. Tam çözüm her sorunun kendi sayfasında.
Deprem oluşumu, 30 m yüksekliğe ulaşabilen dalgalar ve 63-120 km/sa hız aralığı dikkate alınarak aşağıdaki yargılardan hangileri doğrudur? I. Afete dönüşen depremlerin büyük kısmı, levha hareketleri ve yer kabuğundaki kırılmalar sonucunda oluşur. II. Tsunami dalgaları 30 m yüksekliğe ulaşabilir. III. Hızı saatte 63 ila 120 km'ye ulaşan sert rüzgârlara fırtına denir. Buna göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Doğru cevap: I, II ve III
Açıklama: Deprem oluşumu, dalga yüksekliği ve fırtına hızına ilişkin üç yargı da doğrudur.
Şıkları ve tam çözümü görDar Hızlı Şiddetli Rüzgârlar başlığı altında verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Doğru cevap: Hızı saatte 62 ila 120 km’ye ulaşan sert rüzgârlar fırtına olarak adlandırılır.
Açıklama: Tanımdaki alt sınır 63 km’dir; 62 km ifadesi doğru değildir.
Şıkları ve tam çözümü görI. İnsan faaliyetleri sırasında gerçekleşen afetler beşerî afetler olarak adlandırılır. II. Troposfer atmosferin en alt katmanıdır. III. Ekzosfer atmosferin en alt katmanıdır. Buna göre yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?
Doğru cevap: I ve II
Açıklama: I ve II doğru, ekzosferin en alt katman olduğu yargısı yanlıştır.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre, bu iki ölçümle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevap: İlk ölçüm standart atmosfer basıncını, ikinci ölçüm doygun hava kütlesini belirtir.
Açıklama: 1013 mb standart basınca, %100 bağıl nem doygun hava kütlesine karşılık gelir.
Şıkları ve tam çözümü görTürkiye’de afetlerle mücadelede görev yapan kurumların yetkileri, 2009 yılında çıkarılan ilgili yasa sonrasında yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme, afet yönetimindeki kurumsal yapılanmayı tek bir başkanlık çevresinde toplamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Doğru cevap: Afetlerle mücadele yetkisi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına devredilmiştir.
Açıklama: 2009 düzenlemesi, yetkinin AFAD’a devredilmesini sağlamıştır; diğer seçenekler yetkiyi tekil ve yanlış kurumlara bağlar.
Şıkları ve tam çözümü gör2009 yılında afet yönetimiyle ilgili kurumsal düzenlemeler yapılırken, dar ve hızlı şiddetli rüzgârların sınıflandırılmasında hız birimi de önem taşımaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi fırtına tanımında yer almaz?
Doğru cevap: Saatte 63 ila 120 metre hıza ulaşan sert rüzgârların fırtına sayılması
Açıklama: Kusur, 63-120 değerinin kilometre yerine metre olarak verilmesidir.
Şıkları ve tam çözümü görAtmosferin en dış katmanı olarak belirtilen ve MEBİ'nin atmosfer katmanları özetinde yer alan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Doğru cevap: Ekzosfer
Açıklama: Atmosferin en dış katmanı ekzosferdir.
Şıkları ve tam çözümü görBuna göre bu düzenlemenin aşağıdakilerden hangisine işaret ettiği söylenebilir?
Doğru cevap: Afet yönetiminde kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi amaçlanmıştır.
Açıklama: Kurumların birleştirilmesi, afet yönetiminde koordinasyon amacına işaret eder.
Şıkları ve tam çözümü gör
Sıkça Sorulan Sorular
Kaynaklar ve içerik denetimi
Bu sayfa yapay zekâ destekli editoryal denetimden geçti.
Bu denetim ne anlama geliyor?